CHP Milletvekili Fikri Sağlar, “Kemal Kılıçdaroğlu, PM'de herhangi bir karar alınmasına izin vermiyor. 6-7 saat tartışıyoruz ancak o, kulağına kim ne fısıldıyorsa kararını ona göre veriyor” dedi.

Akşam gazetesinden Ercan Öztürk’e konuşan CHP’li Fikri Sağlar, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na eleştirilerini yöneltti.

“Referandum süresince Kars’tan başlayarak Ardahan, Iğdır, Hakkari ve Van’a giderek bir çok insanla görüştüm. Oralar bizim bıraktığımız, çekildiğimiz alanlardı. Bize ‘Neden buralardan çekildiniz?’ diyerek sitem ettiler” diyen Fikri Sağlar Cumhurbaşkanlığı seçimini şöyle hatırlattı:

“ARKASINDAN GİDENLERİN BEDEL ÖDEMESİ GEREKİYOR”

“2014’teki Cumhurbaşkanlığı seçiminde partinin hiçbir organına danışılmadan karar vermeden bir çatı adayı belirlendi. Bu çatı adayı da partiyle hiç alakası olmayan, ilişkisi kurulmayan bir isimdi. Eğer partinin kurumlarına, örgütüne, grubunu, parti meclisine danışılarak karar verseydi CHP’yi kapsayan bir aday olurdu. Çatı aday bize zorla dayatıldığı için de örgüt sokakta zorunlu olarak destek verdi. Ekmeleddin İhsanoğlu ismini kimin çıkardığını partinin PM üyesi olmama rağmen bilmiyorum. Bu ismi ortaya çıkaranların ve arkasından gidenlerin bedel ödemesi gerekiyor.”

“KENDİSİ TEK ADAM OLDU!”

CHP’li Sağlar, “Üstteki yapının değişmesi lazım” diyerek eleştirilerini şöyle sürdürdü:

“Bunu yapabilmek için düzenlemeye ihtiyaç var. CHP lider partisi değil, kadro partisidir. Son 10 yıla baktığımızda CHP lider partisi haline getirilmeye çalışılıyor. Partide tek adamlılığı değiştirmemiz gerekiyor. Söylediğinizde samimi olmadığınızı toplum görürse size güvenmez. Kılıçdaroğlu referandum kampanyasında 'tek adama karşıyız' propagandası yaptı ama kendisi tek adam oldu! Bu şuna benziyor; kadına şiddete karşı çıkıyorsun. Eylemler yapıyorsun ama eve gidip karını dövüyorsun.”

“GÜVENOYU ALMAK ZORUNDADIR”

Fikri Sağlar açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Biz bu toplantılarda Olağanüstü Kurultay talebini yaptık. Bundan sonra Kemal Bey kurultay çağrısı yapmalıdır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun büyüklüğü, zarifliği buradadır. Yeni bir yola yürümek için Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultay çağrısına ihtiyaç vardır. Aday olabilir. Güvenoyu almak zorundadır. Parti en azından yeni bir yönetimle yola devam eder. Kurultayın iradesi en doğru kararı verir. Aday olup olmaması kendisinin vereceği bir karardır. CHP karar vermeli ve yola yürümelidir.

PARTİM İÇİN HER TÜRLÜ GÖREVE HAZIRIM

Benim aday olmak gibi bir talebim yok. Bu sonra verilecek bir karardır. 35 yıllık siyasi birikimimle bu uyarıları yapıyorum, önerilerde bulunuyorum. Bunun için her türlü göreve de hazırım. CHP bütün kimliklerden oy almalıdır. Kıyılara sıkışmış bir parti olmaktan çıkmalıdır. CHP içerisinde yurtsever insanlar, solcular olmalı. Bundan sonra bu kucaklamayı genişleteceklerin partisi haline gelmelidir.

KARAR ALINMASINA İZİN VERMİYOR KULAĞINA NE FISILDANIRSA UYGULUYOR

Kemal Kılıçdaroğlu, PM'de herhangi bir karar alınmasına izin vermiyor. 6-7 saat tartışıyoruz ancak o, kulağına kim ne fısıldıyorsa kararını ona göre veriyor. 19 Aralık’ta Aylin Nazlıaka, Kılıçdaroğlu’na giderek ‘Atatürk portresini indiren kişi budur’ demiş. 7 Şubat’ta PM’yi toplayıp Aylin Nazlıaka’nın partiden ihracı için bize geldi. Aradan 45 gün geçmiş ve biliyorsun. Bu kişileri çağırıp yüzleştirmiyorsun. Bizleri saatlerce tartıştırıyorsun.

KRİZ YARATAN AÇIKLAMALAR ZAYIF KADRONUN İŞİ!

Atatürk portresi, Hüsnü Bozkurt’un söylediği ‘Denize dökeriz’ sözü ve son olarak ‘Sine-i millet’ açıklamasının dallanıp budaklanmasının nedeni kriz yönetilememesidir. Kadro ve anlayış iyi değilse kriz yönetemezsiniz. Kadro ve anlayış çok zayıf.”