Seçimler bitti. Bir kaç yer hariç, belediye başkanları koltuklarına oturdu. Türkiye geneli  yaptığım tahmin sonuçlarında yanılmadım ancak, yerelde bir iki ilçenin sonuçlarında yanıldım.

 

Bunlardan bir taneside Kartal’dır. Bunca yıldır siyasetle iç içe olan bir gazeteci olarak, bu süreçte Kartal sonuçları bana çok şey öğretti. Daha öğrenecek ve tecrübe edinecek çok şeyin olduğunu gördüm.

 

Öyle yada böyle seçim bitti. Demokrasiye inanıyorsak “Halk”a inanıyorsak ve güveniyorsak bu sonuçları içimize sindirmemiz lazım. Olaya biraz ironik biraz gerçekçi bakmak gerekirse;

 

Seçimden başarılı çıkan Altınok Öz’ü tebrik ediyorum.

 

Kartal’da yaşayan toplumun büyük bölümünü bir çok kişiden daha iyi tahlil ettiğini düşünüyorum. Seçim sonuçları açıklandığında, bir kez daha helal olsun dedim.

 

Beş yıl içerisinde ve seçimin son saatlerine kadar olan süreçte yaşananlara, tabanın verdiği tepkilere bakıldığında “ Altınok Öz’ün kazanma ihtimali mümkün görünmüyordu” ama seçim sonuçları bunun böyle olmadığını açıkça gösterdi.

 

Yıllarca “Halk Halk” diye kendini parçalanyaların “halkın malını parasını “rantiyecilere”  şantiyecilere peşkeş çekildiğini” söyleyenlerin, nasıl bir paranoya durumunda oldukları, o pisikoloji içinde kendi kafalarında var ettikleri ama gerçekte olmayan bir halkın haklarını savundukları ortaya çıktı. Eğer öyle olmasaydı, seçimlerde o halk kendisi için mücadele edenlerin peşinden giderdi. Onlarla birlikte hareket ederdi. Demek ki, gerçek halk ile birilerinin kafalarında yarattığı “Halk” aynı değilmiş.! Gerçek halkın onların söylediği gibi, düşündüğü gibi bir derdi olmadığı da ortaya çıkmış oldu.

 

Özellikle Kartal’da bireysel bir kısım mağduriyetlerin dışında  öyle topluca “Halk”ın sokağa çıkıp “benim hakkım yendi, yandım bittim mağdur oldum” diyerek eylem yaptığını görmedim. Mağduriyetten dolayı, mevcut yönetimin toplu protesto edildiğini, bu anlamda bir siyasi partilerden yardım istedğini duymadım..

 

Eğer böyle durumlar olsaydı, inanıyorum ki, netice böyle olmazdı. Ama birilerinin kafalarında yarattığı, o olmayan “Halk” için olmayan sorunlar yarattığını gördüm. Bunu o dönemde ilgililerine de söyledim. “Ağlamayan çocuğa meme vermezler. Ortada ağlayan birileri yoksa ve sen orada meme dağıtıyorsan orada başka bir sorun var demektir.”

 

Bu konuda biz de yanılmışız.! Toplumu tam anlayamamışız, doğru bir straeji sergileyememişiz. Bizde, olmayan bir “Halk” ın haklarını korumaya kalkmışız.!

 

Seçimden sonra gördük ki, ortada öyle mağdur falan olmuş kimse ve öyle bir “Halk” da yokmuş.!

Bir tek belediye işçilerinin mağdur olduğunu biliyorduk, onların biraz sesini duymuştuk. Seçim sonuçlarının açıklanmasından sonra onların da mağduriyetlerini unuttuklarını gördük.!

 

 

Bir şey daha gördük, birilerinin söylediği gibi belediye başkanı  Altınok Öz’ün beş yıllık icraatından fazla da rahatsız olan kimse de yokmuş.! Aldığı her kararın haklı tarafları bile varmış.!

Eğer öyle olmasaydı, bu gün farklı sonuçların ortaya çıkması gerekirdi. Beş yıllık süreçte yaşananlar göz önünde bulundurulduğunda, asıl mağdur olduklarını iddia edenlerin neden suskun kaldığını, sürece neden müdahil olmadıklarını irdelemekte fayda olduğu kanaatindeyim. Böylece “halk”ın verdiği karar daha doğru tahlil edilecektir.

 

Hatırlanırsa, bu.süre içinde, belediye başkanının gerek meclis üyelerine karşı, gerekse parti yönetimine karşı sergilediği tavır, yoğun eleştiri konusu olmuştu..

 

Seçim sürecinde parti yönetimine ve aday adaylarına karşı sergilediği tavır ve davranışlar da eleştiri konusu olmuş ve büyük tepki toplamıştı.

 

Keza, benim de  sıkça eleştirdiğim, beş yıllık süre içinde, partiyi ve meclisi yok sayan tutum ve davranışlar içine girmesi, bazı başkan yardımcılarına yapılan haksızlıklar da sıkça eleştiri konusu olmuştu..

 

Belediye Başkan adaylığı sürecinde, önce Dr. Hüsnü Süslü’nün aday olarak açıklanması, gece geç saatte değiştirilerek  yeniden Altınok Öz’ün atanması da tepki görmüştü. Bu olaydan sonra, birileri olmadık seneryolar çizmiş, birileri de “ topluca karar aldık oy vermeyeceğiz sandığa gitmeyeceğiz” demişti.

 

Ne oldu? Hiç bir şey olmadı.

 

Yetmedi, Damal belediye başkanı Gülcemal Fidan, 1.sıra meclis üyeleğine yazıldı. Bir çok kişi tepki gösterdi “ olur mu böyle şey, Kartal’da adam mı kalmadı da Damal’an biri 1. sıraya yazılıyor, bu Kartal “Halka”ına, Kartal’da siyaset yapanlara hakarettir” dendi.

 

Ne oldu? Hiç bir şey olmadı.

Fidan 1. sıradan meclis üyesi oldu. Şimdi de başkan yardımcısı oldu.

 

Kimsenin halkın iradesine söyleyecek sözü olmamalı.  Toplumlar layık oldukları yönetimle idare edilirler. Eğer toplum böyle uygun görmüşse, buna da saygı göstermek gerekir.

 

Demek ki biz bu “Halk”ı anlayamamışız, tanıyamamışız, iyi tahlil edememişiz.!

 

Her ortamda “Halk” “Halk” diye nara atanların, halkın tercihine saygı göstermesi ve başlarını iki elinin arasına koyarak iyi düşünmeleri gerekir.

 

Öte yandan, bu seçimin  başbakan tarafından genel seçim havasına sokulduğunu bu nedenle insanların adaya değil partiye oy verdiğini söyleyenler de var. Öte yandan AK Partinin uyguladığı stratejik bazı hatalar seçim sonuçlarında etkili oldu. Öyle oldu böyle oldu, mazeretleri çoğaltabiliriz..

 

Her ne olursa olsun, Altınok Öz kazanmıştır.

 

Peki, CHP Kartal’da sayısal olarak başarılı oldu mu?

Seçim sonuçlarına bakıldığında belediye başkanı sayısıl olarak biraz daha gerilediği görülüyor. 2009 seçimlerinde AKP 91.000, CHP 101.000 oy almıştı. Bu seçimlerde kabaca, AKP 122.000, CHP 128.000 oy aldı. 2009 seçimlerinde CHP AKP’ye 10.000 oy fark atmıştı, şimdi bu fark 6 bine düşmüş durumda. Bu durumda CHP’nin 4 bin kaybı var. Belediye meclis rakamları ise AK parti 119. 585, CHP 121.850.

 

Yeni döneme gelince, daha ilk günden eleştireceğim bir iki konu var ancak, bu eleştirilerimi daha sonra yapacağım. Felaket tellallığı yapmak istemem.Aama şu kadarını söyleyebilirim. Belediye Başkanı’nı belki kendisininde öngöremeyeceği zorlu bir süreç bekliyor. Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Bunun yanı sıra, yeni dönemde “Sarıgül operasyonu” ile Kartal’a monte edilenlerin, bir süre sonra Altınok Öz’e ve partiye sıkıntı yaratacağını düşünüyorum. Bu konuda kuvvetli emareler bulunuyor. Bu süreçte yaşananları orta vadede hep birlikte yaşayıp göreceğiz.