Son günlerde yaşanan olaylara emniyet güçlerinin müdahalesi, HDP’nin  ana gündem maddesini oluşturdu.


Hükümet kadanı çözüm sürecinde 'kamu düzeni' vurgusu yaparken,  HDP ise özellikle Yüksekova'da emniyet güçlerinin keyfi uygulamalarının tansiyonu yükselttiği iddiasında.

Yaşanan gelişmeleri Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya'ya değerlendiren HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Yüksekova'daki bir grup emniyet mensubunun 'infaz timi'gibi çalıştıklarını iddia etti. 

HDP heyetinin Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'la dünkü görüşmesi öncesi konuşan Demirtaş'ın açıklamalarını Muharrem Sarıkaya bugünkü köşesinden paylaştı. İşte Demirtaş'ın Yüksekova ve çözüm sürecine ilişkin anlattıklarının satırbaşları:

"HDP'nin müzakere heyeti henüz Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile görüşmeye gitmemiş, yan odada çalışıyordu. Bir başka konuda bilgi almak için HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın yanına gittiğimde konu heyetin ziyaretine geldi.

Daha görüşme gerçekleşmeden Demirtaş'ın sonucuna ilişkin öngörüsü şöyleydi: 

"Bir yandan kamu güvenliği adına getirdikleri yasalar, diğer yanda da Yüksekova başta olmak üzere bölgeye yayılan infazlar. Bunlar sürece ilişkin umutlu olmamızı engelliyor." 

Burada durmadı, "bölgedeki gelişmelerin kaygı verici boyutta ve ciddi problem yaratacak düzeyde" yükseldiğini söyledi.

Demirtaş'ın "kaygı duyduğunu" söylediği, Yüksekova'da başlayıp Silopi ve bölgeye yayılan olaylar.


Her kes Kaymakam’dan memnun

Demirtaş, olayların başlangıcı ve sonrasına ilişkin bazı detaylar aktardı.
Önce bir noktanın altını çizdi:

"Yüksekova'ya yeni atanan kaymakam çok iyi. Halkla iç içe çalışıyor ve önemli hizmetler yapıyor. Yüksekova halkının kaymakam ile sorunu yok. Herkes kendisinden memnun..." 
Ardından kaymakamın da önüne geçemediği bazı kamu görevlilerinin hal ve davranışlarından yakındı: 
"En büyük sorun emniyet mensupları. TOMA ve panzerle giderken sokaktaki insana küfürler ediyorlar. Olay yokken durduk yere gaz bombası atıyorlar. İnfaz timi gibi çalışıyorlar."

Bu konuda elde ettikleri bazı verileri bakanlarla paylaştığını, Başbakan'a da dosya ilettiklerini açıkladı.
"Ancak her geçen gün çok daha kötüye bir gidiş var" deyip sözlerini sürdürdü: 

"Bu ekibin davranışı Yüksekova'da kaygı verici boyutta. Ciddi anlamda problem yaratıyor. Kontrol dışında davranış gösteriyorlar. İşin acı tarafı, geçmişte de hükümetler bu tip infaz timlerini koruyup kollamışlardı. Bu hükümet de aynısını yapıyor, gözü gibi bakıyor, infaz gücü gibi kullanıyor." 

Olayların bölgede hızla yayılmasının gerisinde de bu kişilerin davranışlarının yattığını belirtti ve ekledi: "Son olarak evinin 100 metre ilerisinde gencecik bir çocuğu vurup öldürdüler, infaz ettiler. İddialarına göre bir kamu binasına saldırı düzenleyecekmiş. Şimdi avukatlar çalışıyor, olayı bütün detayları ve çıplaklığıyla ortaya çıkaracaklar. O zaman ne olduğunu herkes görecek." 

SÜRECİ ETKİLİYOR

Demirtaş, yaşanan gelişmelerin çözüm süreci ve müzakereleri ciddi anlamda etkilediğini belirtti.
Bu konuda hükümetin daha dikkatli olması gerektiğini ifade edip aynı noktanın altını bir daha çizdi: "Halk kaymakamdan memnun, infaz timinden şikâyetçi. Bunun bir an önce önlenmesi gerekir." 

Şimdi şunun iyi görülmesi gerekiyor.

Demirtaş'ın iddialarına tepki gösterilip Yüksekova'da yakın geçmişte iki askerin sokak ortasındaki infazı anımsatılarak bazı gerekçeler aranabilir. Ama unutulmamalı ki, güvenlik sükûnet ve kararlılık içinde sağlanırsa güvenlik güçlerine de fayda getirir. Yoksa diğerinin 20 yıl önce ne getirdiği, bundan sonra da neleri getireceği ortadadır. Eylemsizliğin bozulmasının bedelini de tek başına bölge halkı değil, tüm Türkiye öder.