İki yakanın sokak müzisyenleri Acıbadem’de buluştu

 

Papyon Quartet Avrupa Yakası’nın, Metrostring ise Anadolu Yakası’nın metro ve sokaklarında senelerdir müzik yapıyor. Her iki grup da yaptığı işlerle giderek daha kalabalık bir kitleye hitap ediyor, sosyal medyada binlerce kişi müziklerini paylaşıyor. Avrupa ve Anadolu yakasının sokak müzikleri yılbaşı eğlenceleri kapsamında Akasya’da buluştu. İki yakanın sesleri Acıbadem’de birbirine karıştı.

 

Papyon Quartet ve Metrostring, her iki grup da İstanbul’un iki yakasında metro ve vapurlarda günün telaşıyla koşuşturan İstanbullulara bir dakikalık müzik molası vermek için çalıyor. 2015 yılında, keman, çello, saksafon ve klasik gitarla kurulan Papyon Quartet, saksafonda yer alan Ayberk Pedirik gruptan ayrıldıktan sonra kontrbasta Arda Özkan ile yoluna devam etti. Repertuar tercihlerini genellikle sevilen film ve dizilerin müziklerinden seçen Papyon Quartet, popüler dizi Game of Thrones’un jenerik müziğini yorumlayarak sosyal medyada paylaşım rekorları kırmıştı.

 

‘Çok ünlü olsak yine sokaklarda çalarız’

Papyon Quartet’in gitaristi Mahir Dabakoğlu, “Yaptığımız işlerle birçok kez sosyal medyada paylaşım rekorları kırdık. Kendi çapımızda ‘ufak’ da olsa bir ünümüz var diye düşünüyorum. Gerçek anlamda üne kavuşsak dahi sokaklardan vazgeçeceğimizi sanmıyorum. Sokakların atmosferi, dinleyicilerle yakalanan o anlık sevinç çok başka” ifadeleriyle sokak müziğinin vazgeçilmez olduğunu anlattı.

 

Okullu müzisyenler: Metrostring

Anadolu yakasında çalan Metrostring ise Kocaeli Konservatuar çıkışlı beş müzisyenden oluşuyor. Dört yıldır sokaklarda çalan Metrostring, kemanda Erkan Özkan ve Kardelen Pınar, çelloda Hazal Akkerman, kontrbasta Nebi Topag ve perküsyon, piyanoda Görey Beydağı’ndan oluşuyor. Kendilerini ‘okullu müzisyenler’ olarak tanıtan grup, metro duraklarını birer resital şölenine çeviriyor.

Sokak müziği ‘İz bırakır’

Metrostring’ten Görey Beydağı, insanların kendilerine olan davranışlarını, “İnsanların bize bakışı beni hep şaşırtmıştır. Dört yıl boyunca hayâl dahi etmeyeceğim biçimlerde olumlu tepkiler aldık. O anı sizinle paylaşan insanlar sizi bir arkadaşı, kardeşi, bazen, çocuğu ya da torunu olarak görebiliyor. Düşünün ki o an; hiç tanımadığınız ve sizi hiç tanımayan biri; çaldığınız müzikle birlikte hayatına bir ara verip, bir de size bu pâyeyi veriyor. Orada yapılan müziğe sıra dışı bir saygı ve beğeni besliyorlar. Elbette bunları, bizi dinleyenler o an yanımıza yanaşarak anlatma inceliği gösterdikleri için bilebiliyoruz. İz bırakıyoruz demek tevâzudan uzak olur, ancak dinleyenlerin ‘iz bıraktınız’ ifadelerini iletebilmekten mutluyum” sözleriyle açıkladı.

‘Altın takan da var müziğimizle dans eden de”

Metroda çalarken başlarına gelen ilginç olayları anlatan Görey Beydağı, “Metroda, sokakta ya da vapurda her gün ilginç şeyler yaşamak mümkün, bizimle dans eden profesyonel dansçılar, gelip sarılan çocuklar, müziğimizle evlenme teklif edenler, oturup bir saat müzik dinleyenler, kek yapıp getirenler, kahve ikram edenler, aldığı altını bize takanlar, Requiem for a Dream ana temasını çalarken bizimle Rap performansı yapan bir Afro-Amerikalı bile oldu” diyerek işlerinin insanlarda bıraktığı etkiyi anlattı.

Metrostring ile Papyon Quartet Akasya’da

Yılbaşı etkinlikleri kapsamında Akasya misafirlerine konser veren Metrostring ile Papyon Quartet, yeni yılın eğlencesini müzikle, alışveriş merkezinin koridorlarına taşıdı. İki yakanın sesleri Acıbadem’de buluştu.