Bence kötü insan yoktur. Kötü sistem vardır ya da hasta insan vardır. Onlarında rehabilitasyondan yana tedaviye ihtiyaçları vardır.

     Tüm kötülüklerin kaynağı bir avuç mutlu azınlığın egemenliğinden geçmektedir. Kendileri için kurdukları düzende sadece kendileri vardır, gerisi teferruattır.

     Kendi saltanatlarını sürdürmek adına yapamayacakları kötülük ve entrika yoktur. Bunların sayısı toplam nüfusun %5’ini geçmez. Geniş halk yığınlarını kendilerine bağımlı kalmaları için yapmayacakları kötülük, oynamayacakları oyun yoktur. Gündem değiştirmedeki hünerlerine ne demeli!..

      Dünyada olduğu gibi ülkemizde de üretim amaçları başta olmak üzere, iletişim, hukuk, eğitim, daha önemlisi güvenlik güçleri  vb. kurum ve kuruluşlar bir avuç mutlu azınlığın hizmetinde ve denetimindedir. %95’i oluşturan geniş halk yığınlarını dizayn etmekle görevlidirler.

      İşin özü güvenlik güçlerinden tutun mevcut tüm kurum ve kuruluşların birinci önceliği bir avuç mutlu azınlığın saltanatının devamını sürdürmekte görevli olduklarıdır…

     Toplam nüfusun %95’i ise sus payı ile uyuşturulmakta, kandırılmaktadır… Bu bir avuç mutlu azınlığın ekolojik dengeyi kendi çıkarlarına feda etmelerine ne demeli… Çok acı..

       Hasta halk yığınları olmak üzere egemen güçlere sesleniyorum, ekolojik dengenin korunmasının yanında, tüm canlı ve cansız varlıkların mutlu olduğu bir düzen kuralım. Geceleri aç yatanın, iş gücü almayanın, insanca yaşamayanın; Bir günde zengin olanın, ülkeyi ve doğayı talan edenin denetlendiği bir düzen kuralım. Öyle bir düzen kuralım ki başta canlılar olmak üzere yeryüzünde var olan her şey korunabilsin. Varlıklarını idame edebilsin.

      Bir düzen kuralım silahlar ve savaşlar olmasın, herkes geleceğine güvenle baksın… Silah ve savaşlara yapılan harcamalar yeryüzünü baştan başa ilah etmeye yeter ve artar.

      Bir düzen kuralım vurgun, soygun, talan, yalan, zulüm olmasın. Herkes geleceğine mutlu mesut güvenle baksın.

      Bir düzen kuralım eşitlik ve özgürlük olsun, kardeşlik dal budak salsın, kimsenin kimseden üstünlüğü olmasın.

      Bir düzen kuralım kimse bir başkasını sömürmesin, eşitlik, kardeşlik, paylaşım olsun.

      Bir düzen kuralım kişi ve kurumlar özgürlüklerini canlı ve cansız varlıklara zarar vermeden en demokratik anlamda yaşabilsinler.

      Savaşsız ve sömürüsüz bir dünya düzeni kuralım, yeryüzünde tüm insanlar barış huzur içinde tek bir anne ve babadan doğmuşçasına kardeşçe dayanışma içinde yaşayabilsinler.

      Bir dünya düzeni kuralım ırk, mezhep tüm ayrışmalar ortadan kalksın.

      Bir dünya düzeni kuralım diktatörler, zalimler, karteller kötülüklerin kaynağı emperyalizm olmasın.

 

      Bir düzen kuralım insanlar doğduğu günden itibaren eğitim, sağlık, çalışma, barınma gibi temel gereksinimler devletçe karşılansın, hiç kimse geleceğinden endişe duymasın.

      Gelin yeryüzüne sevgi tohumları ekelim senlik benlik kavramları son bulsun, herkes inancını bir başkasına zarar vermeden özgürce yaşayabilsin.

       Yaşanılır bir ülke ve dünya için, silah ve uyuşturucu üretici ve tüccarları olmasın.

       Sevgili okurlarım dünya ekonomisinin %65’i savunma, silah ve savaşlara harcanmaktadır. Acaba mevcut ekonomi insana, doğaya, bilime, sanata vb. alanlara harcansa yeryüzünde bir sorun kalır mı? Yeni gezegenlere hayat taşımak dahi bir ütopya değil. Bilimsel araştırmalar ekolojik dengenin bozulması ve artan nüfus artışı için yatırımlardan bahsetmektedirler…

        Huzurlu ve güvenli bir ülke ve dünya için gerekli olan bu yaşam, yönetim ve düzenin adını siz koyun. İçinde insanca yaşam olsun. Çürümüş, kokuşmuş köhne kapitalist düzen olmasın.

        Aklı güzel, vicdanı güzel, dünyası güzel, bilgi birikimi güzel insanlara selam olsun. Gün onurlu insanların kuracakları insanca bir ülke ve dünya düzeni günüdür!..