TGC Yönetim Kurulu ve Gazetecilere Özgürlük Platformu, bir açıklama yaparak Diyarbakır’ın Sur ilçesinde gerçekleşen saldırı olayını takip ederken gözaltına alınan Evrensel Gazetesi muhabirleri Hasan Akbaş, Fırat Topal, Serpil Berk ve Serbest Gazeteci Sertaç Kayar’ın serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Evrensel'in Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat da "Gazeteciler derhal serbest bırakılmalı"açıklaması yaptı. Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç ve Basın Konseyi Genel Sekreteri Zeynel Lüle ile Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, konuyu takip ettiklerini bildirdi.

"Bir kez daha hatırlatıyoruz. Gazetecilik suç değildir" denilen TGC Yönetim Kurulu’nun açıklamasında ise şu görüşler yer aldı:

“Diyarbakır'ın Sur ilçesinde On Gözlü Köprü yakınlarında gerçekleşen saldırının ardından olay yerine haber takibi için giden dört gazeteci göz altına alınmıştır. Gözaltında tutulan Evrensel Gazetesi muhabirleri Hasan Akbaş, Fırat Topal, Serpil Berk ve Serbest Gazeteci Sertaç Kayar’ın avukatlarıyla görüşmeleri de engellenmiş, kıyafetlerinin kriminal incelemeye alındığı öğrenilmiştir. Gazetecilerin kıyafetlerinin böyle bir incelemeye tabi tutulması ‘gazetecilik faaliyetinin yine bir suç olarak görüldüğünü ortaya koymaktadır. Bir kez daha hatırlatıyoruz. Gazetecilik suç değildir. Meslektaşlarımızın gözaltına alınması ve kıyafetlerinin kriminal incelemeye tabi tutulması halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkının engellenmesidir. Meslektaşlarımızın en kısa sürede serbest bırakılmasını istiyoruz.”

BİR AÇIKLAMA DA GAZETECİLERE ÖZGÜRLÜK PLATFORMU'NDAN

Gazetecilere Özgürlük Platformu da bir açıklama yayımlayarak 4 gazetecinin derhal serbest bırakılmasını istedi. Gazetecilerin kıyafetlerinin kriminal incelemeye gönderilmesini sert bir dille eleştiren Platform açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde On Gözlü Köprü yakınlarında gerçekleşen saldırıyı haber yapmak amacıyla bölgeye giden Evrensel Gazetesi muhabirleri Hasan Akbaş, Fırat Topal, Serpil Berk ve Serbest Gazeteci Sertaç Kayar dün akşam saatlerinde gözaltı alındılar.

Diyarbakır'daki saldırıyı kamuoyuna ilk olarak olay yerinden duyuran ve fotoğraflar geçen gazetecilerin gözaltına alınmasının savcılık talimatıyla gerçekleştiği öğrenildi.  

Meslektaşlarımızın görevlerini yerine getirirken gözaltına alınmalarını,  halkın haber alma hakkına bir müdahale olarak görüyoruz.

Olay sırasında  yakın bir kafede çay içerlerken, patlama üzerine olay yerıne ulaşıp,ilk haberleri kamuoyuyla paylaşan gazetecilerin, "şüpheli" olarak görülmesi ve gözaltına alınmaları basın özgürlüğüne aykırıdır.

Saatlerdir gözaltında tutulan gazetecilerin elbiselerinin de kriminal incelemeye gönderilmesi, olay gazeteciliğinde sıklıkla rastlanılan bir uygulama değildir. Yaşanan O HAL kapsamında da,  alışkanlığa  yol açmamasını dileriz.   

Evrensel gazetesinin 3 kadrolu muhabiri ile Reuters'ın serbest muhabirinin biran önce salıverilmesini talep ederken, halkın doğru ve yansız haber alma hakkı ile basın özgürlüğünün sonuna kadar korunmasının önemini hatırlatırız."

EVRENSEL'DEN TEPKİ

Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat da Diyarbakır'da gözaltına alınan muhabirleri ve Gazeteci Sertaç Kayar'la ilgili açıklama yaptı.

Sertaç Kayar'ın bu yıl 19’uncusu düzenlenen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri yarışmasında fotoğraf ödülüne değer görüldüğünü hatırlatan Polat'ın açıklaması şöyle:

"Hasan Akbaş, Fırat Topal, Serpil Berk ve Sertaç Kayar, saldırı öncesinde On Gözlü Köprü yakınlarında çay içiyorlardı ve saldırı anında da bölgede bulundukları için hızla olayı takip edip, haber geçtiler.

Hasan Akbaş da saldırıyı Twitter hesabından şöyle duyurdu: 'On Gözlu Köprü’deyim. Polis araclarının geçişi sırasında şiddetli patlama yaşandı. Çok sayıda kişi yerlerde.'

Ardından dördü de polis tarafından görevleri başındayken gözaltına alındılar. Muhabirlerimizin ve meslektaşımız Sertaç Kayar’ın gözaltına alınmalarının hiçbir haklı ve anlaşılabilir gerekçesi yoktur.

Gözaltı haberini aldıktan sonra, Diyarbakır Valiliği Basın Müdürü Mustafa Çakmak’ı telefon ile aradım ve konuya dair olarak ilgilerini rica ettim. Çakmak, kısa bir süre sonra beni aradı, dördünün de gözaltında olduğunu teyit etti ve “Savcılık tahkikatı var. Bu aşamada biz bir şey yapamayız” dedi.

Dün gece birkaç kez görüştüğüm Diyarbakır Baro Başkanvekili Avukat Ahmet Özmen, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüştü ve dört arkadaşımızın da gözaltında olduğunun kendisine bildirildiğini söyledi. İlgisi ve titiz takibi için Özmen’e teşekkür ederim.

Ve en son olarak dün gece Diyarbakır Temsilcimiz Cumhur Daş’ı arayan bir avukat, muhabirlerimizin elbiselerinin kriminal incelemeye gönderileceğini belirtti. Bunun üzerine de kendilerine yeni kıyafet ulaştırıldı. Gözaltındaki muhabirlerimiz henüz avukatları ile görüştürülmediler. Elbise konusunda aracılık eden avukat da başka bir vesile ile emniyette bulunurken konu kendisine iletilmiş.

Şimdi soruyoruz; olay yerinde halkın haber alma hakkının bir gereği olarak bulunan, görevini icra etmeye çalışan muhabirlerimiz Hasan Akbaş, Fırat Topal, Serpil Berk ve meslektaşımız Sertaç Kayar neden gözaltına alındı?

Ortalığın can pazarına döndüğü bir yerde polisin işi, olay yeri incelemesi yapmak ve yaralıların hastaneye intikaline yardımcı olmak yerine neden işini yapan gazetecileri gözaltına almak olmuştur?

Arkadaşlarımızın elbiselerinin kriminal incelemeye gönderilmesinin mantığı nedir?

Basın özgürlüğüne açık bir darbe daha anlamına gelen bu gözaltılara bir an önce son verilmesini, arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmalarını talep ediyor ve bir daha haykırıyoruz: Gazetecilik suç değildir!"

BASIN KONSEYİ VE RSF, POLAT'I ARAYIP BİLGİ ALDI

Evrensel'in haberine göre Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç ve Basın Konseyi Genel Sekreteri Zeynel Lüle ile Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, konuyla ilgili olarak da Fatih Polat'ı arayarak bilgi aldılar ve konuyu takip ettiklerini söyledi.