Sermayeninbüyükçe bir köye dönüştürdüğü günümüz dünyasında ulusal ve uluslararasıdüzeyde birlik sorununu çözmeden sosyalizmi kurup yaşatmanın mümkünolmadığına inanan devrimcilerin birlik girişimleri eksik olmuyor.


Nevar ki bu girişimlerin çoğubaşarısızlıkla sonuçlanıyor. Ve birlikisteğiyle harekete geçendevrimciler, her başarısız girişim sonrasında,adeta bir daha asla biraraya gelmeyi düşünmeyen kırgın sevgiliayrılıklarına benzeratışmalarla yeniden ‘kendi evlerine’ dönüyorlar.Böylece, her başarısızbirlik girişimi, devrimciler dünyasında birlikkültürünün biraz dahaaşınmasına neden oluyor.


Gerçekteson derece vahim birdurumla karşı karşıyayız; birlik sorunuçözülemezse sosyalizm hedefineulaşılamaz inancıyla beraber, birliğigerçekleştirmenin çok zor (vehatta imkansız) olduğu inancı dayaygınlaşmaktadır…


Evet,durum vahimdir ve artık çokgecikmiş bir şeyi yapmak, yerleşik politikkaygılardan uzaklaşıp,sayısız girişime rağmen pratik karşılığıkurulamayan geleneksel birlikteorisini neşterlemek gerekiyor.


Kanımca,geleneksel birlikteorisinin tarihsel arka planında, sosyalistilişkilerin demokrasiyoksunluğuna neden olan politikalar var. Ve buteori, sosyalizm içifarklı düşünceleri yasaklayan, dahası, farklıdüşünenleri kılıçlatasfiye etmeyi de ‘meşrulaştıran’ söz konusupolitikaların teorizeedilmesiyle kuruldu.


EkimDevrimi’nden dört yıl sonra,1921 Mart’ında gerçekleşen 10. Kongre,sosyalist demokrasiyihayatımızdan çıkaran sürecin başlangıcıdır. 10.Kongre’de, “zorunlu birtarihsel geri adım” nitelemesiyle alınan “partibirliği üzerine özelkarar”, konjonktürün ihtiyaç duyduğu ‘disiplin’için fraksiyonları,dolayısıyla sosyalizm içi farklı düşünceleriyasaklıyordu..


Bilindiğigibi, anılan politikkarar, daha sonra, her şeye ama her şeye muktedirbir ‘Genel SekreterYoldaş’ tarafından tartışılamaz bir teori katınayükseltilip Kominternaracılığıyla bütün bir tarihsel sürecinbelirleyicisi haline getirildive sonuçta, “demir disiplinli parti”birliği, çelişkisiz birlikşeklinde okunmaya başlandı.


Gelenekselbirlik teorisiylehareket eden devrimcilerin, birlik için, idealizeedilmiş ortak bir dilya da çelişkisiz birlik arayışı içine girmelerininen önemlinedenlerinden biri budur.


Açıktırki bize sosyalistdemokrasiyi unutturan bu birlik teorisini savunmainadını sürdürürsek,bu teorinin merkezinde yer alan çelişkisiz birlikanlayışınıetkisizleştirmeyi başaramazsak, çok ama çok fazla ihtiyaçduyulanbirliği gerçekleştiremeyiz.


Çelişkisizbirlik isteği, bilimdışı bir istektir. Engels demiştir ki, ”Diyalektikgelişme yasalarınıntanıtladığı gibi bir işçi partisi sadece içmücadelelerle gelişebilir“ya da Lenin demiştir ki, “Bir partide, birbirlerine ters düşen enaşırı fikirler dahil, her fikir yer bulabilir”benzeri alıntılarlayürüyen bir ikna çabası anlamsız; zaten ilgiliherkes bunları bilir.Ama bilgi sahibi olmak ayrı, bilgiyi pratikleilişkilendirmek ayrı birşeydir.


Velhasıl,kaynağını çelişkisizbirlik isteğinden alan geleneksel birlik teorisinideğiştirmek,sosyalizm içi düşünce farklılıklarıyla birlikteolunabileceği gerçeğinigörmek ve kabullenmek zorundayız. Bunubaşaramazsak, her zaman olduğugibi atomize olmaya, bölünüp parçalanmayadevam ederiz…