Düşüncede hiyerarşi yoktur; insanlığı ilgilendiren her şeyi kendi ilgi hanesinin ortak paydası kabul eden, düşünme yetisine sahip herkes, gelecek vaat eden doğru ya da doğruya yakın düşünceleri üretebilir. Belki düşüncesini sistematize edemez, bilimsel argümanlarla destekleyemez ama ufuk açabilir veya düşünce darbesi yaratabilir. Yıllar önce, ideolojik ve siyasal kimliğimin farkında olan çevreye duyarlı bir ?hemşerum? şöyle demişti; ?Devrim yapup sosyalizmi kurmak isteyisinuz; ama bana oyle celiyi çi, siz devrim yapana kadar habu dunya hepten çopluğe dönecek da Sosyalizim deduğunuz şeyi çopluğun uzerine kuracaksinuz. Çopluğun uzerine kurulmuş sosyalizmi ben ne edeyim!..? O ekolojist Laz?ın sözleri bende gerçek bir düşünce darbesi yaratmıştı. Gerçekten de, bizim dünyanın düşünürleri ve pratisyenleri devrim ve sosyalizm arasına çok az şey koymuşlardı; ekolojik sorunlar ya da kadın sorunu gibi ?tali? sorunların halli devrim sonrasına ertelenmişti. Emek ? sermaye çelişkisinin çözümü için mücadele etmek yerine çevre için mücadele edenlerle, ?dünyanın başka sorunu yokmuş gibi kaplumbağalarla, börtü ? böcekle uğraşıyorlar? küçümsemesiyle dalga geçilmişti. İndirgemeci bir mantıkla emek ? sermaye çelişkisi dışındaki sorunlarla ilgilenmeyi erteleyenlerden biri olarak araştırmaya başladım ve gördüm ki, bizim Laz çok haklı ama eksikti; insanlığın bugününü ve yakın geleceğini ciddi olarak tehdit eden ekolojik sorunlarla, insanlığın yarısını ilgilendiren ve ?hemen şimdi? müdahale isteyen kadın sorunuyla ya da insanlığı yeniden ve yeniden biçimlendiren kültürel ve sanatsal sorunlarla ilgilenmeyi erteleyen bir ideolojinin maddi bir güç haline dönüşmesi ve sosyalizme çıkması çok zordu. Gerçekte teorik arka planda fazla sorun yoktu; manifestomuzda ilan edildiğinden bu yana, ?insanlığı ilgilendiren her şey bizi de ilgilendirir? dedik. Ama pratik süreçlerde ağırlıkla ve çoğu kez de yalnızca emek ? sermaye çelişkisiyle ilgilendik. Kuşkusuz, emek ? sermaye çelişkisini merkeze almalıyız, ama bu yetmez; başkaca pek çok şeyin yanında, reel sosyalizmin dağılmasından sonra toplum bilincinde albenisini yitirmeye başlayan sosyalist ideolojiye yeniden çekicilik kazandırmak için tarihsel hatalarından arındırılmış bir sosyalizm projesi üretip, projenin inandırıcılığını sağlamak, bunun için de kapsayıcı bir sosyalist mücadele konseptine sahip olmak lazım. İnsanın insan üzerinde kurduğu bütün iktidar ve istismar biçimlerinin ortadan kaldırılacağını ilan edenler, erkeğin kadın üzerindeki iktidar ve istismarına hemen şimdi müdahale etmiyorlarsa, ne kadar inandırıcı olabilirler ki ?.. Aynı şekilde, sınırsız kar hırsıyla gözü kararmış kapitalizm, insanlığın bugününü ve yakın geleceğini tehdit eden ekolojik felaketlere neden olurken ekolojik mücadelenin dışında kalanların anti - kapitalist mücadele çağrıları ne kadar ciddiye alınır?.. Kapitalizmin pervasızca ekolojik dengeyi alt üst etmesi ve dünyayı çöplüğe dönüştürmesi yalnızca emek insanlarını değil, bütün insanlığı ilgilendiren yakıcı bir sorun. Uzak olmayan bir gelecekte insanlığın büyük bir kesimi için küresel ısınma, kuraklık, susuzluk ve açlık her şeyden önemli sorunlar haline dönüşebilir ve ekolojik mücadele yaşamsal bir önem kazanabilir. Bütün insanlığa karşı alenen ve cebren suç işlemeyi sürdüren modern zamanların vahşi kapitalizmine karşı mücadelenin insanları olarak, daha sonra değil, hemen şimdi aktif birer ekolojist kimliği (de) edinmezsek, Laz?ın dediği gibi, sosyalizmi büyükçe bir çöplüğün üzerine inşa etmek zorunda kalabiliriz!..