Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, önceki gün örgüt toplantısında bir konuşma yaptı. Bu konuşmanın bir kısmı basına da yansıdı. “ilkhaber.biz” internet sitesi, “habermarmara.net” internet sitesi, katılımcı maltepe internet sitelerinde de yayımlandı.
 

Belediye Başkanı Ali Kılıç, son günlerde belediye ile ilgili asılsız haberler yapan “medya kabadayları” olarak adlandırdığı bazı kişilerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
 

Toplantı her ne kadar basına kapalı olarak yapılsa da, bir kısım sözleri kulis bilgilerinden basına sızdı.
Bizde mesleki açıdan önemli gördüğümüz bu sözleri kamuoyu ile paylaştık.
Haber Marmara gazetesi sahibi Ömer Şahin’de, birinci ağızdan teyid ettirdiği bilgileri haberleştirerek kamuoyu ile paylaştı.
Ali Kılıç’ın haklı olarak tepki gösterdiği bu olay, son yıllarda bir çok belediye başkanının muzdarip olduğu ancak sesli olarak dillendiremediği bir olaydı.
Hemen bütün belediye başkanları bu tür olayları geçiştirmişti ama ilk kez bir belediye başkanı “Kral çıplak” demişti.

 

Ben bunu önemli ve değerli buluyorum.
Şimdi meseleye geçmeden önce, Ali Kılıç ne demişti habermara.net internet sitesinde ona bakalım;

 

“Kılıç, "Bir kamu görevi olan gazeteciliği bir şantaj aracı olarak kullanan kişilere karşı çok dikkatli olmak zorundayız. Gazetecilik mesleği şerefli, kişilikli ve erdemli insanların işidir" dedi. Elinde Hesap makinası ile Belediyemize gelip iş takip etmek isteyenlere asla müsaade etmeyiz. Devlet imkanlarımızı kimseye peşkeş çekmeyiz. Ne yaparsak yapalım kanunlardan asla vazgeçmeden yapacağız. İşadamı olmak isteyen işadamı, gazeteci olmak isteyen ise gazeteci olacak. Bunları ayırt edebilecek durumda olduğunu da ifade eden Kılıç, "Maltepe’li Vatandaşlarımız gerçek gazetecilerle, naylon gazetecileri birbirinden ayırt edebilecek düzeyde bilgilidir. Benim bu tip insanlara kucak açmayacağımı da çok iyi bilirler. Gazeteciliği bir şantaj ve çıkar aracı olarak kullanan kişilere karşı adliyeye başvurarak, cezai ve hukuki haklarımı da sonuna kadar kullandım” diyor.
 

Bu haberin yayımlanmasının ardından, Pazartesi yani dün yapılan meclis toplantısında AKP’nin Grup başkan vekili Mehmet Erikçi, bu konuyla ilgili sözlü soru önergesi verdi.
 

Erikçi önergesinde “Sayın belediye başkanının Marmara haber gazetesine,(ismi yanlış söylüyor) basın çalışanları ile ilgili bir açıklaması var. Oradan biz şunu anlıyoruz; şantaja uğradığını, tehdit edildiğini belirtiyor. Kim veya kimler tarafından tehdit edilip şantaja uğruyorsunuz? bu konu nedir. Şantajın sebebi nedir. Yasal işlem yaptınız mı.?yasal işlem yaptı iseniz ne aşamada, şantaj var ise bunun ortaya çıkma sebebi nedir” diyor.
 

Sayın Erikçi’nin haberi iyi okumadığı belli. Sırf önerge vermiş olmak için bunu yaptığı ortada. Ortada bir şantaj yok, tehdit yok. Belediye Başkanı’nın böyle bir ifadesi yok. Ama Erikçi “anladığı kadarıyla”  “belediye başkanının tehdit edildiğini ve şantaj’a uğradığını söylüyor.
Belediye Başkanı, ‘gazeteciliği şantaj aracı olarak kullanan” basının yüz karası “gazeteci” geçinen bazı kişilerin, hemen her belediyede, direk söylemeden dolaylı olarak yayın yoluyla ima ettiği “ ilan vermezsen yazarım” iş vermezsen yazarım” tavırları sergileyen bazı kişilere karşı söylediği sözlerdir.
Yoksa, konuşmasının hiç bir yerinde ‘ben tehdit edildim, Şantaja uğradım’ demiyor.
Ayrıca yayım yoluyla bu tür tavırlar içine girenlerle ilgili, yasal yollara baş vurduğunu da söylüyor.

Şimdi durum bu kadar açık iken Sayın Erikçi’nin olmayan bir şeyi varmış gibi göstererek ordan siyasi bir rant elde etmeye çalışmasını anlamakta insan güçlük çekiyor.

Kendileri önerge verip haber olacaklarına, gazetelerden haber alarak önerge veriyorlar.
Meclis üyesi olarak seçileli yaklaşık 2 yıl oldu. Toplum adına ne yaptıklarını bir söyleseler de biz de yazabilsek. Pardon ne Gerek Var.? Gazeteciler nasıl olsa onlar adına çalışıyor zaten, onlara da meclis kürsüsünden okumak kalıyor.

Erikçi’de haklı. Belediye önerge verilecek şeyler yaptı da Erikçi mi vermedi.!

Belediye’de az hınzır değil.! İnsan biraz muhalefeti de düşünür.!