CHP içindeki Statükocu ve ulusalcı kanat’ın yürüttüğü politikalar, AKP’nin ekmeğine yağ sürüyor, elini daha da güçlendiriyor.

 

Öyle ki, şu anda AKP Sosyal Demokratların yapması gereken her şeyi yapıyor.

 

Yapmak istediklerini kendi dünya görüşüne göre formatlayarak yapsa da, her kesimden insanların bedel ödediği konulara el atarak ezber bozan şeyler yapıyor.

 

Peki CHP ne yapıyor. CHP ve Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin önemli meselelerini gündeme getirip çözüm üreteceğine, Başbakan’a laf yetiştirmeyi politika sanıyorlar.  “Tayyip’e nasıl cevap verdi” “Deniz feneri olayını nasıl patlattı”  “Kayseri dosyasını meclis kürsüsünde  nasıl salladı” “helal olsun” vb söylemlere aldanarak, iki dosya sallamakla yüzde 50 oy alan bir hükümetin düşeceğini ve iki dosyayla iktidar olacaklarını sanıyorlar.

 

CHP, “Sol” la el sıkışmadıkça, “Kürt sorunu”na sahip çıkmadıkça, “Dersim olaylarıyla yüzleşmedikçe, “Alevilerin sorunlarıyla ilgilenmedikçe” partide “parası olan siyaset yapar, parası olmayan siyaset yapamaz”  anlayışını yok etmedikçe  “ kendi tabanı üzerinde oluşturduğu mahalle baskısını kaldırıp özgür düşüncenin önünü açmadıkça”  kısacası bedel ödemedikçe, iktidar yüzü görmeyeceği gibi bertaraf olacağı da gün gibi açıktır.

 

Bu güne kadar halktan ve ötekileştirilenlerden emekçilerden uzaklaşarak, sermaye çevrelerinin egemenliği altına giren CHP ‘de “parası olan siyaset yapar, parası olmayan siyaset yapamaz” anlayışını tekrar  partide hakim kılınmıştır.

 

Bu anlayışın temsilcileri, halk tarafından çok iyi tanınmaktadır. 24 Ocak kararlarının mimarları partide baş tacı ve milletvekili yapılmıştır.

 

Bu durum 24 ocak kararlarına direnen işkence gören ve bedel ödeyenleri derinden yaralamıştır.

Bunun yanı sıra parti içindeki bazı uzantıların zaman zaman gazetelere beyanatlar vererek “siyaseti bıraktıklarını” söylemelerine rağmen, söylemlerinde samimi olmadıkları ve bu alışkanlıklarını  bırakmadıkları açık bir şekilde görülmektedir.

 

Bu durum partinin en alt birimlerine, mahalle birim başkanlıklarına kadar yansımıştır. Paran yoksa, arkanda para baban yoksa, bir sermayedara dayanmıyorsan, CHP’de politika yapamazsın seçilemezsin.

Bunun en somut örneği, Kartal’da hiç bir çıkar grubuna taviz vermeden objektif politika izlemeye çalışan ilçe başkanı, bir takım hadiselerle etrafı boşaltılarak görevden uzaklaştırmanın eşiğine getirilmiştir.

 

Siyasetten nemalanan ve siyasetten beslenen çıkar çevreleri insanların gözünün içene baka baka “ siyaseti bıraktık” diyenler, perde arkasında baş rolde oynamaktadırlar.

 

Süreç içerisinde, bu olayların perde arkasında kimlerin olduğu net bir şekilde ortaya çıkacaktır.

Xx                                  xx                                                    xx                                       xx

Bir diğer konu isi, göreve geldikleri günden itibaren güven bunalımı yaşayan ve  sürekli oy kaybeden CHP’li belediyeler, seçimlerin yaklaşmasıyla kadro değişikliği yaparak seçime yeni kadroyla girmeyi planlıyor.

İddiaya göre, Kartal Belediyesi’nde öncelikli olarak iki bayan başkan yardımcısı ile bazı müdürlerin değiştirileceği, bu değişikliğin önümüzdeki günlerde yapılacağı  belirtiliyor.

 

Belediye’yi yakından takip eden biri olarak bu değişiklik kararının yerinde olduğunu, hatta geç bile kalındığını düşünüyorum.

 

Bu  değişikliğe rağmen, yine de  Belediye Başkanının işinin zor olduğunu söyleyebilirim.

 

Çünkü..

Çünkü’nün yanıtı önümüzdeki günlerde..!