Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Adalet Kurultayı sonucu ortaya çıkan Demokrasi, Adalet ve Huzur Hareketi’nin resmi bir oluşum olarak hayata geçirilmesi için çalışmaları hızlandırdı. Ana muhalefet partisi, bu hareketin bileşenleriyle yerel seçimde sandığa birlikte gitmeyi de gündemine aldı.

16 Nisan referandumu sonrası oluşan birliğin ‘Demokrasi, Adalet ve Huzur Hareketi’ne dönüştürülmesi çalışmaları önümüzdeki aylarda hız kazanacak. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Çanakkale’de 4 günlük Adalet Kurultayı’nın ardından, oluşturulacağını açıkladığı Demokrasi, Adalet ve Huzur Hareketi çalışmalarına iç siyasetteki sıcak konular, kurultay takvimi ve Kuzey Irak’taki bağımsızlık referandumu ile ilgili tartışmalar nedeniyle bir süre ara verilmişti.

Hürriyet'ten Rifat Başaran'ın haberine göre; edinilen bilgiye göre CHP, önümüzdeki günlerde ilk olarak Adalet Kurultayı çalışma raporunu yayımlayacak. Raporun kamuoyunda tartışılmasının ardından yedi bölgede birden etkili sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve oluşumlarla görüşmeler yapılacak.

CHP’nin oluşturmaya çalıştığı hareketin, bir cepheden çok Türkiye’nin temel problemlerinin çözümünde, ortak söylem üzerinden yeni tutumlar ortaya koyacak bir birlik olacağı belirtildi. Demokrasi, Adalet ve Huzur Hareketi’nin bileşenlerinin, aynı anlayış etrafında bir araya gelerek, çözüm reçetesini birlikte çıkartarak, ortak iş yapma pratiğinin hayata geçirilmesi amaçlanıyor.

Sandık birliği tartışması

CHP’nin takviminde bulunan bir diğer konu ise yerel seçimler. Oluşturulmak istenen girişim, ilk sınavını yerel seçimlerde verecek. Hareketin planlandığı gibi ilerlemesi halinde yerel seçimlerde işbirlikleri oluşturulacak. Yerel seçimlere birlik olarak gidilmesi halinde çıkacak sonuç 2019 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de ipuçlarını verecek.

Tezcan: Sistem tıkandı

Kurultay sonrası ortaya çıkan ‘Demokrasi, Adalet ve Huzur Hareketi’yle ilgili bilgi veren CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, şunları söyledi:

“Geniş bir sivil inisiyatif gerekiyor. Bu süreçte artık sistem tıkandı. Temel meselelerde tek bir merkezde bir kişinin ağzına bakılıyor. ‘TEOG’u kaldıracağım beğenmiyorum’ diyor, kalkıyor. Referandum oluyor; Cumhurbaşkanı başka bir şey söylüyor, Başbakan başka. Her şey bir kişinin iki dudağı arasında. Bu problemleri çözmek için geniş sivil inisiyatifin harekete geçmesi gerekiyor.”