Hrant Dink devleti insana feda eden zihniyetin kurbanı olmuştur.

 

Bekaroğlu konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada şunları söyledi “Bugün Hran Dink’in öldürülüşünün beşinci yıl dönümü. Bundan beş yıl önce Hrant Dink sadece ve sadece Ermeni olduğu için katledilmiştir. Mahkemenin kararına rağmen biz biliyoruz ki Hrant Dink “vatansever” birkaç genç insanın öfkesinin değil, devlet için insanı feda eden zihniyetin kurbanı olmuştur. Hiç kuşku yok ki Hrant Dink devleti insanın üstünde gören zihniyetin katlettiği tek ve son insan değildir.

Hrant Dink davasında tetikçilere verilen cezalar asla kamu vicdanını rahatlatmamıştır. Devlete insanı kurban eden zihniyet sorgulanmadıkça ve bu cinayetin arkasındaki devlet organizasyonu ortaya çıkartılıp sorumluları yargılanmadıkça kamu vicdanı sükûnet bulmayacaktır. Hrant Dink’i hedef gösterenler, cinayet için organizasyon yapanlar, gerçek failleri ve suç delillerini saklayanlar ellerini kollarını sallayarak bu toplumda dolaştıkça, daha da önemlisi devleti kutsayan zihniyet değişmedikçe, vicdanların rahatlaması şöyle dursun insanlar asla kendilerini güvende hissetmeyeceklerdir.

Hrant Dink cinayetinin planlanması, işlenmesi ve sonrasında delillerin karartılarak gerçek sorumluların saklanması Ak Parti döneminde olmuştur. Vesayet sisteminin zayıflatılması ve demokrasinin güçlendirilmesi konusunda attığı adımlar herkes tarafından alkışlanan Ak Parti hükümetinin Hrant Dink davasında bu denli duyarsız kalması anlamlıdır. Görünen o ki Ak Parti de kendisinden öncekiler gibi kendine demokrattır. Kendine demokrattır çünkü göstermelik çıkışların ötesinde farklı olanların hakları için elini kaldırmamaktadır. Uludere’de 34 Kürdün öldürülmesinden sonra Hükümetin devleti sahiplenen refleksi bu kanaat ve endişeleri pekiştirmektedir.

Has Parti insanı devletin de piyasanın da üstünde tutan bir siyasi partidir. İnsan derken bizimkileri değil tüm insanları anlıyoruz. Bir ülkede tek bir insanın bile hak ve özgürlükleri gasp ediliyorsa o ülkede demokrasi ve özgürlüklerden söz edilemez. Hrant Dink ayrımcılığa uğramıştır, farklı/Ermeni olduğu için öldürülmüştür, ayrımcılık mahkemesi görülürken de devam etmiştir. Her türlü ayrımcılığı reddeden Has Parti bu davanın takipçisi olmaya devam edecektir.”