Ekim ayının son haftasında Kartal Belediye meclisinin gündemi yoğundu. Performans ve 2012 yılı bütçe görüşmeleri görüşüldü.

 

Özellikle bütçe görüşmelerinin yapıldığı oturumda, CHP’nin yetersizlikleri bir kez daha ortaya çıktı. 

Doyurucu ikna edici bir sunum yapılamadığı gibi, yapılan eleştirilere de ikna edici yanıtlar verilemedi.

 

Belediye Başkanı bu iki önemli oturuma da katılmadı. Başkanının bu durumu  muhalefet tarafından eleştirildi.

 

Hadi Belediye Başkanı meclise katılmadı. Doğal olarak oturumu meclis 1. başkan vekili Kamer Gök’ün yönetmesi gerekirken, Gök grup toplantısına ve meclise katıldığı halde yönetmedi. Oturumu 2. başkanvekili Turan Megcür yönetti.

 

Peki Kamer Gök meclise geldiği halde, neden meclisi yönetmedi.?

Bir takım mazeretler önü sürülerek bu durumun mevzuata uygun olduğu savunulsa da, bu mazeretin kamuoyundaki algıyı değiştireceğini düşünmüyorum.

 

Kamer Gök’ün bilinçli olarak bütçe görüşmelerinde grup sözcüsü seçildiğini düşünüyorum.

 

Bütçeyi hazırlayan ve bu konuda yeteri kadar bilgi sahibi olan birim amiri dururken, bütçeyi hazırlayanlar kadar bilgi sahibi olmayan Kamer Gök neden grup sözcüsü olarak tercih edilmiştir..?  

Eğer grup Kamer Gök’ü sözcü olarak önermiş ve Gök’te bunu kabul etmişse o zaman neden dersine iyi çalışmamıştır..!

 

Bence grup sözcülüğü bilinçli olarak Gök’e  verilmiştir..!

 

Çünkü Gök’ün, kürsüde zamanı kendi istediği mecrada kullanmada usta olduğu bilinmektedir.

Nitekim, bütçe görüşmelerinde de bu ustalığını göstermiştir.!

 

20 dakikalık konuşma süresince yerel bütçenin içeriğiyle ilgili tek kelime söylemeyen muhalefetin eleştirilerine yanıt vermeyen Gök, konuyu mecrasından çıkaran bir konuşmayla süresini de aşarak 26 dakikalık sürenin son bir iki dakikasında yerel bütçeyle ilgili bir iki cümle söyledikten sonra kürsüden inmiştir.

Bu son derece düşündürücü bir durumdur. Kamer Gök’ün grup sözcülüğü dışında oturduğu yerden muhalefet partisi temsilcilerinin eleştirilerine tahammül göstermeyerek sürekli müdahale etmesi de tepki toplamıştır.

 

 

AKP’li bir konuşmacının kürsüde bütçedeki bazı hatalar ve eksikliklerle  ilgili yaptığı eleştiriye  Teknik Başkan Yardımcısı Gülseren Böyüktaş’ın oturduğu yerden “öğreniyoruz” diye cevap vermesi de çok  düşündürücüdür.  Siz yanılma deneme usulüylemi bu işi öğreneceksiniz, vatandaş bekleyecek siz öğrenene kadar yanlışlarınızın ceremesini çekecek.. Bilmiyorsunuz neden oralarda oturuyorsunuz, burası okul mu bu ne pişkinlik..

 

Diğer bir konu, bir çok partilinin bile hatalı bulup eleştirdiği bazı yatırımları AKP’li meclis üyelerinin eleştirmesine  tahammül göstermeyen “Halkçı” ve Sosyal Belediyecilik” anlayışını savunan bazı meclis üyelerinin belediyeleri “tüccar mantığı ve yap işlet devret” anlayışla bu yatırımları aklamaya çalışmaları da doğrusu çok manidardır ve anlaşılır bir durum değildir.

 

Maalesef bütçe görüşmelerinde CHP’nin yetersizliği bir kez daha ortaya çıkmıştır.  Yapılan eleştirilere tahammül göstererek olgunlukla cevap vermek yerine, her şeye itiraz etmeleri, kendilerinin bile içine sindirmediği ama  bir yerlere “bak nasıl savunduk” dercesine  bir davranış içine girmeleri oldukça düşündürücüdür..