Bu seçimler, CHP için son derece sıkıntılı bir seçim olacak.


O nedenle CHP’nin artık yüzünü ‘Sol’a dönmekten başka seçeneği kalmamıştır. Sol’un kendi içinde barındırdığı, gerçek anlamda “halkçı” anlayışı,emekten yana anlayışı, insan hakları ve özgürlüklerden yana uygulamaları hayata geçirerek, farklılık yaratabilir. Bundan başka da alternatifi yok.


Eğer bunlar öz de hayata geçirebilirse, bir sinerji yaratabilir.


Ama bir taraftan Villa oturup, bir taratan da “biz halkçıyız” derseniz tokatı yersiniz.

Bir taraftan taşeronlaşmaya karşıyız deyip, kendi belediyelerinizde bu uygulamayı sürdürürseniz, seçimde tokatı yersiniz.


İşçi haklarından bahsedip, kendi belediyelerinizde haklarını arayan işçilere olmadık hakaretler ederek, keyfi bir şekilde işten atarsanız bu seçimde tokatı yersiniz.


İşçilerinizin alacakları dururken, o işçilerin çocukları evde aç iken, olmadık yerlere para aktarırsanız seçimde tokatı yersiniz.


Fakir fukaradan, tüyü bitmemiş yetim hakkından bahsederken, belediye başkanlarınız altlarında üç makam otosuyla dolaşmaya devam ederse, seçimde tokatı yersiniz..


O nedenle CHP yüzünü gerçek sol’a dönmeli ve bu halktan kopuk yaşam tarzına son vermelidir.


CHP yüzünü her tarafa döndü, bir tek sol’a dönmedi. Kemal Kılıçdaroğlu, her kesimden akıl aldı, her kesimden yönetim kademesine bir takım insanları getirdi, onları dinledi söylediklerini uyguladı,ama bir tek sol’dan akıl almadı, bir tek onları dinlemedi. Onların dediklerini uygulamadı.


Kim akıl verdiyse, CHP artık bir siyasi partiyi taklit ederek , ona benzemeye çalışarak iktidara geleceğini düşünen akıldan vazgeçmelidir.



Bir siyasi partinin, inançlara saygılı olması, insanların inançlarını yaşamaları için onlara her türlü kolaylığı sağlaması başka şeydir, onlarla birlikte aynı şeyleri uygulayarak onlara benzemeye çalışması başka şeydir.


Evrensel hukuk çerçevesinde,insan haklarına ve inançlara saygılı olmak yeterlidir.


CHP bu konuda ipin ucunu kaçırdı. AK Partiye benzemeye çalışarak, onların yaptıklarını taklit ederek oy alacağını düşündü. Oysa aslı varken, taklidine kim neden itibar etsik ki.!


Bir başka eksikliği ise, hem siyasi hem ekonomik olarak Türkiye’nin önündeki en büyük engel olan “Kürt Sorunu” konusunda doğru bir yol haritası hazırlayamadı. Doğru bir söylemle ortaya çıkamadı.



Bundan dolayı da Türkiye’nin yarısında, Doğu ve Güneydoğu’da olmayan, Türkiye’nin kalan yarısının da yarısında olan bir partinin iktar olacağını söylemek inandırıcı olur mu?


CHP, bu gün itibariyle hem Kürt sorununda hem de Alevi sorunu ve Dersim olayları konusunda Ak partinin gerisine düşmüştür. Yeni bir anlayışla ayağa kalkmadığı sürece, seçimde hüsrana uğraması kaçınılmazdır.



CHP gerek “Kürt Sorunu”nda, gerek Dersim ve Alevi’lik konusu, gerekse işçi emekçi sorunları konusunda kendi içinde netleşip Ak Parti’yi ters köşeye yatıracak bir projeyle ortaya çıkarsa belki son bir umut yaratabilir.


Partide o küsecek, bu gidecek kaygısıyla hareket etmeden, geri adım atmadanher görüşe saygı göstererek, kararlı bir şekilde projeyi uygulamaya koyarsa parti toparlanma sürecine girebilir.Bu aynı zamanda yeni gelişmelerinde önünü açabilir.




Kılıçdaroğlu’nun, Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçi’ye söylediğisözler bir şeylerin işareti olabilir.


Belediye Başkanı Saatçi, Kılıçdaroğlu’nun kendisine söylediği sözleri şöyle aktarıyor“Kılıçdaroğlu bana dedi ki, “Adı Halk olan ancak, kendisi halktan kopmuş bir partiyi halkla barıştırmak istiyorum”


Yine Kılıçdaroğlu önceki gün de yaptığı bir konuşmada şunları söyledi “CHP’de inanç, kimlik ve maddiyat eksenli siyaseti bitireceğim”




Kılıçdaroğlu’nun her iki söylemine dekatılmamak desteklememek mümkün değil.


Hadi bakalım Sayın Kılıçdaroğlu, ilk önce şu belediye başkanlarından, sonra başta İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı olmak üzere bazı ilçe başkanlarından başlayın da görelim.


Partiye bir disiplin gelsin, bir can gelsin.!

Hadi tutun bir kaç kişinin kulağından, partinin disiplinini hiyararşisini hissettirin de görelim. Partide sağır sultanın bile duyduğu seçim sürecinde ortaya çıkan ve partiyi yıpratan şu dedikoduları kesinde görelim.


Bilgili birikimli, siyasi alt yapısı sağlam sıradan insanlarında bu partide milletvekili olabileceğini gösterin de görelim.


Hadi.! Hadi size başarılar diliyoruz.


Eğer siz bu söylemlerinizin arkasında taviz vermedenkararlı bir şekilde durup uygulamaya koyarsanız, parti seçime kadar toparlanma çizgisine girebilir.


Yok bu söylemler de sözde kalacaksa, Allah rahmet eylesin.! Ruhuna el fatiha...