Kartal Belediye Başkanı  sayın Opr. Dr. Altınok Öz  son günlerde bazı ortamlarda

 “ bundan sonra ulusal basına ağırlık verecekleri” yönünde söylemlerde bulunuyor.

Geçtiğimiz günlerde, CHP Kartal İlçe Başkanlığı’na getirilen Kamer Gök’te yerel basınla yaptığı toplantıda benzer şeyler gündeme getirdi.

Bu toplantıdan sonra belediye basın birimi, yeni yıl ilanıyla ilgili kendilerini arayan gazetelere “para sıkıntısı veya ödenek yokluğu nedeniyle” yeni yıl ilanı veremeyeceklerini belirterek ilan vermedi

          Bence bu davranış hiç de  şık olmamıştır. Ayrıca ben bunun parayla ilgili olduğunu da düşünmüyorum.  Belediye yerel basınla ilgili yeni bir takım düzenlemeler yapabilir, yeni bir konsept geliştirebilir ama böyle  ucuz mazeretlerle bunu yapmasını da  doğru bulmuyorum.

Hemen bütün belediyeler bu ilan meselesini özellikle yerel basına karşı bir silah gibi kullanıyorlar.  Bir gazeteci belediye başkanını eleştiriyor ve bir takım olumsuzlukları yazıyorsa belediyenin ilk yaptığı şey ilanını kesmek, o gazeteyi maddi olarak güçsüz bırakmak yazmasını engellemek oluyor..

 

Ben bunun örneklerini meslek yaşamım boyunca çok gördüm. Bırakın kendi ilanını kesmeyi, diğer belediye başkanlarına da telefon edip onlarında ilan vermesini engelliyorlar.

 

Belediyelerin yerel gazetelerle ilgili  haklı oldukları yönleri olabilir  ama bunun çözüm yolu bu olmamalı, onun için belediyeler bu yerel basın meselesini masaya yatırıp çözüme kavuşturmalı, kendilerine bir yol haritası çizmeli ve alması gereken kararları almalıdırlar.

İlan verirler vermezler kendi bilecekleri iştir.

 

Belediyeler gazetelerin finans merkezi değildir öyle de olmamalıdır, belediyeden ilan alıyorsa gazete çıkarıyor. alamıyorsa gazeteyi çıkaramıyor. Çıkardığı gazeteyi de belediyelerden gelen hazır haberleri yanlışına doğrusuna bakmadan  “kopyala yapıştır” yaparak gazete çıkarıyor. Bu da doğru değil, bu tür gazetecilik yapanlara da prim vermemek gerekiyor.

 

       Ancak şu da bilinmelidir, gazeteler belediyelerin yan kuruluşu değildir. Gazeteleri ilan tehdidiyle baskı altına almaya çalışmak, ”olumsuz şeyler yazmasan  ilan var, yazarsan ilan yok”  demek bence bir demokrasi ayıbıdır.

 

Basının ve muhalefetin olmadığı yerde, demokrasiden söz edilemez, basının sesini kesmek demokrasinin sesini kesmektir..

 

Öte yandan son zamanlarda bazı belediyelerin  bir yerlerden akıl almış gibi  Kadıköy Belediyesi’ni örnek alma gibi bir çalışma içinde olduklarını gözlemliyorum.

 

Şu kadarına söyleyeyim  “ Bazı belediyeler kendilerini Kadıköy ilçesiyle Kadıköy belediyesiyle Kadıköy belediye başkanıyla  kıyaslamamalıdır.  Çünkü Kadıköy çok farklı bir ilçedir. 

 

Dikkat edilirse Kadıköy’de Kartal Haber Gazetesi sahibi Kenan Gülerci’nin Ağabeyi rahmetli Sinan Gülerci’nin çıkardığı “Kadıköy Gazetesi” nin dışında yerel gazete yoktur.

 

Ama Maltepe’de, Kartal’da, Pendik’te, Tuzla’da bu işi layıkıyla yapan yerel gazeteler vardır. Bunların etkileri de  gerek kamuoyu tarafından gerekse okuyucu tarafından bilinmektedir.

 

Bu nedenlerle Kadıköy belediyesi örnek alınarak böyle bir uygulamaya gidilmesinin faydadan çok zarar getireceğine inanıyorum.

 

Ayrıca belediye çalışmalarının ulusalı yereli olmaz, çalışmaları her zeminde her kulvarda tanıtmak gerekir.

Bazı belediye başkanlarının artık kendi haberlerini basına servis eden çalışanların dışında mutlaka bu işin mutfağından gelmiş her türlü inceliklerini bilen basından sorumlu bir danışman bulundurmaları gerektiğine inanıyorum. Bunu uygulayan bazı belediyeler  bu konuda başarılı da oldular.

Yoksa olmaz, olmuyor, olmayacak.!

 

Peki nasıl olmalı ne yapmalı.!

 

Nasıl olmalı, ne yapmalı meselesi danışmanlığa girer.

O da ücrete tabidir.!