HDP’nin Sultangazi Gazi Şehir Parkı'nda düzenlediği “Darbeye Hayır Demokrasi hemen” mitinginde konuşan Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Cumhurbaşkanı başta olmak üzere, Başbakana, bütün siyasi liderlere ve partilere çağrı yapıyoruz. Gelin Demokratik bir uzlaşı zemininde buluşalım. Gelin toplumsal muhalefeti dikkate alalım. Ezilenleri dikkate alan, yeni bir Anayasayı hep birlikte yapalım. Kürt sorununda barış sürecine, silahsızlanmaya geri dönüşün olanaklarını yaratalım" dedi.

 

Darbe girişimiyle Türkiye toplumunun büyük bir badireyi yaralı da olsa atlatmayı başardığını belirten Demirtaş, " 7'den 70'e herkes, askeri cuntanın ne demek olduğunu gördü. Böyle bir nesli, tankla topla, teslim alacağını sananlar yanıldılar. Buradan bir kez daha darbeye karşı ilkeli bir tutum gösteren bütün siyasi partilere teşekkür ettiğimi, HDP yönetimini de kutladığımı belirtmek istiyorum" şeklinde konuştu.

 

Kenan Evren Anayasası’ndan kurtulm ka yerine

Ülkeyi darbe koşullarına kimlerin getirdiğini getirdiğinin konuşulması gerektiğini söyleyen Demirtaş  "Nelerin darbeye neden olduğunu göremezsek, yeniden ordu içinde bir klik bu cesareti gösterecektir. Bugünkü iktidarın anlamak istemediği mesele tam da budur. 14 yıldır iktidarsınız. Defalarca tek başına Anayasayı değiştirme çoğunluğunu yakaladığınız. Kenan Evren Anayasa'sından kurtulmak yerine AKP'yi geliştirecek değişiklikler yaptınız" dedi.

MGK Kenan Evren icadıdır

"Darbeye karşı dimdik duracağız, sizin toplantı yaptığınız MGK var ya darbenin ürünüdür. Kenan Evren'in icadıdır. Bir darbe kurumundan başka bir darbe girişimine dair tedbir alınır mı ? Bu ya saflıktır ya da gözü dönmüşlüktür " ifadelerini kullanan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş konuşmasına şöyle devam etti:


"MGK diye bir şey olur mu ya, 14 yıldır keyfini sürüyorsunuz. Darbecileri siz kucağınızda büyütüp beslediniz, haberiniz olmadı be. Darbeye karşı demokrasi şöleni yapalım diyorlar. Ama YÖK darbe ürünü değil mi ? YÖK eliyle yapacağınız tasfiyeler, darbeci zihniyete hizmet eder. Darbe olsaydı ne yapılacaksa, benzerlerini yapıyorsunuz. Darbe olsaydı işkence yapacaklardı. İnsanların işkence görüntülerini tv'lerde yayınlayacaklardı. Bunlar da yapıyor. Darbeciler Allah korusun, başarılı olsalardı özel mahkemeler kuracaklardı. Evrensel hukuku ayaklar altına alacaklardı. Sıkı yönetim ya da OHAL ilan edeceklerdi. Bunlar yapıyor aynısını. Darbecilikle mücadele böyle olmaz. Darbecilikle mücadelenin en etkili yolu hukuktur, insan haklarıdır"

 

Cunta ile böyle mücadele edilemez

Cuntaya karşı gericiliğin ilkeleriyle mücadele edilemeyeceğini söyleyen Demirtaş, "İşkence, idam savunularak cuntaya karşı mücadele edilemez.Toplumdaki kutuplaşmaları tetikleyecek uslüpla darbeye karşı mücadele edilemez. Madem darbe girişimine karşı bu toplum el ele vermeyi başardı. O halde gelin bunu fırsata çevirelim. Demokrasinin ve barışın gelişmesinin fırsatına çevirelim. Bu darbe girişimini lütuf olarak görüp, tek adam sistemini inşa ederim derseniz yanılırsınız" dedi.

 

Onların darbeci olduğu ortaya çıktı

"Cizre’ye, Silopi'ye, Sur'a gönderdiğiniz toplar savaş uçakları, tanklar, toplar, onların başındaki komutanlar, 8 aydır o şehirleri yakıp yıkıyorlar. Bak onların hepsinin darbeci olduğu ortaya çıktı" diyen Demirtaş sözü eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'na getirerek şunları söyledi: Davutoğlu'nu hatırlayan var mı ? 4c geçici sözleşme ile işe almışlardı ya. Süresi dolunca işten aldılar ya. Ne diyordu. 'Biz Cizre'yi, Sur'u ev ev temizleyeceğiz'. Siyasi olarak emri veren kendisiydi. Emrindeki subayın kripto paralelci olduğu ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı ne diyordu, 'gerekirse tek atışla vuracaksınız' diyordu. Biz ne yapıyorduk. Tankın önünde duruyorduk. Bu darbecilerin tanklarının önünde ilk biz durduk. Şehirlerimizi yakıyorlar, yıkıyorlar dedik. Biz tankın önünde durduğumuzda, bu generaller kahramandı biz vatan hainiydik. Bir ay öncesinden söz ediyorum. Adım adım darbeye böyle geldiler"

Bize ücretsiz su sıktınız

Çözüm sürecinin bitirilmesini birilerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kulağını fısıldadığını iddia eden Demirtaş, "Savaş demek, darbe demektir. Böylece Türkiye'yi darbeye hazırladılar. Bizim karşımıza topu tankı diktiniz. Buna rağmen savaşı durdurmaya çalıştık. Cumhurbaşkanı çağrı yapıyor, meydana çıkmış olanlara ücretsiz ulaşım sağlanıyor. Yürekten yanlarındayız. Bir ay önce bu kitle, tanka, topa karşı, bugün darbeci oldukları ortaya çıkanlara karşı sokağa çıktığında ücretsiz su dağıtmıyordunuz. Ücretsiz su sıkıyordunuz" diye konuştu.

 

Bunları siz atadınız

Bazılarının Gülen için meydanlarda ağlamadığını öne süren ve paralel yapının bütün kurumları ele geçirirken uyarılar yaptıklarını söyleyen HPD Eş Genel Başkanı Demirtaş, "Biz bunları yaşayarak gördük. AKP ile Paralel işbirliği 17-25 operasyonlarına kadar, al gülüm ver gülüm şeklinde gitti. Darbeyle yüzleşmek için bunları konuşmanın zamanıdır. 'Hata yaptık ey halkımız sizden özür diliyorum' demek çok mu zor. Bunları siz getirdiniz buralara. Vali yaptınız, savcı yaptınız, general yaptınız. birinci çıkan rektörleri atamadılar. En az oy alan rektörleri atadılar. Şimdi hepsini gözaltına alıyorlar. Dekanları biz atamadık , siz atadınız" şeklinde konuştu.

 

Altınızı kazıyorlar dedik

"Cemaatten kartviziti olmayanı sınıf başkanı yapmadınız be" diyerek eleştiri dozunu yükselten Demirtaş," Unuttuk mu bunları. Gülen'in duasını almayanı savcı, hakim yapmadınız. Kimin gözaltına alınacağını cemaat belirledi. Siz bunları izlediniz. Defalarca bakanlara anlattım. Beşir Atalay, Sadullah Ergin'e en az 10 defa ben anlattım. 'Bunlar sizin altınızı kazıyorlar. Asıl operasyonu siz yiyorsunuz' diye defalarca anlattım. 2 yıldır İmralı'da sayın Öcalan anlata anlata dilinde tüy bitti" dedi.

 

Hem hükümete, hem PKK’ye sesleniyorum

Toplumun barış istediğini söyleyen Demirtaş, "İmralı'da tecriti kaldırın. Ailesini, avukatları gönderin bu bir çok şeyin önünü açacaktır. Buradan hem hükümete, hem PKK'ya sesleniyorum. Yeni bir demokratik arayışın fırsatını yaratmalıyız. Savaşla, ölümle, kanla ve gözyaşıyla varılabilecek yer 15 Temmuz akşamında ortaya çıktı. Yeniden çözüm sürecine dönerek, birlikte yaşamanın olanaklarını arayalım" diye konuştu.

Olağanüstü hal uygulamasını da eleştiren Demirtaş şöyle konuştu: “Darbeyle yüzleşmek için ‘Ne istedilerse verdik. Hata yaptık, özür’ demek çok mu zor? ‘Halka değil, devlete karşı OHAL ilan ettik’ diyorlar. Halka da demokrasi ve barış ilan edin ki inanalım. Darbeye direnen bu toplum özgürlüğü hak ediyor, özgürlüğü! OHAL’i hak etmiyor, demokrasiyi hak ediyor. Darbeye ve diktatörlüğe karşı, demokrasi güçleriyle el ele vermeye hazırız. Öyle ayrı ayrı değil, el ele. Yan yana, omuz omuza.”