Son günlerde Kartal Belediye Başkanı ile İlçe Başkanı arasında gerginlik yaşanıyor. Tabi bu ilk değil, Öz’ün belediye başkanı seçildiği ilk günden itibaren, ilçe başkanları değişse de, sürtüşme devam ediyor. Bu sürtüşmenin, asla ilkesel bir yanı yok. Tamamen benim dediğim olacak! Her kes bana uyacak durumu söz konusu..

Bir belediye başkanı, partisiyle neden bu kadar ters düşer anlamak mümkün değil. Politik olma, politik davranma, siyaset yapma diye bir şey var, bunlar neden hayata geçirilmez, neden hayata geçirilmesi için bir orta yol bulma yolunda gayret sarf edilmez gerçekten anlaşılması güç bir durum.

Bence bu durum birazda partinin üst yönetiminden kaynaklanıyor. Başka bir partide bu kadar dejenere olmuş bir ilişki göremezsiniz. O partinin kurulları devreye girer ve gereğini yapar. Maalesef bu partide bu hiyerarşik sistem hayata geçirilmediği için, yapılan her eylem cezasız kaldığı için bu duruma düşülüyor.

Ne istenmektedir.! Belediye Başkanıyla “uyum içinde” çalışacak bir ilçe başkanı..Parti içinde bu türde ilçe başkanlarımı vardır..! Varsa da ben duymadım.  Ne demek “uyum içinde çalışacak” birisi..Böyle şey olmaz. Bu bir siyasi partidir, delege gelir ilçe başkanını seçer. Ya da Genel merkez atama yapar. Belediye Başkanları ve ilçe başkanları uyum içinde çalışma gayretinde olurlar.

Aksi bir durum düşünülemez. Belediye Başkanlarına göre ilçe başkanı tayin edilmez. Ortada yürümeyen ilçe başkanından kaynaklanan bir durum varsa, bunun gereğini partinin ilgili kurulları yerine getirir.

Yine Belediye Başkanından kaynaklanan eksiklikler aksaklıklar, parti hiyerarşisine ve disiplinine uymayan şeyler varsa, bunun gereğini de parti yerine getirir.

Partinin hangi mevkisinde olursa olsun, siyasi terbiye almış bir kimsenin “ben böyle istiyorum böyle olacak” şeklinde dayatma yapması, dediği olmadı diye makam ve mevkileri kullanması kabul edilebilir bir durum değildir.

Ortada gerginliği gerektirecek ne var anlamıyorum. Meclis üyelerine bakıyorum, belediye başkanının hiç bir projesine engel olmadılar. Şimdiye kadar bir dediğini iki etmediler. “Satacağım yetki verin” dediniz verdiler..”70 parsel’de usulsüzlük var, bu arsayı Kartal halkına kazandıracağım Körfezcilere dava açacağım yetki verin” dediniz verdiler, bir süre sonra “sulh yaptım davayı geri çekmek için bana yetki verin” dediniz yetki verdiler. “Niye sulh yaptınız nasıl bir sulh yaptınız, hani Kartal halkına kazandıracaktınız, niye böyle oldu” diye sormadılar. Eksik yanlış giden hiçbir projenizi sorgulamadılar. Ev yapacağım dediniz tamam dediler, şunu alacağım dediniz tamam dediler. Daha nasıl davranmalarını istiyorsunuz. Daha nasıl bir grup istiyorsunuz.!

Peki böyle giderse bundan sonra ne olur. Bundan sonrası, partiyle çatışmadır. Bundan sonrası gurupta çatlak demektir. Bundan sonrası sözünüzün yere düştüğü  durum demektir. Bundan sonrası köprülerin atılmasıyla “AKP’ye gidecek” dedikodusunun yapılması” demektir.Bundan sonrası “istifa edip gidecek” dedikodularının yapılması demektir. Bundan sonrası meclisin kilitlenmesi demektir.

Ondan sonrası da “düzenlenen törenle mazbatayı AKP’ye teslim etmek ve başarılar dilemektir