Kartal Cem Evi yöneticilerinin Cem Evi’nde Belediye ve siyasi parti temsilcilerinin “iftar” adı altında yemek vermelerine izin vermesine, kamuoyundan ve konunun uzmanlarından tepki geldi. Haberlerin yayımlanmasının ardından internet sitemize de yoğun şekilde tepki yorumları gelmeye başladı.

 

Olay “siyasi şov”a dönüştürüldü

Konuyla ilgili görüştüğümüz Ege Üniversitesi Öğretim Görevlisi  Dr. Gani Pekşen, Alevi inancanda  “iftar” diye bir şeyin olmadığını, yası-matem orucu olduğunu, olayın mecrasından çıkarıldığını ve siyasi şov haline dönüştürüldüğünü belirterek “Devlet bu kültürü bozmak için yüzlerce yıldır uğraştı, belki yöneticilerimiz bana çok kızacaklar, dernekler vakıflar federasyonlar kuruldu devletin yapamadığını bu insanlar daha çok yaptı onlar zarar veriyor” dedi.

Yöneticiler sorguya çekilip “düşkün” ilan edilmesi lazım”

Pekşen “Cem Evleri, özellikle siyasi şov aracına dönüştürülmemesi lazım, kendilerini siyasi partilerde pazarlayacak basamak olarak kullanmak isteyen insanların yönetici olmaması gerekiyor. Böyle düşüncede olan insanlar varsa buradan uzaklaşması lazım.

Siyasi partilerde orayı malzeme olarak kullanmaması oy deposu olarak görmemesi lazım, etik davranması lazım. Gidip camide aynı şeyi yapabiliyor mu.? Kilise de yapabiliyor mu.? Parti yöneticileri de aklını başına devşirmeli, Cem Evi yöneticileri burada baş günahkardır. Buna da birilerinin ses çıkarması gerekiyor. İnancımıza göre, buna müsaade edenler göz yumanlar gerçek Cem’lerde sorguya çekilip düşkün ilan edilmesi lazım”

 

 

 

Gani Pekşen şunları söyledi”İçinde bulunduğumuz ay bizim için yası matem ayıdır. Sunni geleneğindeki gibi bir oruç anlayışı alevi inancında yoktur. Bu bir yas’tır.

 

Niye matem orucu diyoruz. Ortada aydınlıkla karanlığın mücadelesi var, ezenle ezilenin mücadelesi var. Burada bir haksızlık yaşanmış, o haksızlık karşısında birileri demiş ki, benim iktidarıma biat edeceksiniz, onlarda demiş ki hayır kellemizi de versek sizin iktidarınıza, haksız getirdiğiniz düzene biat etmeyeceğiz. 72 ehlibeyt mensubunun  başları hunharca kesilerek şehit edildi..

Gelenekte de buna yönelik bir matem ayıdır. Suni geleneği gibi iftar sahur yoktur. Akşam üzeride vakitli diye bir şey yoktur. Güneşin batımıyla orucumuzu Allah ne verdiyse bulunan nimetle açarız.

 

Şimdi şehre geldik maalesef üzülerek söylüyorum, Cem Evleri bizim inancımızı ifade edebilecek önemli birer yapı, bunlar olması gereken bir şey ancak, Cem Evleri’ndeki yöneticilerin bana göre geleneği kültürü çok iyi bilen bilgili donanımlı insanların olması gerekiyor. Yönetici bir defa cem geleneğini, alevi geleneğini çok iyi bilecek.

 

“Alevi geleneğinde iftar diye bir şey yok ise, Cem Evi’ndeki dede bunu bilmiyor mu da siyasi parti temsilcilerine iftar verdiriyor.?” Sorumuza Pekşen  “ Bizim “dede”lerimiz siyasi partilerde, meclis üyesi veya bilmem nerelere talip oluyor. Dede veya yöneticimin siyasi anlamda bir yerlere tırmanmak amacıyla kafasında hesabı kitabı varsa burayı kullanmamalı. Bir yönetici, bu tür yerlerde “bütün siyasi partilere eşit mesafedeyiz” sözünü söylememesi gerekiyor, o yöneticinin orda olmaması gerekiyor, o yönetici yanlış yönetici, yanlış yönetici de maalesef o partileri Cem Evlerine çekerek, Cem Evlerini siyasete kullandırıyor, kendini pazarlama taktiği bir yere taşıma. Bu insanların burada yönetici olmaması gerekiyor. Siz bunu yaparsanız, yarında birileri çıkıp bize diyor ki “sizin Cem Evi’nizi, sizin Cem Evi’niz falan partinin arka bahçesidir” diyor.Cümbüş evi’dir” diyor.

 

Bu inançta, bu gelenekte “elin verdiğini dil söylemez” Siz Lokma vermek isteyebilirsiniz, ama gidip şu kişi hayır yemeği verdi diye tabela asmazsınız, onu bilen bilir Allah onu biliyordur, onun reklamını yapmanıza gerek yok ki. Gidip Cem Evi yönetimine benim şu kadar bütçem var İmam Hüseyin adına lokma vermek istiyorum” dersiniz, onlar hazırlar ihtiyaç sahibi insanlar gelip lokmasını yiyip gider. İlla bunu lokma olarak da vermeniz gerekmez, okumaya ihtiyacı olan çocukları tespit edip onlara kitap vs alsanız çok daha makbul olur” dedi.

 

Geminin iyice azıya alındığını söyleyen Pekşen” İyice gemi azıya aldı deniliyor ya o noktaya geldi, ortada bir kültür var, üzülerek şunu da söyleyebilirim Devlet yüzlerce yıldır uğraştı bu kültürü bozmak için, bunu söylüyorum belki yöneticilerimiz bana çok kızacaklar, dernekler vakıflar federasyonlar kuruldu devletin yapamadığını bu insanlar daha çok yaptı. Onlar zarar veriyor. Çünkü amaçları kültürü bilen insan değil, amaçları gerçek anlamda kültürü araştırıp öğretmek gelecek kuşaklara aktarmak değil.

Yöneticilerin lokma gibi şeylere iftar dememesi gerekir, bu tür şeylere izin vermemesi gerekir. İşin en rezalet tarafı basını çağırmamalıdır”

 

“Düşkün” ilan edilmesi gerekiyor”

Pekşen şöyle devam etti “Bizim inanca göre aslında bırakın uygulamayı bunları konuşmamamız gerekiyor, bunların yapılmaması gerekiyor. Buna müsaade edenler göz yumanlar gerçek Cem’lerde sorguya çekilip “düşkün” ilan edilmesi lazım. Bu kadar ağır konuşuyorum, Çünkü öyle bir noktaya gidiyoruz ki, her kes kural kaideyi kendi çıkarları doğrultusunda uygulamaya başladı. Yani o yolun gerekliliği nedir, yol buna izin veriyor mu, vermiyor mu, buna hiç bakmıyoruz aldı başını gidiyor.

Alevi teorisinde, inancında yol’unda erkanında “iftar” diye bir şey olmaz olmamalıdır. Lokma vardır. Alevilikte özellikle sır diye bir şey vardır, yani gizleme, yani elin verdiğini dilin söylememesi, bu çok kutsal ve insanı bir şeydir.

 

Siyasi şov aracına dönüştürülmemeli

“Cem Evleri, özellikle siyasi şov aracına dönüştürülmemesi lazım, kendilerini siyasi partilerde pazarlayacak basamak olarak kullanmak isteyen insanların yönetici olmaması gerekiyor, böyle düşüncede olan insanlar varsa buradan uzaklaşması lazım. Siyasi partilerde orayı malzeme olarak kullanmaması oy deposu olarak görmemesi lazım, etik davranması lazım. Gidip camide aynı şeyi yapabiliyor mu.? Kilise de yapabiliyor mu.? Parti yöneticileri de aklını başına devşirmeli, Cem Evi yöneticileri burada baş günahkardır. Buna da birilerinin sez çıkarması gerekiyor. Konunun uzmanları bu konuya sessiz kalmamalıdır” dedi.

 

“Alkollü yemek verildi”

Bir örnekle sözlerini sürdüren Pekşen şunları söyledi “Ramazan ayında hiç içkili bir toplantı yemeği verildiği görülmüşmüdür.? Ama bu gün, şu ayda Sosyal Demokrat olan hem de başında Alevi olan İl yöneticilerimiz dahi böyle toplantılar yapıyorlar. şimdi bu insanların Alevi’liği sorgulanır. Kardeşim bari beş gün önce yap, on gün sonra yap. Siz matem ayında alkol alıyorsunuz, insanların en azından inancına saygı duyun, eğer siz buna saygı duymuyorsanız o zaman sizin amacınız farklı, amacı farklı olan insanlardan da uzaklaşmak lazım.

Pekşen son olarak “ Siyasete giren Alevi kimliğinden soyunacak, Alevi ibadethanelerinde idarecilik yapan da siyaset dilinden soyunacak. Hiç kimse Alevi kimliğiyle siyaset yapamaz hakkı da yok” dedi.