Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda 10. Büyükelçiler Konferansı katılımcıları onuruna verilecek öğle yemeğinde konuşuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye ekonomide de bir kuşatma altındadır" dedi. Erdoğan, Trump'ın Türkiye'ye uyguladığı vergi arttırımı için "Akşam yatıp sabah kalkıp demir çeliğe ek verdi koydum diyemezsin. Bir tarafta stratejik ortak olacaksın, diğer tarafta ayaklarına kurşun sıkacaksın" dedi. Erdoğan konuşmasında, "Devletlerin başarısının sırrı savaşa hazır olmaktır. Biz hazırız, her şeyimizle hazırız" dedi.

Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

"İçsiyasette olduğu gibi dış politikada yoğun bir gündemin içinde olduk. Makamında oturan değil, koşan, koşturan, terleyen bir cumhurbaşkanı olmaya çalışıyoruz. Yurtdışında da ülkemizin gücüne güç katmak için gayret sarfediyoruz.

Büyükelçiler Konfrensının konumu farklıdır. Tüm büyükelçilerimizin aynı çatı altında buluştuğu, ufkunun çizildiği önemli bir platform haline geldi. Bu seneki toplantının daha öncekilerden farkı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk konferansı olmasıdır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, ülkemizin ihtiyaçlarına en uygun modeldir. 16 Nisan halkoylaması ve 24 Haziran seçimleri Türk demokrasisinin ulaştığı seviyeleri göstermektedir. 

TÜRKİYE EKONOMİK BİR KUŞATMA İLE KARŞI KARŞIYA

Sistem ne kadar mükemmel olursa olsun, başarısını ya da başarısızlığını belirleyecek olan insandır. İnsanı dikkate almayan hiçbir sistem başarılı olamaz. Yeni yönetim sisteminin de başarı çıtasını insan belirleyecektir. Sistemin pürüzsüz şekilde işleyebilmesi için tesis edeyeceğimiz anlayış ile mümkündür. Herkes tam bir koordinasyon içinde büyük ve güçlü Türkiye ideali için çalışma, üretmek zorundadır. Yersiz kaygılardan ve koordinasyon eksikliğine asla tahammülümüz yoktur. Statüsü, konumu, unvanı ne olursa olsun tüm kadrolarımızın aynı adanmışlıkla meseleye eğilmesi gerekiyor. Hiç kimsenin sistemi tıkmasına, yavaşlatmasına izin veremeyiz. Yeni dönemde üst kademe yöneticilerimizin omuzlarına daha fazla yük düşüyor. Devletimizi ve Cumhurbaşkanlığı makamını temsil eden sizlerin mesuliyeti daha da ağırlaşıyor. Devletimizin ve hükümetimizin dış politika vizyonuna uygun olarak pek çok diplomatik çalışmada rol aldınız. Hariciye geleneğimizi en güzel şekilde temsil ettiniz. Diplomasinin inceliklerini kullanarak ülkemizin konumunu üst sıralara taşıdınız.

 

 

 

 

Türkiye'nin son yıllarda elde ettiği uluslararası zaferlerde siz büyükelçilerin de büyük payı bulunuyor. Harici teşkilatı güçlü olmayan devletin beynelminel ilişkilerde güçlü olması beklenemez. Birikimleriyle, özgüvenleriyle bizim diplomatlarımızın güçlerini ve kabiliyetlerini gayet iyi tanıdım ve biliyorum. Bu kadroyu yeteri kadar etkin şekilde kullanamadığımıza da inanıyorum. Sizlerden daha büyük gayretler ve sonuçlar bekliyoruz. 

Görünen köy kılavuz istemez. Türkiye diğer alanlarda olduğu gibi ekonomide de bir kuşatma ile karşı karşıya kalarak Gezi olayları ile başlayan 17-25 Aralık'la devam eden 15 Temmuz'la bir üst aşamaya taşınan saldırıların devam edeceği açıktır. Son yıllarda terörden ekonomik manipülasyonlara maruz kalmamızın sebebi milli menfaatler konusunda tavizsiz tutum takınmamızdır. Siyasetin yeniden vesayetin eline geçmesine izin vermedik. Terör örgütleri üzerinden kurulan oyunları deşifre edip önüne geçtik. Suriye'de etrafımızda oluşturulmaya çalışan terör koridoruna izin vermedik.

“BİR YANDAN STRATEJİK ORTAK OLACAKSIN, DİĞER YANDAN AYAĞINA KURŞUN SIKACAKSIN”

Döviz kurundaki gelişmelerin ekonomik temelinin olmadığını, ülkemize saldırı niteliği taşıdığı herkesin tespitidir. Dünya Ticaret Örgütü var, atılan adımların bu örgütün umdeleriyle alakası var mı? Ben yaptım oldu diyemezsin. İstediğin kadar başkan ol. Akşam yatıp sabah kalkıp demir çeliğe şu kadar vergi koydum diyemezsin.

Böyle bir şey kabullenebilir mi? Bizim bunlara eyvallah dememiz mümkün değildir. Uluslararasında güven bir şey kalır mı? Bir taraftan stratejik ortak olacaksın, öbür taraftan stratejik ortağına evet, ayaklarına kurşun sıkacaksın. Bir taraftan Afganistan’da herkes terk ederken beraber olacaksın, Somali’de NATO’da beraber olacaksın, sonra kalkıp stratejik ortağını sırtından vurmaya yöneleceksin. Böyle bir şey kabullenebilir mi? Bunlara eyvallah etmemiz mümkün değildir.

"BATTIK-BİTTİK... BÖYLE BİR ŞEY YOK"

Bugün yaşadığımız hadisenin ne 1994 kriziyle, ne 2001 kriziyle ne 2007 kriziyle bir ilgisi yoktur. Gerçekten bambaşka bir durumla karşı karşıyayız. Bu saldırılara karşı hazine ve maliye bakanlığımız ile ekonomi birimlerimiz gereken adımları atıyoruz, atmaya devam edeceğiz. Şu anda bizim bütün olaylar karşısında temkinli bir şekilde attığımız adımlar var, atacağımız adımlar var, çeşitli planlarımız var. Kurun geldiği yerin ekonomik izahı olmadığı gibi, biz kur şöyle oldu böyle oldu demek suretiyle ‘battık, bittik’ böyle bir şey yok. Türkiye'nin ekonomik dinamikleri sağlamdır, güçlüdür ve yerinde olmaya da evelallah devam edecektir.

"SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN BİR ÇOK ‘EKONOMİK TERÖR’ KİŞİLİKLERİ VAR"

Döviz kurunun özellikle ekonominin kuralları içindeki makul seviyesi neyse, en kısa zamanda oraya da oturacaktır. Hiç endişe etmeyin, bu konuda rahat olun. Ülke olarak bu süreçte serbest piyasa ekonomisinin kurallarından taviz vermedik. Aksi yönde çıkartılan söylentilere itibar edilmemelidir. Sosyal medya üzerinden bir çok ‘ekonomik terör’ kişilikleri var. Onların yaptığı çalışmalar var. Yargımız tedbirini almıştır, SPK ile üzerine gidiyoruz. Bunları yakaladığımız yerde de gereken cezayı bunlara da uygulayacağız. Çünkü bütün bunlar bu vatana ihanettir. Bu ihanet şebeklerine de elini kolunu sallayarak gezebilirsin demeyeceğiz, dedirtmeyeceğiz.

"SEN BENİM HAFIZA KAYITLARIMI NEREDEN OKUYORSUN"

Dün de söylediğim gibi biz bu oyunu gördük. Tavrımızı ortaya koyduk. Diğer alanlarda da aynı şekilde yolumuza devam ediyoruz. Neler söylüyorlar? İşte “C planı… C planının arkasında yatan şu.. Nedir? Sermayeye el koyma…” Sen benim hafıza kayıtlarımı nereden okuyorsun? Bunlar falcı mıdır nedir? Anlamak mümkün değil. Böyle bir şey mi açıkladık? Neye göre bunları söylüyorsun. Bunlar maalesef gerçekten ihanet şebekesi. Ama biz bunlara yüz vermeyeceğiz. Gereği neyse, işte bu tür spekülasyonları yapanlara da gereken bedeli ödeteceğiz.

Milli güvenliğimizi tehdit eden FETÖ ihanet çetesinin ve bölücü terör örgütünün sadece saldırılarını engellemekle kalmadık, inlerini başlarına geçirdik. Bunların da inlerini başlarına geçireceğiz. Türkiye’yi kendi vatandaşlarıyla beraber yüz milyonlarca insanın umudu haline biz getirdik.

Ülkemize yönelik son yıllarda artan saldırıların hedefi asla partiler, şahıslar, kurumlar değildir. Ciddi bedeller ödemiş bir devlete karşı her alanda düşmanca tavır içine girilmesinin hiçbir makul gerekçesi yoktur. Burada amaç bağcıyı dövmek, hatta mümkünse bağcının dişlerini dökmek, ciğerini sökmektir. Asıl mesele Türkiye’yi hedeflerinden, hak ve adalet arayışından vazgeçirmektir. Maruz kaldığımız oyunların gayesi ülkemizi tekrar boyunduruk altına sokarak, cüssesi büyük ama içi boş kağıttan kaplana dönüştürmektir. Hangi cafcaflı kavramlarla süslenirse süslensin, operasyonun gerçek sebebi budur.

Bu saldırılardan alnımızın akıyla çıkmak da milletimizin desteğiyle mümkündür.

Ya bir yol bulacağız, ya bir yol bulacağız. Bunun başka çıkışı yok. İnşallah bu oyunu hep birlikte bozacağız. Devletimize atılan iftiraları hep birlikte boşa çıkaracağız. Siz büyükelçilerimizi cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin getirdiği enerjiyi, dinamizmi en iyi şekilde kullanarak seferberlik ruhuyla çalışmaya davet ediyorum. Yeni dönemde sizlerin çok daha etkin çalışmalara imza atacağınıza inanıyorum. Millet olarak bu coğrafyadaki varlığımızı, birilerinin ihsanına ikramına borçlu değildir. Her zaferimizin ardında milletimizin fedakarlığı vardır, alın teri vardır, kanı canı vardır.

“TÜRKİYE’NİN KIRMIZI ÇİZGİLERİ BELLİDİR”

Adları, sanları, cüsseleri, kendilerine biçtikleri rol ne olursa olsun küresel sistemin kabadayıları bedeli kan ile ödenmiş kazanımlarımıza, hoyratça destursuzca el uzatamaz. Hele hele sözüm ona hukuk namına hukuksuzlukları bize kimse dayatamaz. Türkiye’nin kırmızı çizgileri bellidir. Bizim gayemiz milletimizin huzur ve ehliyeti yanında, yakın komşularımızdan başlayarak bölgemize ve dünyaya istikrarın hakim olmasıdır.

“BARIŞI SAĞLAMANIN YOLU HER ALANDA AKTİF OLMAKTAN, GÜÇLÜ OLMAKTAN GEÇİYOR”

Gazi Mustafa Kemal’in veciz ifadesiyle “Yurtta sulh cihanda sulh” dış politikamızın temel önceliğidir. Nasıl bal bal diyerek ağız tatlanmazsa, sulh sulh diyerek barış tesis edilemez. Barışı sağlamanın yolu her alanda aktif olmaktan, güçlü olmaktan geçiyor. Devletlerin başarısının sırrı savaşa hazır olmaktır. Biz hazırız, her şeyimizle hazırız."odatv