Uzun zamandır bu konuda susuyorum, bu konuyu ne yazmayı düşündüm ne de sorunun çözülmesi için birilerine tavasutta bulunmayı düşündüm..

 

Her normal vatandaş gibi sorunun çözülmesini bekledim. Ama olmadı, çözülmedi ve ben bunu yazmak zorunda kaldım..

 

Benim inşaat işleriyle uğraşan bir akrabam Kartal’da bir inşaat yaptı. Ruhsat alırken belediye diyor ki, “planlarda senin yapacağın bu inşaatın yanından yol geçiyor, “yol katılım bedeli” ni ödemen lazım”  tamam diyor ve 25 milyar lirayı belediye’ye yatırıyor.

 

İnşaatı bitiriyor daireleri satıyor bekliyor ama yolun geçmesiyle ilgili her hangi bir çalışma yok.

Belediye’ye gidiyor “yol geçecek dediniz ama yol açılmadı” verdikleri cevaba bakın “ bu yolun üzerinde 8 katlı apartman var, biz bunu istimlak edemeyiz, bu durumda yol geçemez”  diyor ki “madem bu yolu geçiremeyeceksiniz o zaman benim paramı geri ödeyin” 

 

Cevaba bakın “bu parayı ödeyemeyiz” neden “para kasaya girdi ödeyemeyiz”

vatandaş ona gidiyor olmuyor buna gidiyor olmuyor.

 

Fen İşlerinden sorumlu Başkan Yardımcısı Gülseren Böyüktaş’a gidiyor “ödeyemeyiz” diyor.

İmar’dan sorumlu Başkan Yardımcısı Çiğdem Ertan’a gidiyor, onun cevabı daha vahim vahimden öte tehdit  “senin sesin çok çıkıyor iskan almadan niye bu kadar sesin çıkmıyordu”

 

Yani şunu demeye getiriyor  “sen iskan almadan bu parayı isteseydin, ya da bu kadar kafamızı ütüleseydin, ben sana bu iskanı vermezdim seni süründürürdüm”

 

Bunu adı tehdittir. Bunun adı görevi kötüye kullanmadır.

 

Sonunda geçtiğimiz günlerde konuyu bana aktardı. Dedim ki, git bir dilekçe yaz durumu anlat paranı talep et ayrıcada, şöyle bir taahütte bulun “ belediye bu yolu üzerinde bina olduğu için açamıyor, bende açacak diye parayı yatırdım madem öyle penim paramı ödeyin, ne zaman yolu açarsanız size bu parayı ödemeyi taahhüt edeyim” de dedim.

 

Tamam dedi, dilekçe yazıp kayda sokup vermiş, yine olmaz demişler. Söyledikleri şu

“ tapulara şerh koyacağız” diyor ki “kardeşim ben bu daireleri sattım hangi tapuya şerh koyacaksınız. Buna gerek var mı, ben size her türlü taahhüdü veriyorum, isterseniz noterden vereyim”

 

Olamaz ödeyemeyiz.

“Peki ne olacak” 

Yapacak bir şey yok diyorlar..

Tam bir hukuk cinayeti, tam bir rezalet..

Bir hatırlatma, sonradan öğrendim, bu konuyu sayın Kamer Gök de biliyormuş ve hayretle karşılamış, hukuken böyle bir şeyin yapılmasının doğru olmadığını söylemiş.

İbrahim Doğan’ın da haberi var.

 

Peki kim bu vatandaş, CHP’den Tuzla Belediyesine seçilmiş meclis üyesi.

Bir yanlışı mı var yok, usulsüz bir şey mi istiyor yok, hakkı olmayan bir şey mi talep ediyor yok..

 

Peki o zaman sorun nerede, sorun kafada sorun anlayışta, sorun yönetim acziyetinde.

Buradan vatandaşlara çağrı yapıyorum, Kartal Belediyesi’nde  bir iş yaptıracaksanız, ya da bir işiniz varsa mutlaka yanınızda iki Avukat götürün.

 

Son bir not: Kartal Belediyesi sınırları içinde inşaat yapan müteaahitlerin belediyeden iskanlarını nasıl aldıklarını doğrusu çok merak etmeye başladım.

 

Şu kadarını hatırlatmakta yarar var, lütfen herkesi aklıselim olmaya davet ediyorum.!

 

Kurtal Vadisin’de vardır ya “sonra deme di deme İbrahim” diyor ya, işte öyle bir şey..