CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Tutuklu gazetecilere uygulanan tecrit için alt komisyon kurulmasını önerdi. İlgezdi’nin konuyla ilgili önerisi şöyle;

 

Anayasamıza göre Devlet, yurttaşlarının hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla görevlidir. Bu hak kuşkusuz tutuklu ve hükümlüler için de geçerlidir. Sağlık açısından risk oluşturan mahkûm koğuşları tespit edilmeli, yaşam hakkının ihlal edilmesinin önüne geçilmelidir.

 

Can Dündar ve Ekrem Gül’ün de tutuklanmasıyla birlikte hapisteki gazeteci sayısı 32’ye yükselmiştir. Halkın haber alma özgürlüğü için mücadele ederken tutuklanan gazetecilerimize uygulanan tecrit kabul edilemez.

 

 

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi Gamze Akkuş İlgezdi, komisyona sunduğu önergelerle, “İş Güvenliği ve İşçi Ölümleri”, “Hastanelerdeki Tutuklu ve Hükümlü Koğuşları” ile “Tutuklu Gazetecilere Uygulanan Tecrit” konularında ayrı ayrı alt komisyon oluşturulmasını önerdi.

 

Gündemindeki konuları görüşmek üzere AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu başkanlığında toplanan İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda konuşan Gamze Akkuş İlgezdi, tutuklu ve hükümlülerin sağlık hizmetlerinden Sağlık, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları arasında imzalanan üçlü protokol vasıtasıyla yararlandığını ancak söz konusu bu protokolün işletilmediğini söyledi. 

 

Tutuklu ve hükümlülerin tedavilerinin yürütüldüğü devlet hastanelerindeki fiziki koşulların yetersiz olduğunu, tutuklu ve hükümlülere jandarma nezaretinde muayenenin dayatıldığını, bu sebeple kişilik haklarının ihlal edildiğini, itiraz eden doktorlar hakkında ise soruşturma açıldığını ifade eden İlgezdi, Devlet ve Üniversite Hastanelerindeki mevcut mahkûm koğuşlarının tespit edilerek, Komisyon tarafından yerinde inceleme yapılmasını ve insan sağlığı açısından risk oluşturan mahkûm koğuşlarının iyileştirilmesi için alt komisyon kurulmasını istedi.

 

Tutuklu Gazetecilere uygulanan tecrit’i de gündeme getiren İlgezdi, Can Dündar ve Ekrem Gül’ün ne koridorda, ne de ortak havalandırmada bir araya gelmelerine izin verilmediğini, bu uygulamanın sadece tutuklu gazetecilerle sınırlı olmadığını, Türkiye’nin bütün hapishanelerinde uygulandığını dile getirdi.

Komisyon’da yapılan oylamayla CHP’li İlgezdi’nin Hastanelerdeki Mahpus Koğuşlarına yönelik önergesi, AKP İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner’in önergesi ile birleştirilerek, “Tutuklu ve Hükümlüler” alt komisyonu kuruldu. Tutuklu gazetecilere uygulanan tecrit ile ilgili önerge ise komisyonun gelecek toplantısında ele alınacak.

 

 

CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi’nin önergesi şu şekildedir:

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA

 

Tutuklu ve hükümlülerin sağlık hizmetlerinden faydalanması; Sağlık, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları arasında imzalanan üçlü protokol vasıtasıyla mümkün olmaktadır.

İmza altına alınan protokol gereğince, hükümlü koğuşu ve servisi; hastane bünyesinde doğrudan güneş alan diğer hasta odaları ile aynı şartları taşıyan, erkek, kadın ve gerekli durumlarda çocuk olmak üzere en az birer odadan oluşan, firara karşı engellerin bulunduğu, dış güvenliğinin jandarma, iç güvenliğinin ise ceza infaz kurumu personeli tarafından sağlandığı, hükümlü ve tutuklulara yatarak tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri verilmek üzere ayrılan bölümler olarak ifade edilmiştir.

 

Aynı protokol gereğince hükümlü ve tutukluların hastanelerde yapılacak muayenelerinin, firara karşı engellerin bulunduğu muhafazalı odalarda yapılması ve tutuklu ya da hükümlüye refakat eden Jandarma görevlisinin muayene esnasında oda dışında bulunması öngörülmüştür. Ancak muhafazalı muayene odaları mevcut değilse jandarmanın muayene odası içinde kalması ve doktorla hasta arasında geçecek konuşmaları duymayacak uzaklıkta koruma tedbiri alması öngörülmüştür.

 

Ancak, söz konusu bu protokolün işletilmediği, tutuklu ve hükümlülerin tedavilerinin yürütüldüğü devlet hastanelerindeki fiziki koşulların yetersiz olduğu, tutuklu ve hükümlülere jandarma nezaretinde muayene dayatıldığı, bu sebeple kişilik haklarının ihlal edildiği, bu duruma itiraz eden doktorlar hakkında soruşturma açıldığı iddia edilmektedir.

 

Bu iddialar, Türkiye İnsan Hakları Kurumu tarafından geçtiğimiz Mayıs ayında yayımlanan “Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Mahpus Hasta Bölümü Ziyaret Raporu”nda da açıkça dile getirilmiş ve doğrulanmıştır.

 

 

 

Söz konusu raporda ayrıca mevzuatta, tutuklu ve hükümlü ayrımı yapıldığı, tutukluların üçlü protokol kapsamı dışında bırakıldığı, tüm ulusal ve uluslararası belgelerde cezaevlerinde tutulanların hekimlere ulaşma ve tedavi hakkı olmasına karşın, bu hakkın yeterince karşılanmamasının ciddi bir insan hakları ihlali olduğuna vurgu yapılmıştır.

 

Bu rapora ek olarak, Sağlık Bakanlığına bağlı devlet hastanelerindeki mahkûm koğuşlarının fiziki yapılarının yetersiz olduğu da Ceza ve Tevkifevleri 2014 Faaliyet raporunda açıklanmıştır.

 

2014 yılsonu verilerine göre ağır ve sürekli hastalığına bağlı olarak ceza tehiri için başvuruda bulunan hükümlü ve tutuklu sayısı 3.358’dir.

 

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre Devlet, yurttaşlarının hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla görevlidir. Bu hak kuşkusuz tutuklu ve hükümlüler için de geçerlidir. Bu amaçla Devlet ve Üniversite Hastanelerindeki mevcut mahkûm koğuşlarının tespit edilerek, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu tarafından yerinde inceleme yapılmasını ve insan sağlığı açısından risk oluşturan mahkûm koğuşlarının tespit edilerek, yaşam hakkı gibi temel insan hakkının ihlal edilmemesi için alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla “Hastanelerdeki Tutuklu ve Hükümlü Mahkûm Koğuşlarını İnceleme” alt komisyonu kurulmasını arz ve teklif ederiz.