Silivri Mahkemesinin Kararı

 

İstiklal Mahkemelerini çağrıştıran Silivri mahkemesinde yargılananlar ve onları yargılatanlar, ancak şiddet üreterek ayakta durmayı başarabilen sömürü ve talan düzeninin egemenlik dalaşı içindeki eski ve yeni aktörleridir.

12 Eylül’de bizi ‘yargılamaya’ kalkışanlara şöyle demiştik: “Mahkemelerinizi tanımıyoruz. Siz devrimcileri yargılayamazsınız, ama unutmayın, devrimciler sizleri mutlaka yargılayacaklar; sömürü ve talan düzeninin bütün aktörleri devrim mahkemesinde sanık sandalyesine oturacaklar.”

 

Rojava

 

Rojava’ya dair sadece insani ve duygusal bir tepki vermek istiyorum:
Rojava’da çocuk, kadın, yaşlı, genç ayrımı yapmaksızın Kürtleri katleden şeriatçı canilere lanet olsun; bu canileri destekleyenlerle “barış” görüşmeleri yapmayı sürdüren Kürtlerin “yüksek siyaset hesabına” da lanet olsun!..


Rojava’da Hitler faşizminin vahşeti ile yarışan şeriatçı canilerin vahşeti üzerinden (de) şöyle bir saptama yapılabilir; günümüzde şeriatçıların örgütleyecekleri bir devlet, klasik faşist devletler kadar tehlikeli olacaktır…

 

Mısır’daki Askeri Darbe

 

Hiç kimse sosyalist bir gelecek isteyen ve tarih sahnesine çıkarken (sayısal durumlarına bakmaksızın) zaten bir taraf olduklarını ilan eden devrimcilerin egemenler arasındaki iktidar kavgasında taraf olmasını beklemesin!..

İslamcı Mursi iktidarına karşı olan devrimciler, Mısır’daki isyanı sistem içinde tutup değerlendirmek üzere ‘inisiyatif alan’ askerlerin kuracakları iktidara de karşıdırlar...

                                 

Başvekil Erdoğan’ın Darbe Karşıtlığı

 

Başvekil Erdoğan’ın darbe karşıtlığı ciddiye alınmıyor. Doğaldır, çünkü Başvekil sadece kendine (ve kendi gibilere) askeri darbe yapılmasına karşıdır, darbelere değil. AKP iktidarının Sudan - El Beşir ilişkisi durumu açıklamaya yetiyor:
Sudan Devlet Başkanı General Ömer Hasan El Beşir darbeyle iktidara geldi. Uluslararası Ceza Mehkemesi, gerçekleştirdiği katliamlar ve soykırım suçundan El Beşir hakkında tutuklama kararı çıkarttı, bütün dünyada aranıyor. Darbeci ve soykırım suçlusu İslamcı General El Beşir, Başvekil Erdoğan’ın himayesinde sadece Türkiye’ye gelebiliyor ve dahi AKP’li ehli Müslim hür teşebbüs erbabı ile iş yapıyor.

 

Şeriat Şerbeti İçenlerin Demokratlığı

 

Denir ki, şeriata göre egemenlik Allahın, demokrasiye göre ise ulusundur!.. 
Hal böyle olunca şeriat şerbeti içmiş İslami siyaset erbabının “egemenliği Allahtan alıp ulusa veren demokrasi”yi benimsemiş gibi davranmasına kuşku ile bakılır. Bu tiplerde demokrasiyi araçsallaştırıp iktidarı ele geçirdikten sonra görülen “Mühür bendeyse Sultan Süleyman benim” tavrı da kuşkuyu haklı çıkartan şeylerden biridir...

 

Başvekillik Mührü - Hilafet Mührü

 

İslam coğrafyasında şeriat şerbeti içenlerle “demokrasi” ihdas etmeye çalışanlar umutsuzluğa kapılmış gibiler. Mesele şu ki, asırlar boyunca toplumu şekillendiren hazır ve yaygın bir ideolojiyi, İslam ideolojisini kullanarak siyaset yapan ve de “sandıkla iktidar” olanlar, ele geçirdikleri Başbakanlık ya da Başkanlık mührünü Hilafet mührü sanıyorlar!..