Bu başlığı neden böyle attım. Anlatayım siz değerlendirin.

Tuzla Belediyesi’nde iki konu ile ilgili usulsüzlük yapıldığı konusunda elimize bazı iddialar ulaştı.

Bunlardan birisi, Belediyenin bastırdığı “Tuzla Çocuk Dergisi” ihalesinde usulsüzlük yapıldığı, basılmayan dergilerin basılmış gibi gösterilerek faturalandırıldığı iddiasıydı. İkincisi ise, Belediye çalışanlarını ev sahibi yapmak için kurulan ŞEHRİYAZ  Konut Yapı Kooperatifi ile ilgiliydi.

Burada, evi olmayanların ve hak sahibi olacakların listelere gerekirken yazılmadığı, bazı üst düzey büroktartların yazıldığı, Belediye Başkanı tarafından CHP’li meclis üyelerine de teklif edildiği, üye yazılanların ise, kooperatif yasasına aykırı olarak aldıkları daireleri fahiş fiyatlarla sattığı ve blokların altına yapılan dükkanlarla ilgili çeşitli iddialar bulunuyordu.

Her iki iddia ile ilgili İlk Haber gazetesi ve Habermarmara gazetesi olarak, bir araştırma yaptık.

ŞEHRİYAZ Kooperatifi ile ilgili araştırmamız sürerken,  

“Tuzla Çocuk Dergisi” ile ilgili yaptığımız araştırmada, uusulsüzlük yapıldığı konusunda bazı tespitlerimiz oldu. Bu tespitlerin kısa bir bölümünü www.ilkhaber.biz internet sitemizde yayımlayarak kamuoyu ile paylaştık.

 

Buraya kadar her şey normal.

Bu arada, haberi yayımladıktan sonra konuyla ilgili görüşlerini almak üzere CHP’nin Grup Başkanvekili Naci Aydın ile bir görüşme yaptım. Naci Aydın, Kooperatifle ilgili Belediye Başkanı’nın gruba gelerek kendilerine böyle bir telif getirdiğini ancak henüz karar vermediklerini, alıp almamaları konusunda kendi aralarında tartıştıklarını, 5 meclis üyesinin almaları yönünde kendisine baş vurduğunu söyledi.

“Çocuk Dergisi” haberini internette okuduğunu, haberi kendisine göndermem durumunda bununla ilgili önerge verebileceğini söyledi.

Ertesi gün telefonla görüştük “Haberi gönderdim aldınız mı dedim. Aldım orda orda ne var dedi, konuyu anlattım. Bana şunu söyledi “ben bu konuyu mecliste belediye başkanına sordum “ ya gazeteciler yazıyor öyle bir şey yok dedi”

Bende dedim ki “Naci bey, belediye başkanı tabi ki öyle diyecek, usulsüzlük var der mi? Siz soru önergesi verecekseniz verin, o belediye başkanı sizin önergenize yazılı cevap versin, onun üzerine siz gerekli adımları atarsınız. Üstelik bu konuda güçlü deliller bulunduğunu söyledim”

Naci Aydın hala bana “ burdan bir şey çıkmaz” dedi.

Dedim ki “çıkar yada çıkmaz, siz kamu adına görevinizi yapın, gerisi savcının hakimin işidir”

Kooperatif konusunu anlatıyorum. O bana kendi yaptığı kooperatifçiliği anlatıyor. Belediye çalışanlarını listelere yazılmamış, ilgisiz insanlar üye yapılmış diyorum. O bana bir takım kooperatif yasalarından bahsedip burada bir şey olmadığını söylüyor..

Sonunda dayanamadım kendisine şunu söyledim “Sen CHP’nin Grup Başkanvekili misin, yoksa AKP’nin Başkan Yardımcısımısın. Orta yerde iddialar var, sen olayı araştırman gerekirken, soru önergesi verip eldeki delillerle birlikte Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunman gerekirken, bana Belediye Başkanı’nı savunuyorsun, orda bir şey yok diyorsun.

Sen, savcımısın hakim misin bir şey yok diyorsun.! Bir şey olup olmadığına bırak savcı hakim karar versin.

Sen, CHP’nin Grup Başkanvekili gibi değil, AKP’nin Belediye Başkan yardımcısı gibi davranıyorsun, olayları kapatmaya yönelik sözler söylüyorsun” dedim ve telefonu kapattık.

Malesef CHP’nin içinde bulunduğu durum budur.!

Ortada usulsüz ihale iddiası var, bu durum CHP’li meclis üyelerini ilgilendirmiyor.! Belediye çalışanlanı için yapılan Kooperatife çalışanlar yazılmamış, haksızlık yapılmış ilgisi olmayan bir sürü bürokrat yazılmış,orta yerde skandal nitelikte bir durum var, CHP’li meclis üyelerini ilgilendirmiyor.!

Daha önce Akfırat’ta yapılan bir organizasyonla ihalesi ile ilgili iddialar vardı, CHP meclis üyeleri bununla da ilgilenmedi.

Grup Başkanvekili bu iddiaları ihbar kabul edip soru önergesi verip konunun üzerine gideceğine, yargıya taşıyacağına, kendini savcı hakim yerine koyarak “bir şey yok” diyor.!

Bu nasıl bir mantıktır, bu nasıl bir muhalefettir, bu nasıl bir Grup Başkanvekilliğidir anlamak mümkün değil.

Nitekim CHP’nin yapmadığını, belki de yapmak istemediğini, kendi belediye başkanları için Başbakan Davutoğlu başlattı.

Peki, yarın devlet bu iddialarla ilgili somut deliller elde edip, o belediye başkanları ile ilgili gereğini yaparsa, o zaman Grup Başkanvekili’nin partiye ve kamuoyuna nasıl bir savunması olacak çok merak ediyorum.!

Olmayacak şey de değil. Benden söylemesi.!

Buradan Tuzla İlçe Başkanı’na kısa bir not: Bir kısım meclis üyelerinin de, Grup Başkanvekilinden rahatsız olduğunu buradan ileteyim.