Bazı tipler vardır “alçaklık” üzerinden pirim yaparlar. Yaptıkları “Alçaklık” üzerinden para kazanırlar. Onlar için arkadaşlık, dostluk meslektaşlık, insanlık önemli değildir. Onlar, para için arkadaşını da, dostunu da, meslektaşını da, olmayan değerlerini de satarlar.

 

Bu konuda uzmandırlar. Asıl uzmanlık alanları “dostunu”, arkadaşını, “meslektaşını” satmaktır.  

Bu alçakların pazarlama yönleri yüksek olduğu için, çok miktarda alıcıları da vardır. O alıcılardan bazıları, o pazarlamacıdan erken kurtulurlar, bazıları ise uzun süre, boş lafları, dedikoduları, ispiyonları, alçaklığı  satın alırlar.

 

Bir süre sonra döner bakarlar ki, iyi bir müşteri bulan o pazarlamacı, kendilerini de satmış.!

 

Bu pazarlamacı alçaklar, insanların zaafiyetlerinden, saf duygularından, insani duygularından yararlanarak satış yapıp para kazarınlar. Her meslekte dayanışma olur. Bizim meslekte bu dayanışma en üst düzeydedir. Bu paylaşım, bir fotoğraf olabilir, bir belge olabilir veya bilgi olabilir.

Zaman zaman meslektaşlar kendi aralarında konuşurken, gerek siyasilerle ilgili gerek belediye başkanlarıyla ilgili gerekse bürokratlarla ilgili, birbirlerinin samimiyetine güvenerek bir çok şeyi konuşur, bir çok bilgiyi paylaşırlar.

 

Ama bir alçak, çıkıpta “dostum” dediği “meslektaşım” dediği, “arkadaşım” dediği bir insandan art niyetsiz iyi niyetle aldığı bir bilgiyi, üç kuruş para için kötü niyetle kendisine verilmiş gibi göstererek “o bilgiyi şu kişiden aldım” veya “seni şu adam sattı” derse, onun adına bu memlekette ne derler “alçak” derler.

 

Bu alçaklar, seninle oturup bir çay içer sohbet sırasında ağzından bir kelime alır, sonrada “bunu falan kişi bana söyledi”diyerek o arkadaşını satar. Bunların onlarca örneği yaşandı.

 

Bunların alıcıları da, ortada bir şey varmış gibi, akılları sıra bir takım kararlar alırlar. Oysa, iki dakika düşünseler, ortada hiç de öyle  o pazarlamacının sattığı gibi bir ürünün olmadığını görürler. Ama maalesef, birileri bu alçak pazarlamacıların elinden kendisini kurtaramamaktadır.

 

Bu alçaklar, kimsenin mesleki olarak doğru bir ürün satmasına izin vermezler, öne çıkan biri varsa, pazarlamacı mantığıyla hemen ona yanaşır, bir takım taktiklerle onu kullanır, işi bittikten sonra sinsice alacağını aldıktan sonra gözünün yaşına bakmadan  “alçakça” başını yakıp atar.

 

Bu tür alçakların, toplumda itibarları yoktur. Onların yüzüne tükürseniz yağmur yağmış gibi “ya rabbi çok şükür” derler. Kendilerine itibar kazandırmak için her yolu denerler, her alçaklığa baş vururlar. Yüzleri kayış gibi olmuştur, yüzlerine karşı en rencide edici sözleri söyleseniz bile yüzleri kızarmaz. Çürkü bu alçaklar paranın dışında hiç bir şeyden tatmin olmazlar.!

Bunlara elini kaptıran kolunu kaybeder.

 

Bu alçakların alıcılarına ne demeli, allah akıl fikir versin..

Alçak soruyor bir arkadaşına “ falan bürokratın arabasının lastiği patlamış, bu olay nerede oldu biliyormusun” arkadaşı da iyi niyetle  “ evet şurada oldu” diyor. O alçak, hemen alıcısına gidiyor “senin arabanın lastiği nerede patladığını falan kişi bana söyledi, seni o sattı”

 

Alıcı da sanki çok önemli bir şeymiş, devlet sırrı imiş gibi “ öyle mi o gürür gününü” diyerek kendince bir takım icraatlar yapıyor..

 

Bir başka zaman, bir kaç kişi ile sohbet ederken arkadaşından birisi, samimiyetine güvenerek  bir bürokratla ilgili bir iki cümle sarf edip dert yanıyor. O alçak, hemen onu alıp alıcısına götürüyor, “falan kişi seninle ilgili şunları söyledi” diyor.

Alıcısı da, “öyle mi o grür gününü” diyerek kendince bir takım icraatlar yapıyor.

 

Bu alıcıların davranışlarına, dünyalarına akıl sır erdirmek mümkün değil. Anlamadan dinlemeden alçakların kendilerine sattığı her şeyi satın alıyorlar.

 

Örneğin bir olayla ilgili, bir kişi bürokratın yakınına telefon ediyor (temsili)  “ efendim falan kişi sizin tarafa doğru şiddetli bir şekilde üfleyecek, tesirini göstermeden tedbir alalım”  Alıcının adamı, olayın ne kadar doğru ne kadar yanlış olduğunu araştırmadan, anlamadan dinlemeden durumu bürokrata iletiyor. Bürokratta kendince gereğini yapıyor.

İşte bu tür alıcılar olduğu müddetçe, bu alçaklar her zaman yaşam alanları bulurlar.

 

Peki, bu durum ne zamana kadar devam eder.

Doğrusunu söylemek gerikirse, alçaklıkta sınır yoktur ama ben daha fazla süreceğini sanmıyorum.! Maske düşecektir..