Habertürk gazetesi yazarı Muharrem Sarıkaya, CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesini bu günkü köşe yazısında aktardı.

İŞTE O YAZI

 

MUHARREM İnce’nin çağrısı sonrası CHP Lideri Kılıçdaroğlu kurultay kararı alır mı?

Soruyu dün Kılıçdaroğlu’na sordum, yanıtı net oldu:

“Hayır... Kurultay yok. Olması da doğru değil... Çünkü yerel seçim var ve önümüzde de 8 ay gibi kısa süre var...”

Kamuoyu baskısıyla karşılaşıp, “CHP’nin kuruluş yıldönümü olan 9 Eylül Pazar günü kendisinin bizzat kurultaya götüreceğine” yönelik iddialara da tepkisi farklı olmadı:

“Ben şu soruların yanlışlığını söyleyen var mı ona bakarım... Bizim İYİ Parti’ye 15 milletvekili göndermemiz kötü mü oldu? Millet İttifakı’nı oluşturmamız yanlış mıydı? Muharrem İnce’nin aday gösterilmesinin bir yanlışlığı var mı? Bu sorularda bir yanlışlık yoksa geleceğe yerel seçime bakmalıyız...”

‘TUZAĞA DÜŞÜLÜYOR’

Bütün bunlara karşın, kamuoyu baskısıyla karşı karşıya kalması halinde ne yapacağı sorumu yineleyince bu kez ilginç bir yanıt aldım:

“CHP’nin, havuz medyasına malzeme yapılmaması lazım... Eylül ayında nasıl kurultaya gideriz? Eylül, bizim yerel seçim için adaylarımızı belirleyip sahaya çıkmamız gereken dönem...”

Bu aşamada, “CHP’nin tartışılıyor olmasının AK Parti’nin kritize edilmesinin önüne geçtiğini”belirtip ekledi:

“AKP, 49.5’ten 41’e indi, kimse bunu konuşmuyor. Bilinçli olarak bir tuzak kuruluyor. Bu tuzağa düşmemek lazım... Havuz medyasına malzeme yapılmaması lazım...”

AİLE YEMEĞİ

İnce’nin sabah yaptığı açıklamadaki, “İsterse olağanüstü kurultayı kendisi toplayarak benim genel başkan olabileceğimi, kendisinin onursal genel başkan olabileceğini; böyle bir teklifte bulundum. ‘Evet’ ya da ‘Hayır’ demedi...” sözlerini anımsattım.

“Siz hiçbir yanıt vermediniz mi?” diye sordum.

kılıçdaroğlu’nun sesi değişti, öfkesinin dudak titreşimini telefon ahizesine aksettiren ses tonuyla anlatmaya başladı:

“Ben ‘özel bir yemeği bağlamından kopararak’ dedim, ama özel de değil aile yemeğiydi. Cumhurbaşkanlığı adaylık süreci içinde Muharrem İnce çok iyi bir çalışma yaptı. 100 miting düzenledi, iyi performans çıkardı. Eşi de kendisine destek verdi. Bu çabasından dolayı kutlamak hem bu süreçte karşılaştıklarını, hem de gelecek süreci karşılıklı değerlendirmek için bir aile yemeği yemek istedim. Basına konu olmaması için otele giriş çıkışları dahi ikimiz farklı yerlerden yaptık. Bunun bağlamından koparılması siyasi nezaketsizliktir.”

Kılıçdaroğlu bunun dışında başka bir söz söylemek istemedi.

AYNI İNCELİKTE OLMAZ

Ancak yakın çevresinin aktardığına göre yemek keyifli bir havada geçmiş, bürokratik hayatlarındaki anılardan ve seçim sürecinde karşılaşılan zorluklardan söz edilmiş.

Sonrasında İnce’nin “Siz onursal genel başkan olun” önerisine Kılıçdaroğlu, aile yemeği olması nedeniyle samimi bir tonda ama izah edici tarzda karşılık vermiş.

Seçim stratejisinde düşülen hatalardan örnek göstermiş, “Senin de hataların vardı” demeye getirmiş.

Bir grup öğretim üyesinin seçim sonuçları üzerinde çalıştığını, hazırladıkları rapor Parti Meclisi’ne sunulduktan sonra üzerinde tartışmanın daha faydalı olacağını belirtmiş.

Ayrılmaları samimi havada olmuş...

İnce’nin sabahki açıklaması karşısında Kılıçdaroğlu da şaşırmış...

CHP’de bundan sonra suların durulup durulmayacağını olağanüstü kurultay için toplanacak imza sayısı belirler.

Unutulmasın ki bu süreçte Genel Merkez yönetimi de İnce’ye karşı aynı incelikte olmaz...