Kartal’da “kurban yeri” meselesi uzun süredir kamuoyunun gündemini işgal ediyor.

Olayın ilk ateşini Kartalspor Başkanı Hamza Tozkoparan Bolu kampında yakmıştı.

 

Tozkoparan o gün, Kaymakam’ın “kurban yeri” ile ilgili basına özetle şunları söylemişti

“Kesinlikle şunu yazmanızı istiyorum”

“Kesinlikle şunu yazmanızı istiyorum. Şöyle bir dedikodu dönüyor ‘kurban yeri Kartalspor’a verilmeyecek’ böyle bir şey yok. Bunu ben nasıl cesaretle ve açık yürekle duyduğumu söylüyorsam size, bu güne kadar kurban yeri Kartalspor’a verilmiştir. Yazacaksınız neden kurban yeri Kartalspor’a verilmiyor veya araştıracaksınız verilmeyecek mi.? Kartalspor’a kurban yerinin verilmeyeceği şeklinde çok ciddi bir kamuoyu var. Neymiş Kaymakamlık bilmem vakıfın neyine verecekmiş” diyordu.

Bu gün geldiğimiz noktada sorun çözülmüş değil. Aslında hukuki açıdan bakıldığında ortada bir sorun görünmüyor ancak, belediye başkanının yerin Kartalspor’a verilmesi yönünde ısrar etmesi nedeniyle sorun yaratılmış oluyor.

 

Peki belediye başkanı bu yerin Kartalspor’a verilmesinde neden bu kadar ısrar ediyor. Kartalspor’un borçları var, sporculara ödenmesi taahhüt edilmiş paralar var, buradan elde edilecek gelire şiddetle ihtiyaç olduğu için Kartalspor’a verilmesinde ısrar ediyor. Bunda ne kadar haklı olduğuna bakacağız.!

 

Peki Kaymakam niye buranın Kartalspor’a verilmesinden yana değil.!

Onun nedenlerinin ipuçlarını da yaptığı basın toplantısındaki sözlerinde görüyoruz.

 

Kaymakam bey basın toplantısının bir bölümünde şunları söylüyor  “Sorun bakalım 2010’da Kartalspor’a kaç kuruş verilmiş, 2009’da Kartalspor kaç kuruş almış, bunları bir sorun bakalım. Veya 2010’da aynen bizim yaptığımız gibi bankadan mı yapılmış neler yapılmış. Kemse kendini nur alem nur saymasın”

 

Ne demek istiyor kaymakam bey, anladığımı söyleyeyim, 2009-2010’da birileri burayı Kartalspor adına kiralamış paralar banka kayıtlarına girmeden toplanmış ve Kartalspor’un kasasına para girmemiş..

Bundan dolayı da Kaymakam bey paranın çar çur olmaması için, yeri Kaymakamlık bünyesindeki bir derneğe vermeyi uygun görmüş.. Daha doğrusu “komisyon” derneğe verilmesini uygun görmüş

 

Kaymakam bey’de Kartalspor Başkanı Hamza Tozkoparan gibi olayı gazetecilere havale ediyor.

 

Bu açıklamanın üzerinden günler geçmesine rağmen, ne belediye başkanından ne de yönetimden hiç kimseden ses çıkmadı.

 

Bence hem belediye başkanı  hem de o dönemin yöneticileri çıkıp bu iddialara cevap vermek zorundadırlar.

Bu iddialar yenilir yutulur cinsten değildir.

 

Dünyanın neresinde olursa olsun bu iddialara kayıtsız kalmak sorumsuzluktur ve bu halka saygısızlıktır.

 

Eğer belediye başkanı ve o dönemin yöneticileri bu iddialara cevap vermezlerse, Kaymakam’a da söyleyecek sözleri olamaz.

Önce bu iddiaların cevabını verin ki, “kurban yeri” ile ilgili talebiniz kamuoyunda haklılık kazansın.!

 

Susmak onaylamaksa, o zaman Kaymakam bey burayı Kartalspor’a vermemekte haklı değil mi.?

Kartalspor’un kasasına girmeyecek bir para için devlet suskun kalıp  körleri sağırları oynayabilir mi.?

Deletten böyle bir şey beklenebilir mi.?

 

Benim buradan Kaymakam beye bir çağrım var, “ Siz böyle bir iddia ortaya attınız, ben bu iddianın çok anlamlı ve ciddi olduğunu ve bugünkü duruma da neden olduğunu düşünüyorum.

 

Madem bu güne kadar kimse üzerine alınıp sizin iddialarınıza cevap vermedi, o zaman sizin bunu açıklamanız gerekir. Çıkın açıklayın geçmişte yaşanan şu şu olaylardan dolayı da burayı Kartalspor’a vermeyi uygun görmedim” diyin

 

Siz’de Hamza Tozkoparan gibi bu olayın perde arkasını gazetecilere havale etmeyin.. Zaten defalarca yazdık kimse bir şey söylemiyor.

 

Hukukun üstünlüğü

 

Öte yandan, bu ülkede her kes hukukun üstünlüğüne, güvenmek inanmak ve saygı göstermek zorundadır. Komisyon, “oto pazarı” nın bulunduğu alanı Kaymakamlık bünyesindeki bir derneğe tahsis etti.

Belediye, İdare Mahkemesi’ne baş vurarak, yapılan tahsisle ilgili “yürütmeyi durdurma” kararı aldı.

Kaymakamlık “yürütmeyi durdurma” kararına üst mahkemeye itiraz etti. Pazartesi günü muhtemelen akşam saatlerinde deyim yerindeyse “dananın kuyruğu” kopacak.

Mahkeme nihai kararını verecek. Her kesin serin kanlı bir şekilde bu kararı beklemesi lazım.

 

Hukuk kimi haklı bulursa, her kesin buna saygı göstermesi lazım.

 

Ancak belediye başkanı sanki bazı şeyleri biraz zorluyor gibi, örneğin kanun gereği “komisyon kararı” olmadan Yunus’taki yeri açmasını her şeye rağmen doğru bulmuyorum.

Eğer burası “kanuna” rağmen açılmak için zorlanırsa, kaos olur. Yasalar çiğnenmiş olur, devlet zaafiyete uğrar. “Komisyon kararı yok ama biz açarız” demeye getirmek hoş olmayan olayların yaşanmasına neden olur. Haklıysanız haksız duruma düşersiniz.!

 

Bence belediye başkanı  çıkıp ortaya atılan 2009-2010 yıllarıyla ilgili iddiaları yanıtlarsa sorun çözülür..Devletten de, kamuoyundan  da destek bulacaktır.

Açıklayamazsa, haklı görülmeyeceği gibi hiçbir yeri de açamaz. “Devlet” buna müsaade etmez.!