Kartal Belediyesi’nin Muharrem ayında “Matem-i Muharrem Konseri” düzenlemesine tepkiler sürüyor. Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Baki Düzgün “konser gibi çalışmalar hiç doğru değil. Bizim üzerimizden ne hesaplar yapılıyorsa yanlış. “Bazı Cemevlerinin, biz falan belediye ile filan belediye ile iftar verdik, lokma verdik” davranışları da yanlış. Bu tür davranışlar inancın için boşaltmak, inancı asimile etmeye dayalı çalışmalardır doğru değil dedi.

 

Alevi Bektaşi Federasyon Genel Başkanı Baki Düzgün, Alevi dünyasında muharrem ayında konser etkinlik yada eğlence gibi  şeyler yapılmadığını belirterek  “ Alevilerde muharrem ayında 12 gün boyunca bunlar yapılmıyor. Ancak 12 günün soununda kerbelanın yasını anlattığı için mersiye yapılıyor. Yani , Ah Hüseynim gibi Kerbelada ki katliamı anlatıyor. Bir nevi ağıtın söze dökülmesi gibi.

Erdal Erzincan’ın da bu konsere katılmasını da doğru bulmadığını belirten  Baki Düzgün,  Erzincan’ın konserden olmayabilir mi sorusuna “Erdal Erzincan’ın da buna katılmasını da doğru bulmuyorum. Ayrıca da haberi olmadığı konusu bana innadırıcı gelmez haberlerinin olmaması mümkün değil” dedi

 

Ucuz politikalar

Baki Düzgün bu konuda ki değerlendirmesi şöyle  “Ramazan ayında belediyeler meydanlarda sokaklarda  iftar açma programları yapıyorlar. Muharrem ayında da böyle şeyler yapılıyor Bunları yanlış buluyorum doğru bulmuyorum.

Ne devletin ne belediyelerin inanç meselelerine karışmaması lazım. Hakla kişi arasında ki meseledir, itikattır. Böyle bir günde  ‘ben bakın ramazanda da, muharremde de yurttaşlarımın yanındayım gibi bir ucuz politikaya girerseniz, size şunu sorarlar hani bu ülke laikti han bu ülkede din devlet işlerine karışmazdı.

Yani bu paralar buralara harcanacağına vatandaşın hizmetine harcansın. Ben Alevi kurumunun Genel başkanıyım, istemiyorum böyle bir şeyi, harcanan parayla 3-4 tane çocuk okuturum, burs isteyen çocuklar var bunları okuturum. İhtiyacı olan, evine ekmek görütemeyen yoksulluk içinde yaşayan insanlara yardı ederim. Orucunu tutan insanların, orucunu açacak kadar evnde lokması vardır.

Onun için muharrem ayında yapılan bu tür çalışmaları etkinlikleri doğru bulmuyorum. Bana samimi de gelmiyor. Hele konser gibi çalışmalar hiç doğru değil. Bizim üzerimizden ne hesaplar yapılıyorsa yanlış” dedi.

Cemevleri’nin belediyelerin tanıtımını yapması onların ayıbıdır

Düzgün işin özü ile ilgili ise şunları söyledi “Bu işin özü şudur,  12 günden sonra 13. gün kurbanlarını kesip yoksullara dağıtılır, aşureler pişer dağıtılır ondan sonra normal yaşama dönülür. Bizim inancımız gösteriş üzerine yapılmaz, sosyal medyada ve basın yayın organlarında dile getiriyorlar bu doğru değil. İbadetin gizlisi makbuldür.

Bu tür davranışlar inancın için boşaltmak, inancı asimile etmeye dayalı çalışmalardır doğru değil.

“Bazı Cemevlerinin, biz falan belediye ile filan belediye ile iftar verdik, lokma verdik” açıklamaları ile ilgili ise Düzgün ”Cemevlerimizin bu tur reklamlara, tanıtımlara girmesini doğru bulmuyorum. Cemevimizde canlar gelir toplanır lokma verir oruç açılır. Bunları böyle bakın ben ne kadar oruç açtırıyorum demek doğru değil, bunlar doğru yaklaşım değil. İnsanlar gelir orucunu açarlar ibadetlerini yapar giderler.

Bırakın insanlar kendi inandıklarını yaşasınlar. Reklamın yapmadan, tanıtımını yapmadan şaşaalı gösterişli yemekler vermeden, insanlar gelip oruçlarını açar ve giderler doğrusu budur. Diğer türlüsü Alevi inancının içini boşaltmaktır. Diğer türlüsü reklama girer, kişilerin kendisini geleceğe hazırlamasıdır özün aslı budur.

Muharrem günlerinde sözde çok ilgi alaka gösteriyoruz diyenlere sormak lazım. Alevi kurum başkanları alevilerin sorunlarını konuşmak istediklerinde neden aynı ilgi ve alakayı göstermiyorlar.

Ve bir Alevi kurumunun da kalkıp belediyelerin yerellerin ve onun dışındakilerin reklamını tanıtımın yapması doğru değil. O da onun ayıbıdır.