Maltepe Belediyesinde çalışan bir grup taşeron işçisi, yıllardır belediye’de daimi olarak çalıştıkları halde sosyal haklardan faydalanamadıklarını kıdem ve ihbarının da gasp edildiğini,sosyal haklarında bazı iyileştirmeler yapılması için belediye önünde eylem yaptı.

 

İşçiler adına bir açıklama yapan Alper Alıcı isimli işçi “Bizler Maltepe Belediyesinin daimi işlerini yapan işçileriz.Yıllardır Maltepe Belediyesinin en temel ve daimi işlerini yapmamıza  rağmen taşeron şirketlerde hiçbir hakkımız olmadan çalışıyoruz. Taşeron şirketlerin sözleşmeleri belirli süreli yapmasıyla da kıdem ve ihbar tazminatlarımız da gasp ediliyor” dedi

Karın tokluğuna çalışmak zorunda bırakılıyoruz

Alıcı şöyle devam etti “Yani tam bir kölelik sistemiyle karın tokluğuna çalışmak zorunda bırakılıyoruz. İşte tam da bu sömürü ve kölelik uygulamalarına karşın örgütlenerek haklarımızı elde etmek için mücadele süreci başlattık, sürdürdüğümüz bu mücadelenin geldiği bu aşamada çalışma yasa ve koşullarımızı iyileştirecek talepler belirledik, bu taleplerimizi bütün taşeron işçilerine imzaya açtık ve yüzlerce arkadaşımızdan imza topladık .

 

Alıcı Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını hatırlattı

 

Alıcı “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Türk-İş 21.Olağan Genel Kurulunda yaptığı konuşmasında “Taşeron 21.Yüzyılın kölelik rejimidir” derken hak aramak isteyen işçilerin salonlarda değil! Alanlarda mücadele ederek kazanacağını ifade eden Kılıçtaroğlu eğer söylediklerinde samimiyse ilk önce CHP’li Belediyelerden başlayarak taşeronluk sistemine son vermesini istiyoruz”

İşçiler, belediyede taşeron işçilerle aynı işi yapan kadrolu ve sendikalı işçilerin almış oldukları sosyal yardımlar gibi taşeron işçilerine de tüm sosyal yardımlar (ikramiye,aile,çocuk,yakacak ve giyecek yardımı) yapılmalıdır. Dediler.

Bugün gün boyu Belediye önünde bekleyeceklerini söyleyen işçiler bu taleplerinin geri çevrilmesi sonucu Belediye Önünde çadır kuracaklarını belirttiler.

KILIÇDAROĞLU TÜRK-İŞ KONGRESİNDE NE DEMİŞTİ

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 21. Olağan Türk-İş Genel Kurulu’nda işçilere seslendi. "Siz işçisiniz. Gücünüzü salonlarda kullanırsanız, kusura bakmayın yarın gazetelerde haber bile olamazsınız" diyen Kılıçdaroğlu, "Gücünüz meydanlarda göstermelisiniz. Bedel ödemeyi göze alacaksınız. Bedel ödeyeceksiniz ki birileri size hakkınızı versin. Oturduğunuz yerden size kimse hak vermez. Ağlamayan çocuğa kimse mama vermez" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu "Sizin güzel bir sloganınız var; Susma sustukça sıra sana gelecek, slogan çok güzel" diyen Kılıçdaroğlu, Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu’nun konuşmasında özelleştirmelerden bahsettiğini anımsatarak, "Bütün dünyada özelleştirmeler var ama Allah Aşkına insanı yok sayan, işçiyi yok sayan bir özelleştirme anlayışı olabilir mi? Ne oldu, özelleştirme yapıldı. Özelleştirme yapılmayan kurumdaki arkadaşlarımız seslerine çıkarmadılar. Öbürleri bağırdı çağırdı bir süre sonra yoruldu. Sıra öbürlerine geldi, anladılar ki sıra bizde. Önümüzdeki süreçte göreceksiniz, ihalelere de çıkılıyor, sıra Şeker-İş’e geldi. Haydi gözünüz aydın" dedi.

"GÜCÜNÜZÜ MEYDANLARDA GÖSTERMELİSİNİZ"-

Demokrasi ve özgürlüğün tek varlık nedeninin insan olduğunu, özgürlüğün temelinde kişinin ekonomik güvencesinin yattığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Özgürlük seyahat etmektir, tiyatroya sinemaya gitmektir, Kurban Bayramı’nda kurban kesmektir. Özgürlük ekonomik güvencedir. Karnı doymayan bir adama özgürlüğü nasıl anlatacaksınız? O halde yapmamız gereken, düşünmemiz gereken şudur; şikayet böyle salonlarda yapılamalı. Siz işçisiniz. Gücünüzü salonlarda kullanırsanız, kusura bakmayın yarın gazetelerde haber bile olamazsınız. Gücünüz meydanlarda olmalı, meydanlarda göstermelisiniz gücünüzü" diye konuştu.


-TAŞERON İŞÇİYE SENDİKALI İŞÇİLER SAHİP ÇIKACAK-

Taşeron işçiliği de değinen Kılıçdaroğlu, "en büyük taşeron işverenin devlet" olduğunu ifade etti. Devlette 1 milyon taşeron işçi çalıştığını belirten Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

"Taşeron 21. yüzyılın kölelik rejimidir, bunu alsa unutmayın. Taşeron işçi olan arkadaşlarınız var mı bilmiyorum, benim hem arkadaşlarım, hem akrabalarım var. Öyle sekiz falan hikaye, ne 8 saati, 18 saat çalıştırırlar. Öyle izin falan yok öyle bir şey. Şimdi diyoruz ki, taşeron işçilere; ’efendim haklarınıza sahip çıkın’. Buyurun bir taşeron işçi gitsin bir yerde, ‘ben sendikalı olayım’ desin. Ertesi gün kapının önündedir. Türk-İş’e bir sözüm var. Bütün işçi arkadaşlarıma; taşeron işçilerin haklarına, sendikalı işçiler sahip çıkacak. O taşeron işçilerin haklarına sahip çıkın, onların haklarını seslendirin ki sendikalı olarak sizin yanınızda yer alsınlar. Onlara saygı göstereceğiz. Ama bugün onlar, konuşamazlar, eylem yapamazlar, sokağa çıkmazlar. Çünkü çıktıkları zaman aldıkları asgari ücret de ellerinden alınır. Öyle yüz karası olaylar var ki; aldığı asgari ücretin bir kısmını dahi geri alıyorlar. Çocuğuna mı bakacak, yoksa bu haksızlığa karşı sessiz mi kalacak? Yüreğine taş basıyor. Bu haksızlığa sessiz kalıyor. İşte onların sesi siz olacaksınız. Siyasette biz oluyoruz. Vaadimiz var, o vaadimizin arkasındayız. CHP iktidarında taşeron işçiliği tarihe gömeceğiz. Herkes sendikalı, herkes toplu sözleşmeli, herkes grev hakkına sahip olacak. Sanıyor musunuz ki bu ülkede grevler oluyor, geçiniz onları. Sanıyor musunuz ki bu ülkede işçiler haklarını alıyor, geçiniz onları. Hakem heyeti var değil mi, oturdunuz pazarlığa hakem heyeti bir kara verecek. O karar için siz mahkemeye gidebiliyor musunuz? Bu karar haksızdır diyebiliyor musunuz? Diyemiyorsunuz, çünkü kesin. Nerde hak aramak? Birbirimizi kandırmayalım."


-"BEDEL ÖDEMEDEN HAK ALINMAZ, AĞLAMAYAN ÇOCUĞA KİMSE MAMA VERMEZ"-


Türkiye’de çalışanların yarısının kayıtdışı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, kayıtdışının; "bir insanın eşinin ve çocuklarının geleceğini elinden almak" demek olduğunu söyledi. Salondaki işçilere "Buna itiraz etmeyecek misiniz" diye soran Kılıçdaroğlu, "Örgütlü toplum, hak arayan toplumdur. Yoksa örgütlülüğün hiçbir anlamı yoktur" dedi. Kendilerinin uygulanamaz, altı üstü, sınırları olmayan bir hakkın peşinde olmadıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bizim savunduğumuz uygar dünyanın kabul ettiği, Uluslararası Çalışma Örgütünün kabul ettiği normlardır. Hem uygar ülke diyorsun, hem bu normları getirmiyorsun, buna evet mi diyeceğiz? Hayır. Eğer İLO’da yer alıyorsak, BM İnsan Hakları Sözleşmesine saygılıysak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin altına imza atmışsak, o zaman İLO normlarının Türkiye’ye gelmesi lazım. Bu normların olmadığı bir ülkede demokrasi her zaman tartışmalıdır. Az önce söylediniz, 1 Mayıs’ta eylem yaptık, Taksim’i açtık. Bedel ödenmeyen hak alınmaz arkadaşlar. Bedel ödemeyi göze alacaksınız. Bedel ödeyeceksiniz ki birileri size hakkınızı versin. Oturduğunuz yerden size kimse hak vermez. Ağlamayan çocuğa kimse mama vermez. Kusura bakmayın doğruları söyleyeceğiz. Hakkımızı demokratik yollardan, yasaların uygun olarak, yasaların verdiği hakları sonuna kadar kullanacağız" dedi.


-"İŞÇİ SINIFININ ÜZERİNE ÖLÜ TOPRAĞI SERPİLMİŞ"-


Salondaki işçiklere, "Ekonomik Sosyal Konsey en son ne zaman toplandı" diye soran Kılıçdaroğlu, "Hatırlayan var mı? Ses çıkmıyor ki, isteyen yok ki toplansın. Ölü toprağı serpilmiş işçi sınıfınızın üzerine? Böyle bir olabilir mi? Ben hakkımı Başbakanın, Bakanların olduğu yerde söylemezsem, nerede söyleyeceğim. İşçisi de orada olacak, esnafı da olacak, işçi sendikası başkanı diyecek ki, ‘arkadaş bizim işçilerin şu derdi var.’ Ekonomik Sosyal Konsey budur. Lakin şunu söyleyeceksiniz, umudumuz yok ki oradan bir şey çıksın. Orada haklısınız" diye konuştu.