Bu sabah, TV’de CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun canlı yayımlanan konuşmasını izledim. Bildik sözler, Hak hukuk demokrasi adalet, kul hakkı vb sözler.

 

 

Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’a şunları söylüyor “Kendisine çağrı yapmıştım. Aynı çağrıyı bir kez daha yapıyorum. Benim davamda onlarca dilekçe yazdın sayfalarca yazı yazdın. Senden tek sayfalık bir dilekçe istiyorum. İsviçre’ye tek bir sayfa dilekçe yazacaksın.

 “Benim ve çocuklarımla ilgili İsviçre bankasından param olduğu söyleniyor. Benim sizde param yok mu var mı bunu açıklayın” desin. Dilekçe yazamıyorum derse söz ben yazacağım. Avukat parası bulamıyorum derse söz ben vereceğim” diyor.

Kılıçdaroğlu, bunları söylüyor ancak, kendi belediyelerinde yaşanan usulsüzlük ve hukuksuzluğu görmezden gelip,  adeta göz yumması nedeniyle de söylediği sözlerin toplumda inandırıcılığı olmuyor.

Usulsüzlüğün, hukuksuzluğun küçüğü büyüğü olmaz.

Kendi partinizin belediyelerinde yaşanan usulsüzlükleri, hukuksuzlukları görmezden gelip, sadace Ak Partili belediyelerini ve Erdoğan’ın yaptığı usulsüzlükleri ve hukuksuzlukları gündeme getirirseniz, kusura bakmayın kimse söylediklerinize itibar etmez. Ama siz kendi belediye başkanlarınızın yaptıklarının hesabını sorarsanız, bütün toplum arkanızda durur. Aksi takdirde kendiniz söyler kendiniz dinlersiniz.!

Bir iş adamı çıkıp gazeteye “Belediye Başkanı benden elden 250 milyar para aldı beş yıldır ödermiyor, aynı durumda benim gibi bir çok iş adamı daha var” diye açıklama yapacak. Bu haber gazetede manşetten yayımlanacak, Genel Başkan olarak İl Başkanı olarak İlçe Başkanı olarak gık’ınız çıkmayacak, sonra’da Tayyip Erdoğan’a söz söyleyeceksiniz ve bunlara da milletin inanmasını bekleyeceksiniz.!

Maltepe Belediyesi’nde İller Bankası arazisi ile ilgili yaşananlar ortada. 2011 yılında Bakanlığın buraya yaptığı plana, eski Belediye Başkanı Mustafa Zengin, İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı, İlçe Başkanı Süleyman Kıpırtı ve İBB Meclis üyeleri olarak arazi önünde protesto eylemi yapacaksınız  İl Başkanı Salıcı “burada 240 milyon rant var” “ birileri zengin olacak” diye açıklama yapacak.

Sonra, belediye başkanı değişecek, yeni göreve gelen Belediye Başkanınız Ali Kılç, ihaleden sonra bakanlığın yaptığı ikinci  plan tadilatıyla inşaat oranı nedeyse iki katına çıkarılan bloklar 70 metreden  134 metreye çıkarılacak, belediyeniz, üstelik 100.000 ölçekli plan notlarında İBB’den “silüet onayı” alınması gerekir yazısına rağmen bu onayı da almadan inşaat ruhsatı verecek.

Tıp oyunu oynayan çocuklar gibi “Tıp oyunu” oynayacaklar. İl Başkanı Salıcı’nın gık’ı çıkmayacak. İlçe Başkanı’nın gık’ı çıkmayacak. Genel Başkanı’ın gık’ı çıkmayacak.

Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın Gık’ı çıkmayacak.!

Peki sormazlar mı, eski belediye başkanı deneminden bu güne, ne değişti de ruhsat verdiniz. O fotoğrafta eski belediye başkanı ile eski ilçe başkanının değişmesinden başka hiç bir şey değişmedi.

Şimdi siz bunları görmezden gelip Erdoğan’ın hesaplarını sorarsanız, birileri de bunları size sorar.!

Bu inşaatla ilgili kounun uzmanı bir kişinin yaptığı hesaplamaya göre, inşaat bittikten sonra tüm iş yeri ve daireler satıldığında toplam değerinin 1 milyar dolar ettiği söyleniyor.

Maltepe’de kamu arazisinde yaşanan durumun bir benzeri de Kartal’da eski çimento fabrikasının bulunduğu alanda yapıldı ve bu alan imara açılarak DAP yapıya verildi.Belediye Başkanının dava açma hakkı bulunmasına rağmen açmadı.

Şimdi siin belediyelerinizde yaşanan bu kadar haksızlık hukuksuzluk ortada iken, kim kime neden inansın?