Hüseyin Ersöz yazdı: Hem CHP'de vekil olacaksın hem de bunları bilmeyeceksin

Ergenekon Soruşturmasında saymakla bitmeyecek hukuksuzluklar gerçekleştiren, Odatv Soruşturmasında basılmamış kitabı toplatan bir dönemin kudretli Savcısı Zekeriya Öz.

Balyoz Soruşturması ve İstanbul Askeri Casusluk Davası'nda görev alan SavcıCelal Kara.

Ergenekon Soruşturmasını yürüten, Hrant Dink Suikastı Soruşturmasını yıllarca sürüncemede bırakan, Gezi Parkı Protestolarıyla ilgili yargı sürecini başlatan Savcı Muammer Akkaş.

Ne mi ortak özellikleri?

Ergenekon ve türevi soruşturma süreçlerinde gerçekleştirdikleri hukuka aykırı gözaltılar, aramalar ve tutuklamalar...

AK Partili siyasilere yönelik gerçekleşen 17 ve 25 Aralık Operasyonları...

Hayır, hiçbiri değil kastettiğim.

Konu bir CHP Milletvekili aslında.

Ne ilgisi var demeyin. İlgisi şurada...

Hukukçu olabilir, hukuka aykırılıkları dile getirebilir, haksızlığa uğrayanları her platformda savunabilirsiniz.

Ancak savunduğunuz değerleri "siyasi malzeme" haline getirdiğinizde yada "popülist söylemler" içine girdiğinizde geçmişte yaptıklarınız da sorgulanmaya başlanacaktır.

"SAVCINA SAHİP ÇIK" KAMPANYASI...

 

Kastettiğim kişi CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal.

Mahmut Tanal, Ergenekon ve Balyoz gibi yargılama süreçlerine ilgi gösteren siyasi kişiliklerden biri. Ancak tek savunucusu değil.

Böyle söylersem, herkesin sustuğu sırada cezaevindekilerin sesi olan Umut Oran ve Bülent Tezcan gibi isimlere de haksızlık etmiş olurum.

Ancak Mahmut Tanal'ı diğerlerinden ayıran özellik son dönemde Cemaat Medyası olarak bilinen kanal ve gazetelere verdiği demeçler...

Savcılar Celal Kara ile Muammer Akkaş'ın tedbiren görevden alınmaları sonrasında sosyal medya üzerinden başlattığı "Savcına Sahip Çık" kampanyası...

Mahmut Tanal'ı siyasi yargılama süreçlerine olan ilgisi nedeniyle tanırım. Bunun dışında bir tanışıklığım yok.

Bu sebepten kendisine karşı bir önyargım da yok. "Atak tavrı" her zaman dikkatimi çekmiştir sadece. Son günlerde ise Cemaate yönelik gerçekleşen operasyonlara gösterdiği "ilgi".

POPÜLİZMİN DE ÖTESİNDE BİR TAVIR

 

Ancak söylemleriniz bir dönem yaşanan hukuksuzlukların müsebbiplerine "koşulsuz şartsız sahip çıkmaktan" da öte onları "halkın savcısı" olarak gösterme noktasına varmışsa, o zaman samimiyetinizi sorgulamak zamanıdır.

Bugün Savcı Celal Kara'yı savunmak, özgürlük bekleyen 43 İstanbul Askeri Casusluk Davası Sanığına haksızlık etmek demektir.

Celal Kara'nın Balyoz Soruşturmasında görev üstlendiğini bilmeden "halkın savcısı" ilan etmek, popülizmin de ötesinde bir tavır sergilemekten başka bir şey değildir.

Savcı Muammer Akkaş'ın, Ergenekon Soruşturmasını yine görevden alınan Cihan Kansız'dan devralan Savcı olduğunu bilmeden konuşmak, Gezi Parkı Olaylarıyla ilgili soruşturma başlattığını bilmeden savunuculuğunu üstlenmek "halkın yanında olmak" demek değildir.

MANŞETLERLE "LİNÇ EDEN" CEMAAT MEDYASINA ÇIKIP...

 

Görevden alınan Savcılar Zekeriya Öz, Ercan Şafak ve Cihan Kansız'ın Ergenekon ve Odatv Soruşturmalarını yürüten kişiler olduğunu bilmeden söylem geliştirmek "sorumluluk örneği" olarak yansıtılamaz. Bu başka bir şeydir.

Görevden alınan Savcılar Bilal Bayraktar ve Savaş Kırbaş'ın Balyoz Soruşturmasında yargılanan askerlerin yıllarını elinden alan kişiler olduğunu bilmiyor olabilirsiniz, ancak en azından "bir bilene sormayı" düşünmeliydiniz.

Sovyet Rusya'nın resmi yayın organı Pravda'dan daha kötü bir yayın çizgisine sahip olan ve bir dönem dokuz sütuna attıkları manşetlerle insanları "linç eden" Cemaat Medyasına çıkıp, insanların cezaevinde ölümüne sebep olan hukuksuzlukların mimarı polisler ve Savcılara sahip çıkabilirsiniz.

Size mikrofon uzatıldığında, bu kişilerin geçmişte aynı siyasi partide görev aldığınız Mehmet Haberal, Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan'a yaşattıkları "zulmü dile getirip", sonrasında "bu zulüm onlara reva görülmemeli" derseniz diyecek bir lafımız olmaz.

Ancak bunu yaptığınız takdirde Cemaat Medyasında bir daha size yer verilmeyeceğini göze alacak öngörüye sahip olmalısınız.

Geçmişin karanlığı üzerine kimseyi kahraman ilan etmeye çalışmayın. Bunu başaramazsınız. Bu ancak geçmişte yaptıklarınızın ne kadar samimi olduğunun sorgulanmasına neden olacaktır.

Ergenekon Davası'nda hukuksuzluklara karşı gösterdiğiniz direnci insanların önüne koyup kendinize bir "zırh" da yaratamazsınız. Bu ahlaki olmaz.

Cemaat Medyası tarafından yaratılmak istenen algı şuan cezaevinde olan polislerin masum olduğuna dairken, buna samimiyetle inanıyorsanız savunmanız, başkasını bilmem ama beni rahatsız etmez.

Sadece bir dönemin sorumlularını "halk kahramanı" gibi gösterip aklımızla dalga geçmeyin yeter.

Aksi halde halkın sizi ciddiye almadığı günlerin başlaması yakındır.

Bu durum beni fazlasıyla üzer.

Av. Hüseyin Ersöz

twitter.com/ersozhuseyin

Odatv.com