İstanbul 1. İdare Mahkemesi, “Kartal Kentsel Dönüşüm” planlarının yürütmesini durdurdu.

 

İBB Belediye Meclis üyesi ve Kartal Belediyesi Meclis üyesi İbrahim Doğan’ın itirazını değerlendiren  İstanbul 1. İdare Mahkemesi, (Kentsel Dönüşüm-Zaha Hadid) planları olarak bilinen 1/5000 ölçekli “Nazım İmar Planı”nın  yürütmesini durdurdu.

 

Mahkeme kararında özetle, planlama alanı bütününde önerilen 14 adet merkez alanı kent bütününde arazi kullanım kararlarına etkilerinin olacağı, ulaşım ve alt yapı sistemleri ile bütünleşmesinin de kent bütününde etüt edilmesinin gerekeceği açıktır.

Söz konusu düzenlemeler, 3194 sayılı İmar kanunu ve ilgili yönetmeliklere aykırı olarak yoğunluk arttırıcı, bilimsel ve teknik dayanaktan yoksun, çevre yapılanmalar için emsal oluşturabilecek sakıncalı öngörü eksikliği olan kararlardır.

Dava dosyasında davalı idare, planda, belirtilen merkezi alanların içerik olarak MİA kavramına karşılık geldiğini belirtmiştir.

Oysa MİA kavramı durağan olmayıp zaman içinde küresel ve yerel ilişkilere bağlı olarak kentin büyümesi, teknoljik değişme, sosyo-kültürel davranışlar, gelir düzeyi, ulaşım olanakları gibi olgulara bağlı olarak değişebilir. Bu açıdan MİA içinde ‘donatı’ diye tarif edilen kullanım tarif edilmeden ve öngörüden yoksun bir şekilde bırakılmasının gerçekçi olmayacağı sonucuna varılmıştır.

Dolayısı ile, yukarıda açıklamaya çalıştığı üzere dava konusu plan ile getirilen yaklaşımlar ile getirilen merkez alan fonksiyonunun yoğunluk, ulaşım, çevresel etkiler, yapılaşma vs unsurlar önünden olası etkilerinin plana yansıtılmamış olması sebebiyle şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygunluk sağlamamaktadır” görüşüne yer verilmiştir.

Bu durumda hükme esas alınabilecek nitelikte ve kapsamda olan bilirkişi raporu ile dosya münderecatından dava konusu planın şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olmadığı bu nedenle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Kanununun 27/2. maddesi uyarınca uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğuracak nitelikte bulunan dava konusu işlemin teminat aranmaksızın dava sonuna kadar yürütmesinin durdurulması isteminin KABULÜNE.. İtiraz yolu açık olmak üzer karar verildi.”