Taksim Gezi Parkı olaylarının başlangıcını  hatırlayacaksınız. BDP’li Sırrı Süreyya Öndner, çevre duyarlığıyla ağaçları kesecek kepçenin önüne kendini atarak, “ bunları kestirmem, ben bu ağaçların da Milletvekiliyim” dedi ve kestirmedi. Önderin bu eylemi büyük takdir topladı ve her kesimden insanlar bu duruma duyarlılık göstererek olayı sahiplendi.

Daha sonra olaylar, hükümetin yüzde 50’yi Türkiye’nin tek sahibi gibi gören, muhalefeti yok sayan, farklı düşünce ve görüşlere itibar etmeyen bir takım uygulamalarına ve Başbakan’ın üslubuna tepkiye dönüştü.

Gezi Parkı olaylarından şunu çıkarıyorum. Hükümetin uygulamalarına, Başbakan’ın tepeden bakan, rencide edici, yaptığı her şeyin doğru olduğunu dayatan, her kese ve her kesime rest çeken, korku ve gözdağı veren söylemlerine  büyük tepki var ancak, bütün bu tepkileri kucaklayan, bu tepkileri siyasi önderliğe çevirecek, sahiplenecek  toparlayıcı bir muhalefet yok.

 

Bu olay da gösteriyor ki, CHP statükocu konumundan çıkıp, Türkiye gerçeklerine uygun siyaset yaparsa, iktidar olması çok zor değil.

Ancak, CHP başından beri 1920’lerde ki argümanları dayatarak “bizim partimizin kapısı her kese açık”  bayatlamış sözlerini sürdürüp türkiye ve dünya gerçeklerini iyi okumazsa, kimse kusura bakmasın bırakın muhalefet olmayı, mevcut konumunu dahi koruyamaz duruma gelebilir.

 

CHP’nin bu duruşu vatandaşı da alternatifsiz bırakıyor.

Neyse, Gezi Parkı olayına dönersek, CHP her zaman olduğu gibi, bu olayda da sınıfta kaldı.  Yaptıklarıyla uygulamaları bir birini tutmuyor.

Şimdi buradan CHP’nin her kademesindeki sorumlulara, yerel yöneticilerine ve bir takım ilçelerde bu yürüyüşlerde öncülük eden partililere soruyorum.

“Gezi Parkı’nın yayalaştırılması” planlarını neden oy birliğiyle İBB meclisinden geçirdiniz? Madem AKP’ye güvenmiyordunuz, siyaseten bile olsa “hayır” oyu kullanmanız gerekmiyormuydu? O zaman neredeydiniz?

Beykoz ormanlarının içine  “Alman Üniversitesi” yapılması planlarını İBB meclisinden neden oy birliğiyle geçirdiniz? Oradada onlarca ağaç katledilmiyor mu? O zaman neredeydiniz?

Kartal’da, Belediye’nin ilgili Müdürlüğünün olumsuz görüşüne rağmen, Orman Mühendisi Başkan Yardımcısı Orhan İspekter’in, karakolluk olacak kadar mücadele vermesine rağmen, Kaymakam Nuh Mehmet Hamurcu’nun tüm gayretlerine rağmen, Türkiyenin bu konuda sayılı  profesörlerinden Prof. Doğan Kantarcı hocanın olumsuz görüşüne rağmen, içinde her biri 150’şer yıllık çam ağacının bulunduğu arsaya CHP’li Belediye inşaat izni verirken, bu ağaçlarkatledilirken nerdeydiniz? Neden tek kelime etmediniz?

Kartal Cevizli Tekel Fabrikasının yanında bulunan ve içinde 40’tan fazla çam ağacının bulunduğu arsaya imar izni verilip o ağaçlar ketledilirken neredeydiniz?

Daha onlarca örnek var..

Yeni mi çevreci oldunuz. Bu iki yüzlülük değilde nedir. Bu siyasi rant devşirme değil de nedir?

AKP’li Belediye yapıca günah, CHP’li Belediye yapca mübah mı oluyor?

Yazıktır yazık. Ayakları yere basmayan siyasetin geleceği de olmuyor..

Malesef CHP işte böyle bir handikapın içinde, bundan dolayı bir türlü ayağa kalkamıyor.