CHP, bu haliyle bırakın iktidar olmayı, bu seçimde ana muhalefet konumunu bile kaybedebilir.

Çünkü söylemleriyle, yaptıkları çelişiyor. Söylemlerinin inandırıcılığı yok.

 

 

HDP neden yükseliyor? İlkeli davrandığı için ve söylemlerinde inandırıcı olduğu için topluma güven verdiği için yükseliyor.

CHP ise, ilkeli davranmadığı için, inandırıcı olmadığı için oy kaybediyor.

 

Bu sayımızın sür manşetinde yayımladığımız olaya sessiz kalanların, bu millete söyleyecek sözü, oy isteyecek yüzü olamaz.

 

Benzer bir çok olay var ancak, seçim arifesinde bu konuları gündeme getirmeyi uygun bulmadığım için sadece bu olaya değineceğim.

İddia vahim..

CHP’li Kartal Belediyesi, Ak Parti meclis üyesi Yunus Fırat Aydın, Kartal Ada tesislerinde yaşanan bir “usulsüzlüğü” meclis kürsüsünden belgeleriyle dile getiriyor.

Diyor ki, işletmeciliğini belediye şirketinin yaptığı Ada tesislerinde 45 kişilik belediye personeli konaklıyor. Konaklama, kahvaltı, öğlen yemeği, akşam yemeği dahil (günlük kişi başı 521 Tl,)’den belediye’ye fatura ediliyor.

İki hafta sonra Kartal Belediyesi, 120 kişilik CHP’li İBB meclis üyelerini ağırlıyor. Konaklama, kahvaltı, öğlen yemeği, akşam yemeği dahil (günlük kişi başı 186 Tl)’den belediye’ye fatura ediliyor”

 

Peki, meclis üyesi bunları kürsüden söylüyor da ne oluyor?

Hiçbir şey.!

Her zaman olduğu gibi, başta meclis üyeleri olmak üzere, Grup Başkanı olarak İlçe Başkanı ve yönetimi ve partinin bütün yetkili organları, üç maymunu oynuyorlar.

Görmedik, duymadık, bilmiyoruz.

Şimdi bu üç maymunu oynayanlar, milletin kapısına gidip bu partiye oy isteyecekler, millet de bunlara oy verecek öyle mi?

 

Siz sabahtan akşama kadar, iktidar partisine “hırsızlık yapıyorlar, yolsuzluk yapıyorlar, usulsüzlük yapıyorlar” diyeceksiniz, ama kendi yaptıklarınızı görmezden gelip, milleten oy isteyeceksiniz.

Bunun inandırıcılığı olabilir mi?

Bu olaya sessiz kalan, başta, meclis üyeleri olmak üzere, Meclis Grup Başkanı ve İlçe Başkanı’nın inandırıcılığı olabilir mi? İlçe yönetim kurulu üyelerinin inandırıcılığı olabilir mi? Parti bu haliyle topluma güven verebilir mi?

Peki, Ak Parti İlçe Başkanı Mehdi Akman ve yönetiminin bu duruma sessiz kalmasına ne demeli.! Bu nasıl bir muhalefettir? Sanki CHP’nin anlaşmalı sigorta şirketi. Konu, kendi meclis üyesi tarafından gündeme getirilmesine rağmen, İlçe Başkanı’ndan günlerdir çıt çıkmıyor.

 

İlçe Başkanı’nın bu kadar önemli bir konuyu kamuoyu ile paylaşmama gibi bir yetkisi ve lüksü olabilir mi? Bu olayı nasıl okumak gerekiyor.!

Eğer bu mantıkla siyaset yapacaksa, bence siyaseti bırakıp daha faydalı olacağı bir cami derneğine başkan olsun.

Böyle bir yönetim Kartal gibi bir yerde Ak Parti’yi kaldırmaz. Bu yönetimle Ak Partinin Kartal’ı geri alması hayalden öteye geçmez..

Bence Akman bir an önce siyaset yapıp yapmayacağına karar vermelidir.. Çünkü seçimden sonra karar verecek zaman bulamayabilir.

CHP İlçe Başkanı, yönetimi üç maymunu oynayacak, Ak Parti İlçe Başkanı bu ve benzeri olayları kamuoyu ile paylaşmayacak. Anlaşılmaz bir şekilde sessiz kalacak.

Peki milletin hakkını hukukunu kim koruyacak.

Milletin gördüğünü muhalefet görmezse, devlet görmezse, insanların siyasi partilere, adalete ve hukuka inancı kalır mı? Hukukun adaletin olmadığı yerde de devlet olmaz..

Peki, Devlet bu yaşananları görür mü?

Seçimden sonra görüşmek üzere….