CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, gazeteci Metin Göktepe’nin katledilişinin 20. yılı nedeniyle bir açıklama yayımladı.

Canpolat’ın o açıklaması “Metin Göktepe ait olduğu emekçi sınıfın hakları için verdiği mücadeleden ve asla taviz vermediği basın hürriyetinden dolayı katledilen genç bir gazeteciydi. Metin’i bizden kopardıkları günün ardından tam 20 yıl geçti. Cezaevlerinde mahkûmları katledenler, onların cenazelerini takip edip gerçekleri yazmaktan başka bir gayesi olmayan Metin’i de katlettiler. Çünkü Metin Göktepe, bu ülkenin ötekilerindendi, dışlananlarındandı, yok sayılanlarındandı, ayak takımı olarak görülenlerindendi yani aslında halkın ta kendisiydi. Devletin gücünü elinde bulunduranların amacı, bu ülkenin hakiki sahibi olan halkın susturulmasını; baskılara ve sömürüye ses çıkarmamasını sağlamaktı. 8 Ocak 1996’da Metin’i Sarı Basın kartı olmadığı için gözaltına aldıklarını, Metin’in duvardan düşerek hayatını kaybettiğini söylediler. Tıpkı evinden çıkıp bakkala ekmek almaya giden 15 yaşındaki Berkin’i sokak ortasında vurup sonra da ona terörist diyecek kadar vicdanları kör olmuşlar gibi. Bu ülkede ne zaman bir masum öldürülse devekuşu misali kafalarını hep bu yalanların içine gömdüler ama geriye sadece kocaman gerçekler kaldı.Demokrasinin diğer rejimlerden farkı içerisinde muhalefeti barındırmasıdır. Tek cümleyle bir ülkede demokrasinin varlığı, o ülkede muhalefetin ne derecede etkin olup olmadığıyla anlaşılabilir. On yıllardır ülkemizde ötekilerin, yoksulların, işçilerin, emekçilerin, inancından ve kimliğinden dolayı dışlananların muhalefetini, ölümlerle hapislerle sindirmeye çalışan iktidarlar var. Bugün de gazeteciler, bilim insanları, sanatçılar ötekileştirilmeye ve itibarsızlaştırılmaya devam ediyor. Metin Göktepe’nin ölüm yıldönümünde ona bu ülkede artık hiçbir gazetecinin mesleğini yaptığı için, gerçekleri yazdığı veya söylediği için hapse atılmadığını ya da öldürülmediğini söyleyemediğim için kendimi çok mahcup hissediyorum. Bizler yani bu ülkenin ötekileştirilenleri, solcuları ve sosyal demokratları olarak Metin’in hayalini kurduğu bağımsız, adil ve özgür bir Türkiye için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz”