CHP Kartal’da skandal olaylar yaşanıyor. Birileri sanki bu seçimlerde Kartal’ı kaybettirmek için düğmeye basmış.!

Geçtiğimiz günlerde CHP’li Kartal Belediye Başkanı’nın, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik sarf ettiği "Bizim genel başkanımızın bir özelliği vardır. Önüne bir kasa domates koy, içinde bir tane çürük varsa onu bulup çıkarıp genel başkan yardımcısı yapıyor” sözlerinden sonra şimdi de, İlçe yönetimi, bazı Belediye Başkan Aday Adaylarına zorluk çıkarmaya başladı.

Aday Adaylarına baskı had safhada. İlçe yönetiminin mahallelerde yaptığı hiçbir toplantıya çağrılmıyorlar.

Sahada ki çalışmalarından, pankartlarına, basın toplantılarına kadar müdahale ederek, yıldırma politikası uyguluyorlar. İl Başkanlığı’ndan telefonla aranıp eleştirilerek, moral motivasyonları bozuluyor.

Bu skandallar neler mi? Anlatalım.

Aday Adayından biri “belediyede tek adamlığa son vereceğiz” sloganıyla pankart asmış, İlçe yöneticisi arıyor aday adayını “sen bunu söylemekle neyi kast ediyorsun, bu pankartı kaldır yoksa, toplatırım şunu  yaparım bunu yaparım gibi moral bozucu sözler söylüyor. Aday Adayı bu sözüyle bir projenin sadece belediye başkanının isteği ile değil, mahallelerde oluşturulacak komiteler ve Kent Konseyinin ortak  kararıyla hayata geçirileceğini anlatmak için olduğunu söylese de fayda etmiyor.

Bu kadar mı? Hayır.

Aday Adayı, İlçe binasında adaylık açıklaması yapacak tahsis edilen günde geliyor İlçe Sekreterine bilgi veriyor “Ben adaylık açıklamamı yaptıktan sonra gazetecilerin soruları olabilir onları da yanıtlayacağım”

Cevap, hayır olmaz, açıklamanı yap bitir.

Açıklama bitiyor, aday adayı soru almaya başlıyor ancak, yanında oturan ilçe yöneticisi sürekli kulağına bir şeyler söyleyerek toplantısı bitirmesi yönünde uyarılarda bulunuyor.

Bu kadar mı? Hayır.

Bu seferde İl Sekreteri bir aday adaylarını arıyor “hakkınızda şikayet var. Kapı kapı dolaşıp belediye başkan adayı olduğunuzu söyleyip insanları rahatsız ediyormuşsunuz”

Aday adayı soruyor “kim şikayet etmiş” İl Sekreteri cevap veriyor “isim yok”

Aday adayı diyor ki “ benim böyle bir çalışmam yok. Beni niye arıyorsunuz, benimle ne alakası var. Kim yapmışsa onu arayın, bu yaptığınız doğru mu”

Aynı İl Sekreteri, diğer bir aday adayını da telefonla arayıp aynı şeyleri söylüyor ve ondan da aynı cevabı alıyor.

Bu nasıl bir partidir, bu  nasıl bir parti anlayışıdır.

Bunları kim yaptırıyor. Ne yapılmaya çalışılıyor gerçekten insan anlamakta zorlanıyor.!

Madem böyle bir durum var, çağırırsın aday adaylarını İl’e anlatırsın durumu gerekli ikazları ve önerileri yaparsın olur biter. Üstelik kimin yaptığını bilmeden bütün aday adaylarını telefonla taciz etmek neyin nesidir?

Bu kadar mı? Hayır

Çok şey var, ama parti tabanında ve kamuoyunda büyük ranatsızlık yaratan, partide adalet duygusunu bitiren, partinin halkın değil elitlerin, güçlülerin partisi olduğu izlenimi veren ve bundan dolayı partinin hızlı bir şekilde kan kaybetmesine neden olan bu tesbitimle yazımı bitireceğim.

Bir meclis üyesi, demokratik hakkını kullanarak Encümene talep açtı diye ‘kesin ihraç’ talebiyle acele disipline sevk edeceksin.

Ama bir Belediye Başkanı, Genel Başkanı küçük düşürücü “Bizim genel başkanımızın bir özelliği vardır. Önüne bir kasa domates koy, içinde bir tane çürük varsa onu bulup çıkarıp genel başkan yardımcısı yapıyor”  sözlerine sessiz kalıp bir işlem yapmayacaksınız. Bunun adı da, Parti olacak, demokrasi olacak, adalet olacak.!

Bir meclis üyesi, haksız hukuksuz bir imar uygulamasına mecliste karşı gelip onay vermeyince, ivedi bir şekilde ‘kesin ihraç’ talebiyle disipline sevk edeceksin.

Ama bir Belediye Başkanı “Bizim genel başkanımızın bir özelliği vardır. Önüne bir kasa domates koy, içinde bir tane çürük varsa onu bulup çıkarıp genel başkan yardımcısı yapıyor”  sözlerine sessiz kalıp bir işlem yapmayacaksınız. Bunun adı da, Parti olacak, demokrasi olacak, adalet olacak.!

Tayyip Erdoğan’ın sarayını eleştireceksin, “Sen bu sarayı kendi paranla yaptıysan israftır, Milletin parasıyla yaptıysan haramdır” diyeceksin.

Ama senin Belediye Başkanın, kendine kaçak konut yaptıracak, kapısında onlarca kişi çalışacak. Elektiriğini, suyunu, doğalgazını belediye bütçesinden ödetecek, saltanat sürecek ona sesin çıkmayacak. Görmeyeceksin, Duymayacaksın Bilmeyeceksin. Bunun adı da, Parti olacak, demokrasi olacak, adalet olacak.!

Belediye Başkanı, Genel Başkan’ı küçük düşürücü sözlerine karşılık Genel Merkez’den bu konuda bir işlem başlatıldığı yönünde bir açıklama var mı? Yok.!

İl Başkanı Kaftancıoğlu’ndan bu konuda bir açıklama var mı? Yok.!

İlçe Başkanlığı’ndan bir açıklama var mı? Yok.!

Peki bu parti’de disiplin mekanizması, sadece sıradan üye için mi, veya Meclis üyeleri için mi uygulanıyor?

Bu nasıl bir adalet duygusu?

Hani bu parti’de ‘ben” yok “biz” vardı?

Bu parti’de hiçbir zaman “biz” olmadı. O’biz” hep sözde ve sloganlarda oldu.

Pardon oldu oldu. Ama hangi “biz”

Bu CHP’mi Türkiye’yi yönetmeye talip? Bu CHP’mi İstanbul’u Ankara’yı almaya talip? Bu CHP’ mi yeniden Kartal’ı almaya talip?

Böyle giderse, zor değil imkansız.!

Bu arada, ‘çürük domates’in zararlarını bu seçimde görecek gibiyiz.!