Okuyucularımız hatırlayacaktır, Kartal Belediyesi bankadan kredi almış ancak, 7.500.000.00 TL lik bu krediyi düşük teklif veren  bankadan değil de yüksek teklif veren bankadan aldığını yazmıştık. Bu kredinin alınış biçimiyle ilgili gelişmeleri “ Böyük Skandal” başlığıyla yazmıştık. Bu yazımızdan sonra Belediye Başkan Yardımcısı  Gülseren Böyüktaş  bu yazımdan dolayı mecliste benim için onu  “ Allaha havale” ediyorum demiş..

      

       O beni “Allaha havale” etmiş, ben de kendisini Cumhuriyet Savcılarına, İç İşleri Bakanlığı’na havale ediyorum..

      

       Tabi bunların siyasi alt yapıları olmadığı için, yapılan her eleştiriyi kendilerine saldırı olarak nitelendiriyorlar. Bunlar her şeyi yapacaklar kimse görmeyecek duymayacak eleştirmeyecek. Eğer görüyorsa duyuyorsa yazıyorsa  onların gözünde o gazeteci CHP düşmanı oluyor. Gazetecinin kamuoyu adına görev yaptığını bir türlü içlerine sindiremiyorlar. Hata yaptıklarını kabul etmiyorlar.

      

        Gülseren hanım beni niye “allaha havale”  etmiş anlatayım..

Belediye 2010 yılında Denizbank’tan 7.500.000.00 TL kredi kullanıyor. “Denetim Komisyonu”nu üyesi AKP’li Mehdi Akman denetim sırasında bu kredinin dosyasını istiyor yönetim oyalıyor dosyayı vermiyor,  Akman kaç bankadan teklif aldıklarını soruyor, yönetim sadece Denizbank’tan aldıklarını söylüyor ve sadece o bankanın teklifini veriyor.

 

       İlk skandal ortaya çıkıyor, Akman, kendi girişimleriyle ikinci bir bankadan TEB’den de teklif alındığını, üstelik TEB’in daha düşük teklif  verdiğini tespit ediyor.

 

       Mecliste bütçe ve kesin hesap görüşmelerinde bu konuyu gündeme getiren Akman, ikinci bir bankadan teklif alındığını kendisinin tespit ettiğini belirterek “ TEB’in daha düşük teklif vermesine rağmen, kredinin neden yüksek faiz uygulayan Denizbank’tan alındığını, üstelik paranın neden hesaplarda görünmediğini ” soruyor.  

 

       Başkan Yardımcısı Gülseren Böyüktaş, Mehdi Akman’a verdiği cevapta, yeni bir skandal’a daha imza atıyor. Böyüktaş şunları söylüyor   Mehdi beye cevap vermek istiyorum. Bankalardan teklif alınır. Hem ikili ilişkilerden, hem de kaynakların etkin kullanılmasından dolayı bu teklifler yönetimce değerlendirilir.  Bizde de, 2010 yılında iki bankadan teklif alınmış ve Deniz Bank’tan kredi kullanılmış. Fakat kredi kullanılırken Denizbank’tan yüzde 5 oranında hibe alınmış. Bu hibenin oranı da 454.000 TL. “ diyor.

 

       Akman’ın, “bu hibenin karşılığı bütçede niye yok? Hibeyi kimin aldığını açıklayın?”  sözlerine karşılık Böyüktaş, bir sonraki oturumda paranın hesaplarda olduğunu söylüyor.

 

       Ben  bu sözlerden sonra “Böyük Skandal” başlığıyla bir  yazı kaleme almış ve olayları özetlemiştim.

 

Gülseren Böyüktaş Haziran ayı son meclis toplantısında bana sitem ederek şunları söylemiş “ Bu gazeteci soyadımı kullanarak “Böyük Skandal” diye manşet atmış, kınıyorum ve Allaha havale ediyorum” demiş.

 

       Paranın hesaplarda olup olmaması bir yana, kredinin alınış şekli bana göre usulsüzdür. Yüksek faiz veren bankadan kredi alacaksın, bu paranın nasıl alındığından kimsenin haberi olmayacak, sonra meclis üyesine önce tek bankadan teklif aldık diyeceksiniz, sonra o meclis üyesi sizi suçüstü yaparak ikinci bir bankadan teklif aldığınızı ortaya çıkaracak, meclise gelen kesin hesap dökümlerinde sözü edilen para görünmeyecek, olay ortaya çıkacak biz de gazeteci olarak bu skandalları yazınca da,  Gülseren hanım bizi “Allaha havale” edecek..!

Olsun aldık kabul ettik. Bende kendisini Cumhuriyet Savcılarına havale ediyorum. İç İşleri Bakanlığı’na havale ediyorum. Valiye, Kaymakam’a havale ediyorum.

Görelim bakalım hangi havale daha erken yerini bulacak.

     O zaman göreceğiz bakalım bu para ne zaman alınmış, nasıl alınmış, hangi şartlarda alınmış, “hibe” (ne demekse) ne zaman “hesaplara” geçmiş, bu süreci yakın takibe alıp bakacağız.