AKP iktidarı öncesindegeleneksel sermayenin egemenliğinden yakınan, sömürü pastasındanaldıkları payın giderek küçülmesiyle yaşadıkları ?mağduriyeti? İslamideolojisine yaslanarak ifade eden MÜSİAD?çılar, AKP iktidarı dönemindeşaşırtıcı bir hızla palazlanmış ve TÜSİAD?çı geleneksel sermayenin 80yıllık egemenliğini sarsmaya başlamıştır. Denilebilir ki, artıkmağduriyet edebiyatı yapan MÜSİAD?çılar değil, TÜSİAD?çılardır!..Ve şimdilerde, yakın geçmişin ?mağdur? sermaye grupları, kendileriniyalnızca iktisadi olarak değil, siyasi olarak da egemen bir güç şeklindeörgütlemek ve bu egemenliği kalıcılaştırmak istiyorlar. Görülmesigereken gerçek budur; AKP iktidarının hazırladığı anayasa değişiklikpaketi bu amaca hizmet ediyor.AKP iktidarının ?demokratlığında? hiçbir samimiyet belirtisi görünmüyor.AKP?nin askeri vesayet rejimine ?dokunması? ise, onun demokrasiaşkından kaynaklanmıyor. AKP, kendisinin de varlık nedeni olanmemleketin yeni ?efendilerinin? istikbali için geleneksel sermayenin güçkaynaklarına ?dokunmak? zorundaydı; Batılı dostlarının aktif desteğiile orduyu ve yargıyı ?terbiye? etme eylemine girişmesi bundandır.Bu güne dek 12 Eylül Anayasası?nda pek çok değişiklik yapıldı. 12 EylülAnayasası?nın 34 maddesi değiştirildi. Ama bu değişiklikler yapılırken12 Eylül Anayasası?nın anti demokratik özüne hiç dokunulmadı.. AKP?ninanayasa değişiklik paketinde yer alan maddeler de 12 Eylül Anayasası?nınfaşist dokusuyla uyum içindedir.Şayet AKP, ulusların kendi kaderlerini özgürce belirleme hakkınınteslimi, işsizliğin yasaklanması ya da seçim barajının kaldırılması gibi?demokratik açılımlar? yapmaya karar vermiş ve anayasa değişiklikpaketine bu meselelerle ile ilgili birkaç madde koymuş olsaydı,onaylanması imkansız diğer maddelerin varlığına rağmen referandumda?kerhen evet? tavrı düşünülebilirdi. Ve fakat vaziyet şimdiki gibiolunca AKP?nin anayasa değişikli paketini onaylamak, referanduma katılıp?evet? demek bir demokrat için bile ?ayıp? bir şeydir; bir komünistin?evet? demesi ise akıl dışı bir davranış sayılmalıdırGerçekte, komünistlerin, egemen sermayenin siyasal ihtiyaçlarınıgidermeye ayarlı anayasa değişiklik paketine ?hayır? demeleri gerekiyor.Fakat, memlekette öyle bir siyasal atmosfer oluştu ki, ?hayır? demek,?hayır?cı CHP ve MHP gibi partilerle aynı kulvarda yer almak anlamına dagelebilir. AKP?nin karşısındaki ?hayır?cı siyasal güçler, gelenekselsermayenin eski gücüne yeniden kavuşmasını istiyorlar ya, bağımsız emeksiyaseti yapan bir komünist için ?hayır? tavrının yanlışlığı bu hassasdurumla alakalıdır; bu koşullarda, AKP?nin ?evet?ine karşı, CHP ve MHPgibi partilerin ?hayır?ına taraf olmak, sermaye grupları arasındakiegemenlik mücadelesinde taraf olmakla eşanlamlıdır.Bu nedenle, referandumda, ?evet?çilerle ?hayır?cıların siyasal teşhirinimerkeze alan bir boykot tavrı almak daha anlamlıdır.