Son günlerde Kartal Soğanlık camisinin yeniden yapılması ve bu alana uygulanacak projeyle ilgili bir tartışma yaşanıyor. Yazayım mı yazmayayım mı dıye çok düşündüm.! Eleştiri alacağımı da biliyorum ama, bir gazeteci olarak bu konuya duyarsız kalmamam gerektiğine inanarak yazmaya karar verdim.

Biliyorum, bir çok kişi bu durumu başka yerlere çekip bir kulp takacaktır. Ama yapacak bir şey yok. Saygı gösterip görüşümü yazacağım.

Belediye Başkanı “ o camiyi  yaptırmayacağım”  çıkışında haklıdır.

Doğruyu konuşmak gerekirse, Kartal’da hiç kimse belediye başkanı’nın cami’ye karşı olduğuna inanmaz.! Camilere yaptıklarıyla, cemaatle ilişkilerinde rüştünü ıspatlamıştır, onun için inanmaz.!

Belediye Başkanı “ o camiyi yaptırmayacağım” çıkışı çamiye karşı olduğu için değil,  İBB’nin Kartal Belediyesi’ni saf dışı bırakarak, 1/5000 ölçekli planın yanı sıra Kartal Belediyesi’nin yapması gereken 1/1000 ölçekli uygulama planını da kendisinin yapmasınadır.!

Empati yapalım, belediye başkanının yerinde hangi belediye başkanı olursa olsun, aynı tepkiyi verirdi.!

Belediye Başkanı bu  caminin yeniden yapılmasına onay verdi. Bu süreçte cami için  yaptıkları ile ilgili detaya girmiyorum,  buraya yeni bir proje hazırladı. Bu projede, cami yapılacaktı, altında otopark kurs yeri, cami imamı için yer, büyük bir bahçe ve kalan alana da, Soğanlık’ın tarihini yansıtacak Lale meydanı yapacaktı.

Bu proje tartışılıyordu, tartışılacak yönleri de olabilir,  daha da tartışılabilirdi, başka projeler kamuoyu ile paylaşılıp tartışmaya açılabilirdi.!

Ama bu yapılmadı. Ne oldu, Cami Derneği, belediye’nin yaptığı projeyi kabul etmedi. Kendisi bir proje hazırladı, belediye’yi devre dışı bırakarak projesunu İBB’ye götürdü. İBB bu projenin hem 1/5000’liğini  hemde Kartal belediyesi’nin yapması gereken  1/1000 ölçekli  uygulama planını da kendisi yaparak meclisten geçirdi.

Bu ne anlama geliyor.!  ‘madem sen benim dediğimi yapmıyorsun, o zaman bende seni ezer gider İBB’den bu işi hallederim’ e getirildi. İBB’de böylesi hassa bir konuda yanlış yaptı.

İşte belediye başkanı’nın “ o camiyi yaptırmayacağım” tepkisi bunadır, cami ile bir ilgisi yoktur.!

Sen iktidar gücünü kullanıp belediye başkanı’nı yok sayarsan, belediye başkanı da kendi yetkisini kullanarak senin projeni yok sayar. Belediye’de ruhsatı ben vereceğim, hadi yap bakalım nasıl yapacaksın demeye getiriyor.!

Haklı mı? Haklı..

İBB’nin bu tavrı kabul edilir değildir. İBB’nin 1/000 ölçekli planları da yapma yetkisi var mı? Var. Ama böylesi konular için değil. Onu yapacağı durumlar farklıdır. Bu olay yargıya da taşınsa belediye kazanır.  1/5000 ölçekli planları İBB, 1/1000 ölçekli uygulama planlarını ise ilçe belediyesi yapar. Adı üzerinde “uygulama planları”  neyin nereye uygulanacağına ilçe belediyesi karar verir, uygulamayı o yapar.

Sen İBB olarak İlçe belediyesi’nin yapacağı uygulamaya, iktidar gücünü  kullanarak müdahale edersen, alacağın cevap da “yaptırmayacağım” olur. Mesele budur. Belediye Başkanı’nın Cami karşıtı, din karşıtı olma iddiası abesle iştigal olur.!

Neye mal olursa olsun, hiç bir belediye başkanı İBB’nin yaptığı bu duruma razı olmaz. Bunu yaptırmaz. Belediye Başkanı bir çok konuda eleştirilebilir ancak, cami karşıtı, din karşıtı eleştirisi haksızlık olur.!

Son olarak, cami tartışmalarına ışık tutucak bir konuyu aktararak bitireyim. Uğur Mumcu Mahallesin’de yeni bir cami yapıldı, yakında ibadete açılacak. Bu caminin hikayesi oldukça ilginç, bunun kamuoyu ile paylaşılması yapılan eleştirilere de ışık tutacaktır. Belki bu hikaye ile ilgilenen çıkabilir.!