Kartal’da önceki gün “Belde Sitesi”nin yıkım törenine belediye başkanı tarafından davet edilen  CHP İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkan adayı Mustafa Sarıgül,

Bir gün önce İlçe binasında yapılan örgüt toplantısında ve bir gün sonra yıkımın yapılacağı tören alanında yaptığı konuşmada, belediye başkanına bu güne kadar, Genel Merkez yetkililerinin ve İl Başkanı tarafından söylenmesi gereken ancak söylenmeyen sözleri söyledi. Her iki konuşmada da, gerek belediye başkanına gerekse partiyi ikinci plana atan kesimlere,  partinin varlığını ve parti hiyerarşisini hissetirdi.

 

Yıkım töreninden bir gün önce, bu yıkımın belediye ile hiç bir ilgisi bulunmadığını, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın denetiminde her apartman sakinlerinin kat karşılığı müteahhit’e verdiği normal bir uygulama olduğu, ayrıca da bu programa örgüt tarafından davet edilmediğini söyleyen Sarıgül, özel bir toplantıda partililere bu nedenlerden dolayı törene katılmayacağını söylemiş ve ilçe başkanlığı’nda da  yaptığı konuşmada da “ ben parti kültürünü ve geleneklerini bilen birisiyem. Bu tür törenlere, belediye başkanının değil, ancak partimin İl ve İlçe başkanlarının daveti ile katılırım” dedi.

 

Sarıgül’ün törene katılamayacağı haberinin internet sitemizde yayımlanmasının ardından Genel Merkez’den üst düzey bir yetkilinin İl Başkanlığı’nı arayarak bu durumun düzeltilmesini, üç gündür Sarıgül’ün katılacağı yönünde anons yapldığını, katılmaması durumunda bundan partinin zarar göreceğini, belediye başkanı için de hoş olmayan bir durum ortaya çıkacağını bu nedenle Sarıgül’ün mutlaka bu törene katılımının sağlanmasını istediği, bunun üzerine yapılan görüşmeler sonucunda, Sarıgül, törene kerhen de olsa katıldı.

 

Sarıgül, gerek ilçe binasında yaptığı konuşmada, gerekse törende yaptığı konuşmada, partinin varlığının her kesin ve her eyin üzerinde olduğunu  hissetirdi. Konuşmasında partiye adeta can verdi. “Partide “ ben” diyenler çıkıp bağımsız aday olsun” dedi. Partiyi yok sayanlara adeta haddini bildirdi.

 

Sarıgül yıkım töreninde konuşmasına başlarken, bazı kesimlere önemli bir mesaj daha verdi. Belediye Başkanı’nın konuşmasından sonra mikrofonu alan  Sarıgül, İlçe Başkanı’nı İl ve İlçe Gençlik Kolları Başkanlarını ve Kadın Kolları Başkanlarını yanına alarak konuştu. İlçe Başkanı Kamer Gök’e övgüler yağdırdı. Belediye Başkanı’na ilgi göstermedi. Partinin ve örgütün her kesin üzerinde olduğunu bir kez daha vurguladı. Belediye Başkanı, Sarıgül’ün yanında saf tutan  ilçe örgütünün arkasında ellerini bağlayarak Sarıgül’ü denlemek zorunda kaldı.

 

İşte Sarıgül’ün o konuşması

“24 sene önce milletveki olduğum dönemde benim İl Başkanlığımı yapan ve şu anda da Kartal CHP ilçe başkanlığı görevini üstlenen sevgili Kamer Gök başkanımı buraya almak istiyorum. Sözlerime daha rahat devam edebilmem için  Sarıgül şuanda Büyükşehir adayı değil, Sarıgül'ün rütbe heyecanı yok, Sarıgül'ün hırsı yok. Sarıgül'ün bir tek enbüyük heyecanı gençlik kolu başkanı olmaktır. Ben şuanda gençlik kolu başkanıyım. Kartal Gençlik kolu başkanımı buraya rica ediyorum. Kadın eli olmadan, kadın emeği olmak başarılı olmak mümkün değil. Kadın Kolları Başkanımı buraya alıyoruz.

 

Burada şahıslar, bireyler önemli değil. Burada bizi bir araya getiren güç önce Allahım'ın gücü sonra CHP'nin gücü. Belde Site sakinleri bir araya geldiler güzel bir çalışmayı düzenlediler. Bizler “Kentsel Dönüşüm” lafını bugünden sonra kaldırıyoruz.  İstanbul Büyükşehir Belediyemizde İstanbul İl başkanım Oğuz Kaan Salıcı'nın bize vermiş olduğu program gereği ''Kentsel Değişim'' diyoruz.

Hayatta tercihler vardır. O tercih şudur. Ya tozda dumanda kalırsınız  yada tozu dumana katarsınız. Şunu bilmenizi istiyorum. Kin dönemini, nefret dönemini, sevgisizlik dönemini, ötekisi anlayış dönemini bitireceğiz. İstanbul'da sevgi dönemini istanbul da barış dönemi başlaycak ve buradan Kartal'ımızdan şunu ifade etmek istiyorum. İstanbul'da başı kapalı kardeşimizde bizim, başı açık kardeşimizde bizim.  Sizden ricam Hiç bir zaman güçlüyle beraber olmayın, her zaman haklıyla beraber olun.  O medya bak göreceksiniz 80 gün sonra sizlere gelecek, o medya 18 aya kalmaz sizin yanınıza gelir. Ama buradan biz şunu ifade ediyoruz Medyamız da görev yapan  çoluğunun, çoğunun rıskını kazanan arkadaşlarımıza herzaman destek verin.

Bizim düzenimizde “ben” yok “biz” var

Hİç bir zaman İstanbul'umuzda bilimin, hukukun, çevrenin onay vermediği hiç bir projeye onay vermeyeceğiz. İstanbul uzaktan yönetilmiyecek. İstabul'da benim doğrularımın dönemi bitiyor. Yurttaşlarımızın doğrularının dönemi başlıyor.  

Hayatım boyunca adam satmadım. Bana bir adım gelene ben bin adım gittim. Yarın İstanbul belediyemize gelen bir vatandaşımıza hangi ırktansın, hangi mezheptensin diye sormam. Tek soracağım soru '' sana nasıl yardımcı olabilirim ?'' 

Bizim çalışma düzenimizde 'Ben' yok 'Biz' varız. Bir belediye başkanı herşeyi ben biliyorum diyorsa bilin ki hiç birşey bilmiyordur. Benim görevin en iyi bilenlerle çalışmak”