Geçtiğimiz günlerde meclise gelen Kartal Belediyesi iştiraklerinden KARTANSAŞ’ın  “sermaye artırımı “ talebi, mecliste sert tartışmalara neden oldu.  Ak Parti grubu “sermaye artırımının aslında iflas anlamına geldiğini “ söylerken, CHP adına söz alan meclis üyesi Av. Perihan Sevim ise Arif Dağlar döneminde KARTANSAŞ’ta yaşanan usulsüzlüklerle ilgili  çarpıcı açıklamalarda bulundu.

 

İddialara cevap veren CHP meclis üyesi  Av.Perihan Sevim, konuşmalarının basında yer almamasına sitem ederek üzüntülerini dile getirmiş..

Perihan Sevim konuşmasında özetle  "Sayın basın umarım burada ki konuşmamı objektif bir dille halka anlatırsınız. Bizim (Cumhuriyet Halk Parti'lilerin) konuşmalarının basında hiç bir şekilde yer almadığını veya yanlış aktarılarak verildiğini görüyorum. Bu noktada bir üzüntüm var." dedi.

 

Arif Dağlar döneminde meclisten geçmemiş

Konuşmasına devam eden Perihan Sevim, "Temel bey buradan merak ediyor ve soruyorum. Arif Dağlar döneminde de bu paraları ne yapıyorsunuz diye çıkıp buradan sordunuz mu? Merak ediyorum. Kartansaş Arif Dağlar yönetiminden 2009 yerel seçimlerinden yönetimi bize geçtikten sonra o yönetimden 1 milyon 700 bin lira borç devralmıştık. Siz o dönemde dediniz mi, 1 milyon 700 bini ne yaptınız? Eksiye düştünüz! Devam ediyorum. Arif Dağlar yönetiminde 2008 yılında bir sermaya arttırımına kalkınmış. O dönemde ne yapmışlar biliyormusunuz arkadaşlar? Kartal Belediye meclisinden geçirmeyi bile düşünmemişler. Şaşkınlıkla okudum. Özel kaleme yazı yazmışlar, 'sermaye arttırımını rica ediyorum' diye. Böyle bir şey olabilir mi? O dönemde usüle uyulmadığı için yapılamayan sermaye arttırımını biz gelmişiz biz yapmışız” 

Faturaların tamamı usulsüz

2009 yılında biz usulüne uygun olarak 2 milyon lira sermaye arttırımı yapmışız. Bu parayla ne yapmışız, devraldığımız 1 milyon 700 bin lira sizin borcunuzu kapatmışız. Bize bıraktınğınız borç sadece bu kadar mı? Hayır arkadaşlar! 3,5 milyon lira borç bırakmışsınız. Bu borcu nasıl bırakmışsınız? Kartansaş o dönemde market işletmesini devretmek için bir ihale açmıştır. İhaleyi alan firmayla bir protokol imzalıyorlar. Market içindeki demirbaşlar ve emtianın devrine ilişkin bir protokol. Aynı zamanda bu binanın  alt katını 10 yıllığına kiraya vermeye ilişkin bir protokol imzalamışlar. Bu protokolde inanılmaz iki usulsüzlük var ki, şaşkınlıkla izledim. Bunlardan haberiniz var mı? Yok mu? Belki de benden duyacaksınız. Basının da burada ilgisini çekmek istiyorum. Burası daha bitmeden 3 yıllık kiraya vermek varken, tutup 10 yıllığına kiraya vermişler. Protokole bu şekilde imza atıyorlar. Bu çok ciddi bir usulsüzlüktür. Bunun basında yer almasını bekliyorum” dedi. 
 

 Dağlar döneminde şirketi 1 milyon 700 bin Tl borçla devraldıklarını ve bu borçları kendilerinin kapattığını söyleyen  “Arif Dağlar döneminde ciddi usulsüzlük var Olmayan malı 2 milyon 24 bin Tl’ye satmışlar. Yani hava parası almışlar. 3.5 milyon borç bize kaldı” dedi.

Sevim “Kartal Belediyesi iktisadi teşekkülü hava parası adı altında para almaz arkadaşlar. Bu yasal değil.  Mal satışı gibi gösterilen olayda  üç tane de fatura kesmiş KARTANSAŞ yetkilileri. Faturaların tamamı usulsüz” dedi.

Gelelim Perihan hanımın basınla ilgili sözlerine, Sevim şöyle diyor  "Sayın basın umarım burada ki konuşmamı objektif bir dille halka anlatırsınız. Bizim (Cumhuriyet Halk Parti'lilerin) konuşmalarının basında hiç bir şekilde yer almadığını veya yanlış aktarılarak verildiğini görüyorum. Bu noktada bir üzüntüm var." Diyor.

 

Sayın Sevim, parti yönetiminin ve belediye başkanının basınla ilişkilerini, görmezden geliyor. Belediye Başkanı’nın gazetecilere “ ya adam gibi gazetecilik yapacak, ya kimden para alıyorsa ona köpeklik yapacak” hakaretlerini unutarak sitem ediyor. Üstelik o davalara da Avukat olarak kendisi girdiği halde.. Şimdi biz kimseye “köpeklik” yapmadığımızı mahkeme kararıyla ispat ettik. Peki sizin bu haberinizi yaptığımızda ne yapmış oluyoruz? Sayın sevim bunları unutmuş görünüyor. Üzüntülerini dile getireceğine bu konuda önce kendilerini sorgulamaları gerekmiyor mu? Muhalif basına hakaretler yağdırdıklarını, 6 yıldır muhalif basının ilan gelirlerini keserek onları  güçsüz bırakıp seslerini kesmek istemelerini çabuk unutmuşa benziyor.

Basın özgürlüğü’ne inanmayanların, muhalif seslere, muhalif basına tahammül göstermeyenlerin basın özgürlüğünden sez etme hakları olabilir mi? Sitem etme hakları olabilir mi? Önce ilkeli ve dürüst olacaksınız Basın birilerinin “yaz” dediğinde yazacağı, “yazma” dediğinde yazmayacağı bir kurum değildir. Haa böyle bir basın isteniyorsa, zaten bunun örnekleri ulusal medya da da, yerel medyada da var. Onlarda sizlere ve memleketimize hayırlı olsun.! Önce iğneyi kendinize, sonra çuvaldığı başkasına batıracaksınız..

Peki biz bu haberi neden yaptık? Bu olayı ilk olarak gazete olarak 2008 yılında biz haberleştirmiştik. Bu gün gündeme geldiği için yazıyoruz..

İLK HABER, dün de bu günde, ilkeli duruşundan taviz vermedi.

İŞTE O HABERLERİMİZ

 

İLK HABER Gazetesi, 2008 yılında AK Parti  döneminde  KARTANSAŞ’ın nasıl batırıldığını yazmıştı.

2008 yılı Ocak ve Şubat aylarında dönemin CHP’li meclis üyesi İbrahim Doğan iddiaları gündeme getirmiş, gazetemiz, Ocak 2008’de  “ KARTANSAŞ’TA 4.5 trilyon battı iddiası”  “paralar nereye gitti” başlığı ile ve 18 Şubat 2008 tarihli sayımızda ise “KARTANSA KAPANDI” başlığı ile kamuoyuna duyurmuştu.

Doğan o gün yaptığı açıklamada “ şirketin batması konusunda bazı şaibeler olduğunu, bu paranın nasıl hiç edildiği, nasıl batırıldığı konusununaraştırılması ve soruşturulması gerektiğini söyledi”

 “Şirkette görevlendirilen üst düzey kişilerin Belediye Başkanı tarafından atandığını belirten Doğan “ Sayın Belediye Başkanı’na soruyorum ‘siz buradaki yetkililere, yani görevlendirdiğiniz bu müdürlere ‘siz imza atın gerisine karışmayın, şirketleri profesyonel insanlarla yönetiyorum’ dendiği söyleniyor böyle bir şey varsı bu alenen hırsızlıktır”

Haberin devamında Doğan şunları söyeyen Doğan “ben bir belediye meclis üyesi olarak varsa eğer bu şirketleri denetleme hakkına sahip kurumlara buradan sesleniyorum. Varsa şayet burada bir yolsuzluk bir şirket batırma olayı bunun hesabının mutlaka sorulması lazım. Bu büyük bir yolsuzluktur, hırsızlıktır. Halkın parası hiç edilmiştir. Denetlenmesi gerekir. Şirkette görev yapan 22 kişinin belediye başkan tarafından atandığını bu kişiler arasında belediye’de görev yapan üst düzey yöneticilerin de bulunduğunu belirten Doğan “22 kişiden çoğunun belediye başkanı tarafından dışardan atanan kişiler olduğunu belirtti. Doğan olayın patlak vermesi üzerine bu kişilerden bir kısmının görevlerinden alındığını söyledi.

Memurlara evrak imzalatılmış

Paranın giriş çıkışıyla ilgili memurlara evrak imzalatıldığını ve bu şekilde batırıldığını söyledi.

“Paralar nereye gitti”

Doğan “Her nne kadar bu şirket belediye tarafından kurulmuş tüzel kişiliğe sahip olsa bile belediye ile bağlantılı bir şirkettir ve burada ki paralar halkın parasıdır. Kartal halkının paraları burada hiç edilmiş”

Doğan “Şayet böyle bir şey olmuysa bu modern profesyonel hırsızlık demektir. Bu şirketin batması mümkün değil. Demek ki bu şirketen parasını hiç ettiler. Hangi yetkili kurum denetleyecekse bunun böyle bırakılmaması ve mutlaka açığa çıkarılması lazım” dedi.