CHP’li Kartal Belediye meclisinde  “Esas Holding”in Kartal Soğanlık'ta 139/8 pafta, 4485 ada, 17,184,190,192,289 parsel'de  bulunan arazisi ile ilgili yapılmak istenen plan  tadilatı talebine, imar mevzuatına ve plan ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu plan tadilatına mecliste ret oyu kullanan, İmar Komisyonu Başkanı ve  İBB İmar Komisyonu üyesi Dila Damla Öner, meclis üyeleri Gürbüz Çifçi ve Medet Kıskanç, İlçe Yönetimi tarafından jet  hızıyla “Kesin ihraç” talebiyle İl Disiplin Kurulu’na sevk edilmişlerdi.

İl Disiplin Kurulu da jet hızıyla, tartışmalı grup kararına ve parti tüzüğünün “imar konularında grup kararı alınamaz” hükmüne rağmen, bu üç meclis üyesini 1 yıl süriyle partiden ihraç etmişti.

Meclis üyeleri ihraç edilmişlerdi ancak, meclis üyeleri, İl Disiplin Kurulu’nun bu kararına karşı Yüksek Disiplin Kuruluna itiraz etmeyi beklerken, dosyanın bir türlü İl Başkanlığı’ndan Ankara’ya gönderilmediği ortaya çıktı.

Dosyanın kim  ya da kimler tarafından engellendiği Ankara’ya gönderilmediği ise bilinmiyor.

İl Başkanı Murat Karayalçın’ın dosyanın bekletildiğinden haberdar olduğu ancak bu duruma göz yumduğu iddia ediliyor. Karayalçın’ın  bu duruma duyarsız ve sessiz kalması manidar karşılanıyor.!

Kamuoyunda “ihraç edilen üç meclis üyesinin disiplin sürecinde toplantılara ve komisyonlara katılamadıkları, bundan dolayı da  disiplin sürecinin uzatıldığı, İl Başkanı Murat Karayalçı’nın da bu duruma göz yumduğu iddia ediliyor.

Konuyla ilgili Murat Karayalçın’a ulaşmaya çalıştık ancak, sekreterleri aşmak mümkün olmadığından iddialarla ilgili sorularımızı sorup cevap alamadık.

Bu arada, parti’de belediye başkanlarına hep ayrıcalıklı davranılıyor. Bu partide onlarca meclis üyesi sırf belediye başkanının istediğini yapmadı diye disipline sevk edildi, disiplin sopasıyla korkutuldu, sindirildi.

Ama buna karşılık, onlarca Belediye Başkanı, akıl almaz derecede direk partiden ihraç edilmeyi gerektirecek kadar kusur işlemelerine rağmen, ekstra durumlar hariç, hepsine imtiyazlı davranılmıştır. Bu belediye başkanlarının kimler olduğu ve neler yaptığı kamuoyu tarafından bilinmektedir.

Belediye Başkanlarına imtiyazlı davranıldığı o kadar açık ki, bir Belediye Başkanı, tek bir telefonla Kılıçdaroğlu’ndan randevu alıp anında görüşebilmektedir, ayrıca görüşmelidir de. Ancak, seçilmiş bir meclis üyesi çok önemli bir konuyu aktarmak üzere yazılı ve sözlü randevu istediği halde, bir yıldır randevu alamaması manidar değilmidir? Bu durumu  nasıl okumak gerekiyor.!