Son günlerde yaşananlara bakınca “CHP’de yeni dönem böyle mi kuruluyor?” sorusunu soruyorum.

Daha önce partiyi dizayn etmekle itham edilen bir Belediye Başkanı gidiyor, yerine yenisi hemen geliyor. Demokrasiyi dillerinden düşürmeden yaşayanların hastalığıdır bu. En iyi demokrasi, benim anladığımdır.

Kartal’da CHP İlçe Başkanlığı seçimlerine kadar yaşananlar, gelecek günlerde yaşanacakların da aynası oldu.

Olayı biraz gerilere giderek derinden analiz edelim. Daha delegelik süreci başlamadan önce, meşhur “Adalet” yürüyüşünde Kemal Kılıçdaroğlu’na destek veren ve Bolu’dan İstanbul’a birlikte yürüyen Kartal Belediye Başkanı Altınok Öz, tüm partililerin ilgisini çekmişti. O güne kadar örgüt ile sorunlu olduğu bilinen, hatta Muharrem İnce’ye desteği her yerde konuşulan Öz, birden bire Kılıçdaroğlu ailesinin içine girmiş ve nerede ise “Öz” kardeş olmuştu.

Peki ne olmuştuda böyle olmuştu?  Öz’ün fikirlerinin değişmesi, ya da Kılıçdaroğlu’nun kendisine sürekli şikayet edilen bir Belediye Başkanını tanıma  merakı değildi her halde.

Derinden gelen bilgilerime dayanarak söylüyorum. Tüm gelişmeler, paraşütle iner gibi gelip Özel Kalem Müdürlüğü’ne konan  bir müdürün etkisi ile yaşanmıştı. Bir teyzenin yeğeni olan bu hanımefendinin, tüm aileleri bir araya getirmesi ile CHP’nin kongrelerine hiç müdahil olmayan Altınok Öz bir anda strateji belirleme hevesine girdi.

(Önceki yazımda da, Kılıçdaroğlu’nun Kartal’da  kongre sürecinde yaşananlara neden sessiz kaldığını ve olasıklıkları yazmıştım)

İlk adımın “Adalet” yürüyüşünde atıldığı netleşiyor. Yürüyüşe gelen eski Belediye Başkan adayı, bir önceki ilçe başkanlığı sürecindeki hain ilan edilen grupların başı, Kemal Kılıçdaroğlu’na “proje” dediği ayan beyan bilinen Yıldırım Emsiz, yeni dönem için kurulan sofrada görevi teslim aldı ve hareketi başlattı.

Yürüyüş sonrası genel hatları keskinleşen bu çalışma başarıya ulaşması halinde Emsiz’e PM üyeliği ve ardından Milletvekilliği, Altınok Öz’ e sorunsuz bir adaylaşma süreci sunacaktı.

Tabi bu süreci perde arkasından yönetecek Abi’lerede kesin sonuçlarla gitmekte önemliydi. Bunun için belediyenin tüm imkanları seferber edildi. Altınok Öz’e karşı duran cephede her kim varsa itibarsızlaştırılması ya da etkisizleştirilmesi için her algı operasyonu da eksiksiz yapıldı.

Son olarak Ataşehir’de imzalandığı iddia edilen bir belge de medyadan servis edilince son darbede vuruldu ve gece iş bitti. Böylece seçimlerin Kartal ayağı hasarsız tamamlandı.

Bundan sonrası İl seçimlerinde ve daha sonrası Kurultayda olacak. Orada bu ekip ne kadar söz sahibi olacak onu da göreceğiz.

Peki bu kadar yazdık yorumladık. Burada kimin adı geçmedi? 

Kimsenin fark edemediği, garipsemediği biri.!

Kim mi.!

Söyleyeyim. Muammer Çelebi, yani yeni İlçe Başkanı

Tabi onun sıkıntısı bu süreçte bulunan her kesten fazla tabi.!

Kulislere düştü bile, şimdiden başlamış “Listemi ben yapmadım. Yıldırım bey yaptı.”

“İl delegelerine karışmadım. Belediye Başkanımızın listesi”

Soruluyor; İlçenin genel sekreteri ve saymanını ilk toplantıda atadın. Diğer görevleri dağıtmadın” Cevap “O görevler daha konuşulmadı?Netleştirince görevleri dağıtacağım.”

Bir ilçe başkanı düşünün ki delege seçimlerinde yok.

Kendi seçimlerinde esamisi okunmuyor.

Yönetim kuruluna yazılanlar ile alakası yok.

Görev dağılımını yapmaya gücü yok.

Eğer böyle ise vay ki vay.!

Bu saatten sonra “Bağlamamın telleri, yıkıldı hayalleri” türküsünü çok duyarsınız.

İlçede başkanı değişti ama parola aynı “Her şey çok güzel olacak”

Doğru her şey güzel oldu ama seçenler için oldu.

Seçenler derken karıştırmayın. Örgütü değil, listeyi yapanları kastediyorum.

Herkes hayırlı olsun diyor ya, ben de geçmiş olsun diyorum.

Bundan sonrasını yaşayarak öğreneceksiniz.