CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ile Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, TBMM Başkanlığı’na yaptıkları başvuruda, Silivri ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılıklarıyla gereken yazışmanın yapılarak, tutuklu milletvekillerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda hazır edilerek, ant içmelerinin sağlanmasını istedi.

-TBMM BAŞKANI ÇİÇEK’E BAŞVURDULAR-


CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ile Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, TBMM Başkanlığı’na yaptıkları başvuruda, 12 Haziran 2011 günü yapılan genel seçim sonrası çeşitli suçlardan tutuklu bulunan Mehmet Haberal, Mustafa Ali Balbay, Engin Alan, Selma Irmak, Faysal Sarıyıldız, Kemal Aktaş, Gülser Yıldırım ve İbrahim Ayhan’ın milletvekili seçildiklerini belirterek, şöyle dediler:

“Adı geçen milletvekilleri yargılandıkları mahkemelerce salıverilmedikleri için yasama görevini yerine getirememektedirler. Öte yandan seçilmelerinin üzerinden geçen uzunca süreye rağmen tahliye edilmelerine ortam sağlayacak yasal düzenlemenin de bir türlü yerine getirilmediği ortadadır.”

-“GÖREV DOĞRUDAN YASAMA ORGANINDA”-


Yasama organına görev düştüğü belirtilen başvuruda, şöyle denildi:

“Seçmen iradesiyle milletvekili seçilen, ancak yargı kararıyla yasama görevlerini yerine getirme olanağından mahrum kalan sekiz üyenizin durumu, iktidar ve muhalefet partileri arasında sürekli bir gerginlik nedeni olmakta, siyasi partiler arasındaki ilişkiyi olumsuz yönde etkilemekte ve parlamenter sistemin sağlıklı işlemesinde engel teşkil etmektedir. Bu açıdan tutuklu milletvekillerinin yasama faaliyetine özgür biçimde katılımları ve cezaya dönüşen uzun tutukluluk sürelerinin makul bir seviyeye indirilmesi konusunda görev, doğrudan yasama organına düşmektedir.”

-TUTUKLU MİLLETVEKİLLERİNİN ANT İÇMESİ SAĞLANSIN-


Tutuklu milletvekillerinin Meclis’te yemin etmesinin sağlanması istenilen başvuruda, şöyle denildi.
“Anayasa’sının 81. maddesindeki düzenleme uyarınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ant içmeleri anayasal bir zorunluluk ise de, geçen süre içinde bu amir hükmün de yerine getirilmediği görülmektedir.

Oysa tutuklu olmak, yemin etmeye engel bir durum değildir. Örneğin bir tutuklunun herhangi bir dava sırasında mahkeme huzurunda yeminli tanık olarak dinlenmesi nasıl mümkün ise, Anayasa’mızın 81. maddesi gereğince ant içmeleri de o kadar mümkündür. Kaldı ki, tutukluluğu ant içmeye mani bir hal olarak nitelenmesi Anayasa’nın amir bir hükmünü ihlal mahiyetindedir.

Tutuklu olsa dahi bir milletvekilinin Genel Kurul faaliyetleri dışında da yazılı soru önergesi verme veya yasa teklifi hazırlama gibi görevleri yerine getirmesi pekala olası bulunmaktadır. Dolayısıyla bu görevlerden yoksun kılınmak parlamenter demokrasinin ruhuna aykırı bir tutumdur.
Keza tutukluluk halleri gerekçe gösterilerek sekiz milletvekilinin ant içmesi için gereğinin yapılmaması hukuka aykırı bir işlem olmakla birlikte, aynı zamanda kişisel hak kaybına neden olan bir konudur. Zira bu nedenle başta özlük olmak üzere milletvekillerine tanınan haklardan yararlanmaları da engellendiğinden, aile fertleri mağdur edilmektedir.

Bu nedenle yasama görevini tam anlamıyla ve özgür bir biçimde yerine getirmelerine kadar, Silivri ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılıklarıyla gereken yazışmanın yapılarak, Anayasa’nın 81. maddesi uyarınca tutuklu milletvekillerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda hazır edilerek, ant içmelerinin sağlanmasını saygıyla arz ederiz.”

ANKA