CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İzmir’den “önseçim”e girmesi İzmir’de huzursuzluk yarattı. Prof. Dr. Suat Çağlayan, olayla ilgili bir yazı kaleme aldı.

 

İŞTE O YAZI

 

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, seçimlere İzmir’den girmeye karar vermiş. Gerekçe olarak da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu’nun kendisine bu yönde yapmış olduğu çağrıyı gösteriyor.

Kılıçdaroğlu, ön seçime girme yerine kontenjan adayı olsaydı, hem kendine ve hem de İzmirlilere acaba daha büyük bir iyilik yapmış olmaz mıydı!

Sayın Kılıçdaroğlu, zaten kontenjan dayatmasıyla (6 milletvekili) İzmir’den CHP’nin çıkarabileceği milletvekillerinin neredeyse yarısını cebine koymuş durumda. Şimdi bir de, İzmir’den ön seçime girme kararı vererek, ikinci bölgeden bir milletvekilliğini daha alıp götürmüş oluyor.

CHP’nin İzmir’den çıkarabileceği milletvekili sayısı, aşağı yukarı 12 dolayında. Kimileri bu sayının azalabileceğini, kimileri ise  artabileceğini söylüyor. (Ancak, Vatan Partisi ile HDP’nin barajı geçtiği durumda tablo çok daha dramatik olabilir.)

HUZURSUZLUK ARTTI

Kontenjan dayatmasıyla zaten milletvekillerinin yarısını kaptıran ve bunun için son derece tepkili olan İzmirli seçmen ve aday adayları, Kılıçdaroğlu’nun İzmir’den ön seçime gireceğini duyunca büyük bir umutsuzluğa kapıldılar…

İzmirli CHP seçmeninin üzüntüsü, aday adaylarından biraz farklı.

CHP’li seçmen, İzmir’in CHP tarafından, adeta “kimliksiz kent” olarak değerlendirilmesinden hoşlanmıyor. Köşe başlarındaki ayaküstü konuşmalarında ya da kahvehane sohbetlerinde, Kılıçdaroğlu’nun İzmir’i değerlendirme biçiminden yakınıyorlar.

Kime kulak verseniz, “İzmir’den çıkacak olan milletvekillerinin acaba kaçı İzmirli olacak?” diye sorduklarını duyuyorsunuz.

TIPIŞ TIPIŞ SANDIĞA!

İzmirli, “tıpış tıpış sandığa giderek” CHP’ye oy vereceğini düşünen Sayın Kılıçdaroğlu’ndan, öncelikle şu soruların yanıtını istiyor;

1- İzmir’le ilgisi olmayan kaç kişiyi, “CHP için gerekli beyin!” uydurması ile İzmirlinin önüne koyacaksınız?

2- Yaşamının bir döneminde İzmir’den geçmiş diye, kimi, “Alın işte hemşeriniz!” göz boyamasıyla İzmirlilere yutturmaya çalışacak mısınız?

3- Gerçek CHP’yle hesabı olanları Yeni CHP’nin genel başkan yardımcılığına kadar taşıdığınıza göre, bunlardan hangilerini İzmir kontenjanı için kullanacaksınız? (Bu konuda önerim şu; Birinci bölge listesinin başına Mehmet Bekaroğlu’nu, ikinci bölgeye de, hemen kendinizin altına Sezgin Tanrıkulu’nu koyunuz. Hiç merak etmeyin İzmirliler sesini çıkarmaz, tıpış tıpış oy verirler!)

İKİNCİ BÖLGE ADAYLARI YASTA!

Yakından tanıdığım ve onlarca aday arasında ilk sıralarda yer alabileceğini sanan, ikinci bölge aday adayı bir arkadaşım var. (Aslında, her iki bölgeden neredeyse 60 kişi, kendilerinin ilk üçe gireceğine inanıyor ve bu iddiayla çalışıyorlar.)

Bana, “Göreceksin, ön seçimde en az üçüncü sırayı alacağım!” diyordu. Bu sırayı alabilirse ana listede altıncı sırada olacağını ve seçilebileceğini varsayıyordu.

(Sadece o değil elbette, birinci bölgeden en az 30 kişinin, ikinci bölgeden de bir o kadarının amacı ve iddiası ilk üçe girmek. Yoksa seçilmek rüya!)

İşte o arkadaşımı dün telefonla arayarak, sordum;

“Kılıçdaroğlu gelip önüne oturdu. Bu duruma göre seçilme şansın ne?”

Üzgündü. Konuşmak istemedi. Sadece, “Konuşacak çok şey var. Buluşalım ve bir değerlendirme yapalım,” diyebildi.

Bir başka aday adayı da, böyle bir karar verdiği için Kılıçdaroğlu’nun yanlış yaptığını söylerken, bu karar üzerindeki etkisi nedeniyle de Aziz Kocaoğlu’nu suçluyor ve kimi keskin iddialarda bulunuyordu.

Canı yananların nasıl tepki vereceği belli olmuyor…

KILIÇDAROĞLU İÇİN TEHLİKE VAR MI?

Bu soruyu sorduğumda değişik yanıtlar aldım. CHP’nin kötü yönetildiğine inanan CHP’liler, büyük çoğunlukla Kılıçdaroğlu’na oy vermeyeceğini söylüyor.

Hemen hepsi, söz birliği etmişçesine, Kılıçdaroğlu’nun; Yeni CHP adıyla CHP’de kırmızı çizgi bırakmadığını, 1930’ların Atatürk dönemi CHP’sini açıkça suçlamakta olduğunu, CHP ilkeleri ile hesaplaşma peşinde olanları CHP yönetimine taşıdığını söylüyor.

Bu koşullarda, ön seçimde bile, Kılıçdaroğlu’nun işinin hiç de kolay olmayacağını iddia edenler var…

ÖZETLE…

İzmirli CHP’li, yine bir düş kırıklığı içinde.

“Bugüne kadar vermeyeceğim dedimse de, gidip yine de hep CHP’ye oy verdim. Ama bu CHP artık eski CHP değil. Artık yeter!” diyenlerin sayısını gördükçe, hangi partilerin ne kadar oy alabileceğini kestirmek zorlaşıyor…

Prof. Dr. Suat Çağlayan

Odatv.com