CHP, Kartal’da iktidar

Ama, muktedir değil.!

Evet, CHP bir çok belediye’de iktidar oldu ancak, bana göre muktedir değil.!

Belediye Başkanlığı’nı parti ve örgütün gücüyle kazanan belediye başkanları, seçildekten sonra, örgüte ve meclise karşı tavırları değişiyor.

Aday adaylığı ve seçim sürecinde halkçılık, dürüstlük şeffaflık, demokrasi, kavramlarını ağızlarından düşürmeyen bazı belediye başkanları, seçildikten sonra adeta krallıklarını ilan ediyorlar. Tabiri caizse burunlarından kıl aldırmıyorlar.!

Seçimi, örgütle değil de sanki tek başına kendisi almış gibi hareket ediyorlar. Örgütü ve meclisi yok sayıyorlar.

Bazı kararları meclis üyeleriyle istişare ile değil, meclis üyelerini yok sayarak, onları bir “noter” gibi kullanarak meclisten geçiriyorlar.

Gerek meclis üyeleri, gerekse ilçe başkan ve yönetimlerinin belediye başkanlarının bireysel ve dayatmacı kararlarını sorgulamadan, tartışmadan belediye başkanının meclise gönderdiği bazı teklifleri tartışmadan sorgulamadan koşulsuz biat etmeleri, partiyi tamamen işlevsiz hale getirmiştir.

Kendisini meclise gönderen  halktan yana ve sorgulayıcı bir duruş sergileyen meclis üyeleri ise “Disiplin Sopası” ile sindiriliyorlar.

İşte bundan dolayı, hiç kimse belediye başkanının aldığı kararları, yaptığı icraatları tartışamıyor, soramıyor sorgulayamıyor.!

Peki o zaman, CHP’nin dilinden düşürmediği “onlarda biat kültürü var” dediği Ak Partiden ne farkı kalıyor?

Tabanı ve demokratik kültürü yerel idareye katmıyorsanız, orada demokrasiden şeffaflıktan bahsedilemez. Tartışmayan sorgulamayan bir partiye de “Sosyal Demokrat Parti” denmez..

Kartal özelinden örnek vereyim.  Belediye Başkanının aldığı kararlar ve icraaatları ile ilgili bir çok şey yazılıp çizildi, yazılıp çiziliyor da, hiç birine cevap veriliyor mu?

Bunların neler olduğunu bilenler biliyor, yeniden yazmaya gerek yok..

Peki cevapsız kalan bu iddialar, kime zarar veriyor?

Partiye, yani CHP’ye..

O zaman, bu iddialara belediye başkanı ve bağlı olan yetkililer cevap vermiyorsa, kimin cevap vermesi gerikiyor? Partinin yereldeki temsilcisi İlçe Başkanı ve halkın seçtiği meclis üyeleri..

Peki bunlarda duruma sessiz kalıyorsa, o zaman bunu nasıl değerlendirmek gerekiyor?

Kendi kapısının önünü temizlemeyen bir partinin, iktidardaki Ak Parti’yi eleştirme, onlara söz söyleme hakları olabilir mi?

Olsa da, inandırıcılığı olur mu? Olmaz..

Peki ne olması lazım? Ne zeman ki bu partinin dinamıkleri ayağa kalkıp “bir dakika artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak ‘biz patates çuvalı değiliz’ hangi kararlar meclisten geçecekse bakacağız, inceleyeceğiz olumlu ise ilçe halkının yararına ise onaylayacağız, değilse onaylamayacağız” derse, ne zaman ki meclis üyeleri, belediye’de her türlü denetim yetkisini kullanır, bazı şeyleri sorgularsa o zaman taşlar yerine oturur. Aksi taktirde eski tas eski hamam olacaksa, meslis üyelerinin isimlerinin değişmiş olması hiç bir anlam ifade etemez.

Bu durum böyle devam ettiği sürece de, hiç bir zaman bu partinin inandırıcılığı olmaz..

Balık baştan kokar, Genel Merkez ne ekiyorsa onu biçiyor..