Kartal eski Belediye Başkanı Yardımcılarından Ali Haydar Süslü, bir gazetede, kendisi ve ailesi hakkında çıkan iddialarla ilgili basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısında, ailenin büyüğü Mustafa Süslü’de katıldı. 

Ali Haydar Süslü, gazete haberinde ailesine ve şahsına hakaretler yapıldığını, görev yaptığı dönemle ilgili alakası olmayan ilgili ilgisiz birtakım açıklamalar ve iftiralar yapılması kendilerini bu noktaya getirdiğini belirterek bu gün itibariyle tazminat davası açtıklarını söyledi.

Belediye Başkanı neden görevden ayrıldığımı açıklasın

İlk defa aileye yapılan saldırı konusunda basının karşısına çıktığını belirten Süslü “belediye ile olan ilişkilerde de görevi bıraktıktan  sonra da sayın başkanımıza ve sizden gelen ısrarlı isteklere rağmen tek bir cümle söylemedim. Aslolan Belediye Başkanının yapacağı açıklamadır. Burada yine aynı şeyi söylüyorum. Şahsıma aileye bir borcu vardır. O da sizin karşınıza çıkıp benim neden görevden ayrıldığımı neden bu ilişkiyi bitirdiğimi size açıklamasıdır. Halen onu bekliyorum. Eğer olmazsa, şunu da net olarak size o sözü vereyim. Genel seçimlerden sonra bu çerçevede görev yaptığım süre içinde bana dair sormak istediğiniz ne soru varsa hepsini cevaplamak üzere karşınıza çıkacağıma söz veriyorum”

Hiç bir zaman için Kartal halkı adına yanlış hiçbir şey yapmadığını, görev yaptığı süre içinde. CHP’nin ve kendi ailesinin aile kültürüyle yetişmiş bir insan olduğunu ve olarak, hiçbir yanlış işin altına imza atmadığını söyleyen Ali Haydar Süslü “ belediye başkanının izni olmadan hiçbir şeye kalkışmadığımı, belediyeye alınan bir personel dahil hepsinin belediye başkanının onayından geçerek karar verildiğini söylüyorum”

Yardımları sıralamak ahlaki değil

Aile olarak  78’den beri Kartal’da olduklarını, Kartal Kaymakamlığı başta olmak üzere Kartal’da görev yapmış bütün mülki erkan yöre dernekleri, cami Cemevleri dahil kendileri hakkında bilgi alınabileceğini belirten Süslü “Kamu adına kim ne talep etmişse Süslü ailesin yerine getirmiştir. Yardımları tek tek saymayı ahlaki bulmuyorum. Bu dinimizde de var. Ama ben eminim ki, 30-35 yıllık süre içinde alt alta toplarsak trilyonlarca liralık yardım ve toplumsal desteğimiz vardır.”

Belediye Başkanımla kamuoyunun önünde her soruya cevap veririm

Süslü Görevden alınması veya görevi bırakmasıyla ilgili neden sustuğumu” soruyor.

Ben örgüt toplantısında yaptığım konuşmada da söyledim ‘ben her yerde her zaman her saniye için, sayın belediye başkanımla bana sorulacak her soruya cevap vermek üzere, kamuoyunun yada örgütün önünde cevap vermeye hazırım dedim”

 

Adalardaki ihale

400 milyarlık işi 1.2 trilyona ihale edip kamuyu zarara uğrattığı yönünde yazı yazıldığını ifade eden Süslü “Daha öncede Belediye Başkanımızla ilgili de aynı şeyi yazmıştı. Acaba bu gazeteci Kartal’a bir gün gelip belediye başkanına veya her hangi bir yetkiliye bu ihalenin nasıl yapıldığını sordu mu? Evet bu ihale Kartal Belediyesi tarafından yapılmıştı. İhale yetkilisi Park Bahçelerden sorumlu İbrahim Gürbüz müdür arkadaşımızdır. O dönem ihaleye o arkadaşımız gitmiştir. Kaldı ki o arkadaşımızın da gittiği ihalede başkanımızın yapmış olduğu teklif kapalı zarfı ihale komisyonuna teslim etmesinden öte bir şey değildir. Yani ihalede bedel artırılarak yapılan bir iş değildir. Başkanımızın 1.1 trilyon artı KDV teklif olarak teklif olarak hazırlayıp ihale komisyonuna sunduğu bir evraktır. Benim ihaleyle yakından uzaktan ilgim yoktur. Hiçbir aşamasında da imzam yoktur.

Kaldı ki orayla ilgili teknik bir takım hatalar olabilir, bir takım sıkıntılar olabilir ama sonuçta yürüyen bir yapıdır, ileride olumlu olumsuz kamuoyu bunun değerlendirmesini yapar.

Bu gazeteyle ilgili yargı süresi bu gün itibariyle başlamıştır. Bilgi ve doneler toplandı, tazminat davası açtık. Buradan gelecek rakam ne olursa olsun, eğitim amaçlı kullanmak üzere bir kuruma hibe edeceğiz”

Tahrik sorulara aldırmadı, gazetecilik dersi verdi

Kartal Gazetesi sahibi Selim Akdoğan’ın “gazetedeki haber ailenizi sizleri hedef alıyor, belediye döneminizi de hedef alıyor. Bu haberin sadece bir gazetenin mi yoksa organize bir haber olduğunu mu düşünüyorsunuz? sorusuna

Süslü “Bu arkadaş Kartal’da yaşayan bir arkadaş değil aileyi tanıyan bir arkadaş değil, bilmiyorum belki de gelip araştırmıştır, o konuda da haksızlık yapmak istemiyorum, ama madem yaptın bu haberi, bu aileyi merak ettiysen ailenin şirket ortağı 6 tane ferdi var her hangi bir tanesini yakalayıp sorabilirdin. Bu yapılmadığı için, ayrıca burada yaşayan bir insan değil, sanırım Ümraniyede yaşıyor. Siyasette olmamız dolayısıyla bizi bir şekilde duymuş bilmiş olabilir, benim ısrarla söylediğim, haber söylemler üzerine yapılır mı, eğer birisinden bilgileri aldıysa dedikoduyla haber yazılır mı bunlar ahlaki midir, sorguladığım bu”

Akdoğan’ın  ikinci sorusu “Gördüğüm kadarıyla CHP örgütünden tabandan bir çok insan var burada, son zamanlarda tabanın ağzından bazı haberlerin yapıldığını görüyoruz. Bu haberlerde hiçbir isim yok, acaba her hangi birine böyle bir soru sorulup da bu haberler yapılıyor mu? Bu haberler son zamanlarda özellikle Süslüler ve Ağırman üzerinden yapılıyor, bu konuda ne diyorsunuz?” sorusuna

Süslü’nün yanıtı “ Basının taktiridir, konuştuğu kişinin adını yazmayabilir, haber niteliği taşıyor, dolayısıyla kaynağını açıklamayabilir. Böyle bir kamuoyu araştırması kendince yapmış olabilir, buna bir şey diyemem. Örgütün talebi budur diyebilir, sonuçta burdaki çalışmayı 5 kişiyle mi, 500 kişiyle mi 1000 kişiyle mi yaptı  bunu bilemediğimiz için bunun üzerinden yorum yapmak doğru değil. Belki de o arkadaşımız kendi çapında bir kamuoyu araştırması yaptı tabandaki örgüt şunu dedi, diyebilir.

Örgüt içinde her kes herkesi sevmek zorunda değil, burada parti adına bir amaç uğruna bir aradasınız. Vatandaş hemşehricilik adına sevmeyebilir, benim konumumdan dolayı sevmeyebilir. Bir sürü neden bulabilir. Siz, gayri ahlaki diğerlerine dair, kişiliğine karakterine, ailesine olumsuz bir şey söylemediğiniz sürece her türlü eleştiriyi, her türlü yazıyı yazma hakkına sahipsiniz. Buna da kimsenin itirazı olmaz. Eğer bu şekilde ağır ithamlar olmasaydı ben yine çıkmayacaktım. İsteyen istediğini yazabilir”

Kartal’da sandık kurulsun

Adayların asgariye düşürülmesi konusunda ise  süslü şunları söyledi “Aslında ben şunu isterdim. Kartal’da aday olan arkadaşların hepsi bir araya gelselerdi keşke, kendi aralarında kendilerini bir sandığa soksalardı, 20 kişi değil de 3 yada 5 kişi kalsaydı. En azından Kartal’dan bir adayın çıkabilmesi çok daha güçlü olurdu diye düşünüyorum.

Eğer 20-25 aday burda kavga edip, Ankara’da kendini kabul etmeye kalkarsa hepsinin birlikte kaybetme şansı daha yüksektir. Bir kamu oyu araştırmasıyla, yada sandık kurularak bu yapılabilirdi.”

Kartal Spor’u biz kurtardık

Süslü son olarak şunu söyledi “Son olarak bir şey söyleyeceğim bir şey yapmadık ya Kartal’a içimde kalacak, bunu söyleyeyim de rahat kalkalım. 2009 yılı görevdeyiz, eğer Süslü ailesi olmasaydı, Ali Haydar Süslü kefil olup altına imza atmasaydı, Kartalspor bu gün Lig’de olmayacaktı. O gün İş Bankasında yüklü bir evrakın altına imza attım, federasyona yetişmek üzere, kendi bloke çekimi verdim, o rakamı da belediye başkanımız biliyor. O da yetmedi Ergun Öztaner, o zaman kulüp başkanıydı Emniyete telefon ettik, rica ettik, özel eskort arabayla Cuma günü akşam 9’da federasyona yetişti bu evraklar ve kulüp Pazar günü maça çıktı. Çıkamıyordu, artık Kartalspor diye bir takım yoktu ve bunun ceremesini hala çekiyoruz. Bazı arkadaşlar bunu siyasi malzeme olarak kullanıyorlar. Bu ailenin size verdiği bir katkıdır” dedi