Bu cümle CHP’li bir üyeye ait, Kartal’da CHP’nin son durumunu anlatan bir cümlü, beğendim başlık yaptım.

Gelelim konumuza…

CHP’yi her yazdığımda eleştiri alıyorum “AKP iktidarda, yaptıklarını görmüyorsun, memleketi ne hale getirdiler, onları yazmıyorsun sürekli CHP’yi eleştiriyorsun” diyorlar

Evet, CHP ilkeli, inandırıcı, kendi içinde demokrasiyi ve “adalet”i  yerleştiren, Türkiye meselelerine çözüm üreten bir parti olana kadar bu eleştirilerimi sürdüreceğim.

Kendi içinde “demokrasi ve adalet”i uygulayamayan bir partinin inandırıcılığı olmaz.

Onun için AKP’ye yapılan eleştiriler, kabul görmüyor. Biz önce kendimizi düzelteceğiz, sonra başkalarını eleştireceğiz. Önce kendimiz “adalet”li olacağız, sonra başkalarının adaletli olmasını isteyeceğiz.! Bunu yapmazsak inandırıcılığımızda olmuz, olmuyor da.!

 

Gelelim köşe yazımızın özüne..

Sayın Kılıçdaroğlu “adalet” için yollara düştü, kurultaylar yaptı. Bunlar demokrasi açısından güzel şeyler. Peki kendi belediyelerinde ki “adaletsizlik”leri görmezden gelmesi, “adalet” talebine gölge düşürmez mi? Böyle bir durumda CHP’nin inandırıcılığı tartışılmaz mı?

İşte bir örnek. CHP’de delege seçimleri için start verildi, mahallelerde delege tespitleri yapılıyor. Partililer kendi içinde demokratik bir şekilde delege tesbitini gerçekleştirmeye çalışıyor.

Kartal Belediye Başkanı ve üst düzey yetkililerinin dolaylı yoldan üyelere iş aş vaadiyle, çalışanları işten atma tehdidi vb baskılarla, kendisinin İlçe Başkanı olmasını istediği  kişinin listesine oy vermesini, mahallelerde delege yapısını oluşturmaya çalışıyor.

Bunlar benim iddiam değil, örgüt toplantısında üyelerin dile getirdiği sözler.

Kartal’da CHP “Belediyeci, İlçeci” diye ayrılmış durumda. Bu ayrışma genişleyerek büyüyerek devam ediyor. Müdahale edilmezse olay seçimlerde sıkıntılı bir hal alabilir.!

Bu durumu, İl başkanı İlçe Başkanı, yönetimi ve Kartal’da siyaset yapan her kes biliyor mu? Biliyor.!

 Bu durumdan İl’in haberi var mı? Var. Genel Merkezin haberi var mı? Var

Peki nerde Genel Merkez, nerde İl Başkanı? Neden bu duruma müdahale  etmiyorlar?

Kartal siyaseti bunları konuşuyor irdeliyor.

Peki Belediye Başkanı’nın bu yaptığı ”adaletsizlik”  değil mi? Demokrasiye aykırı değil mi?

Maltepe’ye giderken, Kartal sahilinden geçen “adalet” in zerresi neden Kartal Belediyesi’ne girememiştir?

Kamu gücünü kullanarak “adaletsizlik” yapanlar, adaletli olamazlar.

“Adalet” isteyenler, kendi içlerinde “adalet”i sağlayamazlarsa adalet taleplerinin inandırıcılığı olmaz.!

Bir Belediye Başkanı, neden ve hangi gerekçeyle kendi istediği kişiyi İlçe başkanı yapmak ister.!

Bir Belediye Başkanı, neden örgütün üyenin tercihine saygı gösterip ‘benim için isimlerin önemi yok, örgüt kim İlçe Başkanı seçerse seçisin, parti disiplini ve uyum içinde çalışırız’ demez.

Hadi diyelim o anda dili tutuldu diyemedi.!

Peki bu partinin Genel Başkanı ve  diğer yetkilileri neden bu antidemokratik duruma müdahale etmez, partiyi yok sayan anlayışa sessiz kalır.! Bu durumu anlayan varsa lütfen izah etsin.!

Son söz..Sayın kılıçdaroğlu gelin önce “Belediyenizde ki bu “adaletsizliği” düzeltin ki inandırıcılığınız olsun.