Oldum olası şu CHP’ye akıl sır erdiremiyorum. Hiçbir eleştiriye tahammül göstermiyorlar. Yapılan en basit eleştiriye bile “orantısız” tepki gösteriyorlar.  Hatta öyle ki, hiçbir şekilde kendilerini ilgilendirmeyen eleştirilere bile “bizi kastetmiştir”  ön yargısıyla bazen  “orantısız “ bazen de “seviyesiz” tepki gösterebiliyorlar.

Böyle bir örnek Kartal CHP İlçe örgütünde yaşandı. CHP İlçe Başkan Yardımcısı Naile Öztürk, bir internet sitesinde kendisiyle ilgili yayımlanan haberle ilgili basına bir açıklama gönderdi. Öztürk açıklamasında, haberde yazılanların doğru olmadığını belirterek olayı anlatmış.

Buraya kadar her şeyin normal. Haberde yanlış veya düzeltilmesi gereken bölüm varsa, düzeltilmesi konusunda her türlü hakkını kullanmalıdır. Bu onun en doğal ve yasal hakkıdır. Kimse bunun tersini söyleyemez. Ancak, açıklamanın son bölümünde beni ilgilendiren bir kısım var ki, anlam vermek mümkün değil.

Naile Öztürk, açıklamasının son bölümünde geçtiğimiz günlerde benim  “Politik Marabalık” başlığıyla kaleme aldığım yazıma atıfta bulunarak şunları yazmış “Son  sözümde Kartal  ilçe  örgütünü  birilerinin  marabası  olarak  değerlendiren  köşe  yazarına. Ben  yaşamım  boyunca  kimsenin marabası  olmadım. Doğru  bildiğimi  her  zaman  her yerde söyledim ve söylemeye  devam edeceğim.Çünkü  kimseye  diyet  borcum  yokki  ödeyeyim. Diyet borcu  olan,  asılsız  yalan  yanlış  şeyler  söyleyenler  diyet  borcunu ödeyenler olsa  olsa birilerinin marabası  ve kalemşörü  olurlar” diyor.

Yazımın girişinde yaptığım tahlil’de haklı çıktım değil mi.. Bu olaya ne kadar uygun düştüğünü  görmek için o yazımı okuyucularımızla paylaşacağım..

Ben o yazımda, “Marabalar”la ilgili genel bir değerlendirme yapıyorum. Yazımın hiçbir yerinde, ne CHP ne de Kartal İlçe teşkilatıyla ilgili tek cümle geçmiyor.

Gerçekten söyleyecek söz bulamıyorum..

Hanımefendi hem okuduğunu anlamamış, hem de bana seviyesizce sözler sarf ederek, birilerinin kalemşörü olmakla itham ediyor.!

O zaman söylüyorum. Kime diyet borcumuz varsa açıklamazsanız, kimin marabasıysak, kimin kalemşörüysek delilleriyle açıklamazsanız, sizi de müfteri ilan edeceğim.

Aslında, okuduğunu anlamadığı halde, böyle seviyesizce bir açıklama yapan, böyle seviyesizce söylemlerde bulunan kişileri muhatap olmak doğru değil ancak, sadece  bir haksızlığı düzeltmek, ve ilçe teşkilatının düştüğü durumu göstermek açısından bu yazıyı kaleme almayı uygun gördüm. Gelişmeleri kamuoyunun taktirine sunuyorum.

Bu tür olaylara mal bulmuş mağribi gibi saldırıp kullananları kale bile almıyorum. Çünkü onlar bir zavallı, onlarda bu yazıyı okuduktan sonra nasıl çakıldıklarını görüp rezil olacaklar..

Elin…sözüyle ahkam kesilmez..

 

İŞTE O YAZIM

Politikada maraba olmayı kabullenenler, ağaları istediğinde harekete geçer, istemediğinde yerinde oturur. Yani politik marabaların inisiyatifi olmaz ve tasmaları her zaman ağasının elinde olur.

Ağa istediğinde sağa sola saldırtır, istediğinde ise en zararsız varlığa dönüştürür. Politikada ağalık ve marabalık ilişkisi zincirlemedir. Bir kere maraba olmayı icine sidirirsen her dönem ağan olur.

Bir yerde okumuştum, güzel bir tespit değil mi.!


Ağalar arasında sorun yaşandığında en keskin söylemler, tutumlar marabalardan gelir. Bu tür durumlarda marabaların tek amacı ağasının gözüne girmektir.

 Marabalar bu durumda ne adil davranır, ne başkalarını anlamaya çalışır ne de yapıcı bir dil kullanır.

Ağalar kendi aralarında uzlaşınca da, marabalar maymuna döner.!

 

Bu gün baktığımızda, geçmişte maraba’lığı içine sindiremeyen  polit geçinen bir çok kişi,  ağalarının önünde diz çökmüş durumdalar.

Marabalık yapanların bir kısmı zaten omurgasızdı, bir kısmı da omurgasını kırarak maraba oldu.

 

Geçmişte, hak hukuk, halk vb “sol” argümanları kullanarak “halkçı politika” yaptıklarını iddia eden marabalar, bu gün tam tersini savunan yeni ağalarının savundukları argümanları savunmaya başladı.

Onun için marabalar ağalarının istemediği hiç bir şeyi yapamazlar. Çünkü insiyatifleri yoktur. Bu marabalar, ağalarının söylediklerini gözü kapalı uygularlar Ağalarının yaptığı yanlışları eksikleri görmezler duymazlar bilmezler.

Üç maymunu oynarlar..

 

Xx                                                   xx                                              xx

Bu genel tespitten sonar gelelim yeni bir konuya  Kartal CHP İlçe örgütünde yaşanan olaya..

Cuma günü CHP İlçe örgütünden bir hanımefendi aradı “Cumartesi günü (bu gün) saat 15.00’te  bir basın toplantısı düzenlenecek” dedi

Cumartesi günü sabah 10.30 da aynı hanımefendi aradı “Bu gün yapılacak olan basın toplantısı iptal edildi”  “neden” diye sorduğumda, bilmiyorum bana iptal edildiği söylendi.

Yerel gündem bir hayli yoğun olduğu için, insanın aklına çok şey geliyor. Acaba bu basın toplantısı hangi konuyla ilgiliydi, bu toplantıda neler ifşa edilecekti. Bu toplantı neyin nesiydi.? Çünkü İlçe başkanı göreve gelmesi dahil, bu güne kadar hiç bir konuda basın toplantısı düzenlemedi. Demekki önemli bir gelişme vardı.

Peki toplantının konusu ne idi.? Ne oldu da toplantı iptal edildi.? Kim hangi gerekçeyle bu toplantıyı iptal etti.?

Bunların parti tabanına ve kamuoyuna açıklanması gerekir diye düşünüyorum..”

 

 

Yazımın tamamı bu.

Bu yazımın neresinde CHP için maraba yazıyor. Neresinde Naile Öztürk maraba yazıyor.? Neresinde “Maraba” Naile neyin diyetini ödüyor” yazıyor.

Neresinde “Naile Öztürk geçmişte marabalık yaptı” yazıyor.?

 

Anlamadım, marabalık Naile hanımı neden bu kadar rahatsız etti. Acaba marabalık konusunda kendisini rahatsız eden bir durum  var da biz mi bilmiyoruz.!

 

Öyle garip bir durum ortaya çıktı ki, tam da “marabalık” bir durum oldu..

İşte CHP’nin durumu bu, Anadolu’da bir söz vardır “anasına bak kızını al”  CHP’ye uyarlarsak “İlçesine bak Genel Merkezin durumunu anla”