Devletin ve egemenlerin Türk-Sünni-Erkek-Patron (TSEP) Sentezi ekseninde inşa ettiği siyaset kalıpları çatırdıyor. Türk-İslam sentezi ideolojisiyle yüzleşme yükseliyor. Kadınlar, LGBTİ, Kürtler, Aleviler, Ermeniler, Süryaniler, Ezidiler, Lazlar, Romanlar, Çerkezler ve Araplar artık siyasetin öznesi olmaya başlıyor.

AKP’nin inşacısı olduğu, mezhepçi, tekçi ve çoğunluk kimliği üzerinden inşa edilen TSEP Rejimine karşı önemli bir başlangıçtır ama eksiktir. Zira Sünni rejimin ve sermayenin siyasal patronluğuna karşı emekçi sınıfın ve gerçek laiklik mücadelesine dair politik tutum ve temsil eksik duruyor.

İşçi ve kadın cinayetlerinin arttığı, işsizliğin, yoksulluğun ve sosyal hakların sıfırlandığı Türkiye’de emekçi sınıfların karşı karşıya kaldığı saldırılar karşısında sınıfın sözünü ve taleplerini TBMM’ye taşımak için CHP ve HDP, sınıf partileri olmasalar da daha özenli davranabilirdi!


AKP gerileyecek
Türkiye, 7 Haziran seçimlerine giderken, yandaş medyanın AKP’nin tek başına iktidar olacağı ve Anayasa değişikliği yapacak güce erişeceğine dair son yalanları beş para etmeyecek. Hedefleri yüksek ama uçtuklarını fark edince istedikleri 400 vekili, şimdi 335’e düşürdüler. Ama onu da alamayacaklar! AKP 7 Haziran’dan zayıflayarak ve gerileyerek çıkacak. CHP’nin oyları artacak ve HDP barajı geçecektir.

Hoca” ile “Usta”nın ortak listesinden dışlananların dipten gelen öfkesi de kendisini sandıkta bir nebze hissettirecektir. 7 Haziran’a kadar AKP rejimi karşıtı kampanya etkili ve güçlü olursa, kendimizi 4 partili ve koalisyona gebe bir meclise hazırlayabiliriz.
 

Çoğulcu ve laik değil, mezhepçi
Mezhepçi AKP yandaşı medya, AKP’nin etnik ve dinsel milliyetçi aday profilinin yanı sıra klancı ve milli görüşçü gerçeğini örtme telaşındadır. AKP’nin “Yeni Türkiye”sinin “çoğulculuğun her kişi için geçerli” ve “kültürel ve kimliksel özgürlük alanı” olacağını ifade eden Etyen Mahçupyan, gözleri AKP’nin mezhepçi aday listesini görmemiş, kulakları seçilmiş padişahın toplumsal çoğulculuğu parçalayan nefret söylemlerini duymamış gibi, işkembeden sallıyor! AKP mezhepçidir! Tekçidir!  Ermenilere “affedersiniz…” diyenlerin, Alevi adaylarını da AKP’den sıfırlayanların, bir azınlık aday göstermesi, onun mezhepçiliğini gizlemeyecektir.

Farklı kimlikleri tanıyan değil, asimilasyoncu kimliği ile tanımlayandır! Ötekilerin barış içinde, eşit haklarla ve eşit koşullarda yaşamasını dinamitleyen iktidardır. “Alevi açılımı yaparsa oy kaybeder” denilen mezhepçi partidir! Bu nedenle yandaş yazarlar koro halinde CHP ve HDP adaylarının profilleri ve kimlikleri üzerinden vurmayı, seçilmiş padişahın toplumsal kutuplaştırma argümanlarına sığınarak yapıyorlar. Farklı kimliklerin taleplerini eşitlik, demokrasi ve hukuki zeminde tanımak yerine “Türkiye’nin yüzde 99’u Müslümandadır” diyerek, teolojik bir çimentoyla betonlaştırmayı “kültürel ve kimliksel özgürlük alanı” olarak satıyorlar.

Yandaşlarının bitmeyen Alevi nefreti
Alevi hareketinden Turgut Öker, Müslüm Doğan, Ali Kenanoğlu ve sanatçı Pınar Aydınlar HDP’den aday olurken, Necati Yılmaz, Murat Bülbül ve Necdet Saraç gibi bir çok aday CHP’de aday olma hakkına sahip oldular. Fakat AKP yandaşlarına göre bu “yanlış” imiş! Yandaş yazar ötekilerin taleplerini anlamak yerine, Melih Altınok’un “Altı okun ikisi Aleviler ve radikal sol” ve Abdülkadir Selvi gibi “CHP ve HDP, Alevi kesime hitap eden adaylarıyla AK Parti’nin yarışa önde başlamasına neden oldu” diyerek “Alevi yanlış” mesajını örgütlüyor.

AKP’nin 550 adayının da Sünni olduğu mezhepçi listesini sorgulamadan, Alevilerin ve diğer azınlık kimliklerin adaylığını “yanlış” gören A. Selvi “aslını inkâr eden haramzadedir” düsturunu es geçiyor.

Biz de 8 Haziran sabahı Türk, Sünni, Erkek, Patron Sentezine dayalı meclis siyaseti görmek istemediğimiz için bunu değiştireceğiz. Keşke ötekileştirilmiş emekçi sınıfların ve Haziran direnişinin temsili de unutulmasaydı!