Kartal Belediyesi eski Başkan Yardımcılarından Ali Haydar Süslü, bir gazetede kendileri hakkında ortaya atılan bazı iddialarla ilgili bir basın toplantısı düzenledi.

Süslü, iddiaları gayet açık ve güzel bir üslupla değerlendirdi.

Değerlendirmesinin sonunda varsa basının sorularını almak istediğini söyledi.

Kartal Gazetesinin sahibi Selim Akdoğan, Ali Haydar Süslü’ye  Flashaber gazetesini hedef alan iki provakatif soru sordu. Bu sorular ve Süslü’nün verdiği cevaplar, gazetelerde ve internet sitelerinde yayımlandı.

Süslü, iki soruya da, benim de ilk kez taktir ettiğim bir üslupla cevap verdi. Akdoğan’a adeta “gazetecilik” dersi verdi.Tuzağa düşmedi. Hatta konuşmasından dolayı gidip kendisini tebrik ettim.

***

Asıl skandal bundan sonra başladı. Bu olaydan sonra Flashaber gazetesi, Selim Akdoğan’la ilgili çarpıcı bir haber yayımladı. Akdoğan’da bu haber üzerine kendi internet sitesinde Skandal bir açıklama yayımladı.

İşte o skandal açıklama..

“31 Mart 2011 tarihinde, Ali Haydar Süslü'nün basın açıklaması ile ilgili Flashaber Gazetesi’nin sitesinde yayınlanan haberde, tarafıma asılsız, mesnetsiz, gerçek dışı iftiralar yayınlanmıştır.

Bulunduğumuz nazik süreçten dolayı yanıt vermek istemiyorum. Yaşamakta olduğumuz seçim süreci içerisinde, partime zarar gelmemesi için, şimdilik susma hakkımı kullanmak istiyorum. Böyle düşünüyor olmam iftiralar karşısında sessiz kalacağım anlamına gelmesin. Günü geldiğinde, gerekli açıklamaları yaparak kamuoyuyla paylaşacağımın bilinmesini isterim. Saygılarımla  M. Selim AKDOĞAN..

Şu açıklamaya bakın “partime zarar gelmemesi için şimdilik susma hakkımı kullanmak istiyorum”

Bu nasıl bir gazetecilik.. Soruyu gazeteci olarak soruyorsun, cevap vermeye gelince “partili” oluyorsun..

Sizin gazetecilik mesleğini bu kadar küçük düşürmeye, mesleğin onurunu  ayaklar altına almaya ne hakkınız var.?

Akdoğan’ı defalarca dostça uyardım. “Ya gazetecilik yap, ya particilik” ikisi birden olmaz. Bu durum  meslek etik kurallarına da aykırı” dedim. Hak verdi ama bir türlü bu sorunu çözemedi.

Şimdi bir kez daha söylüyorum. Bırak bu işi.  “Gazeteci” olmaya çalışma..

Bir gazeteci, hem bir partinin üyesi hem de gazeteci olmaz..  Bu sözleri söyleyen birine kimse “gazeteci”  demez. Bu sözleri Gazeteciler Cemiyeti duysa, seni aforoz eder, hayatın boyunca bu mesleğin ismini ağzına alamazsın.!

Yazma.. Yazdıkça batıyorsun.. Ciddi gazetecilik zordur, meşakkatlidir. Gazetecilik sorumluluk ister. Sorumsuz bir birinden “gazeteci “ olamaz.

Zaten adın çıkmış “Ağırmancı”ya..

Kendine de Ağıman’a da yazık etme. Bırak bu işi. Git eski yaptığın yayımcılıkla uğraş..

Senin hatırın için bir miktar kendisine destek veririz. Sen merak etme..Gözün arkada kalmasın..